banner244

“Bir oyun milyarlarca insan için önemli olduğu takdirde sadece bir oyun olmaktan çıkar”, diyen Simon Kuper, futbol için bugüne kadar yapılmış en muhteşem tespiti yapar. “Futbol asla sadece futbol değildir”.

Ortaya çıktığından bu yana tüm dünyada 7’den 77’ye herkesin gönlünü kazanan ve kendisine tutkuyla bağlayan futbol hareketinin önlenemez yükselişi marka değeri taşımasıyla milyar dolarlarla ifade edilmeye başlandı.

Özellikle Şampiyonlar Ligiyle futbolun marka değeri zirveye çıktı. Artık futbol Simon Kuper’in dediği gibi Futbol asla sadece futbol değildi artık. Futbol, toplumların sosyal hayatlarında önemli bir aktivite ve tutku haline gelmiştir. Öyle ki, fanatik taraftar gruplarıyla o artık bir ekol, o bir yaşam biçimi, o bir aşktı.

Öyle ki bu aşkın marka değeri dünya çapında 150 milyar euro büyüklüğe ulaşmıştır. Ve görülüyor ki marka değeri daha da yükselecek.

Marka değerinin yükselmesinde dünya çapındaki futbol kulüpleri başı çekmektedir. Barselona 1 milyar 50 milyon Euro gelir barajını aşan ilk kulüp oldu.

Gelirlerini arttıran ve taraftar kitlesini arttıran kulüpler için artık futbol asla sadece futbol değildir. Futbol kişinin ya da etnik kimliğini bulduğu, kendisine bir statü ve sınıf oluşturmasının yansımasıdır artık.

Bu kadar büyük paraların döndüğü ve marka değerinin her geçen gün yükseldiği futbol hiç de öyle göründüğü gibi masum bir oyun değil. Masum bir oyun olarak takdim edilen futbolun arka planında dönen dolapların veya entrikaların sona ermediği müddetçe marka değerini uzun süre yukarı taşımak ve zirvede tutmak mümkün değil gibi gözükmektedir.

Türkiye’de futbolumuzun az veya çok bir değeri var. Marka değeri demiyorum çünkü henüz o seviyede olduğumuza inanmıyorum. Biz bu marka değerini içimizde değil dışımızdaki organizasyonlarda bulmaktayız. Yani parayı. Buna ulaşmak içinde de Türkiye’de her şey mübah zihniyeti ile hareket edilmektedir.

Süper ligimizde şu son 1 aylık süreçte yaşanan olaylar (hakem hataları, yönetici demeçleri, futbol piyasasının ismi malum bir kulübü şampiyon yapmak durumunda olması vs) ve rezillikler bırakın marka değerini sportmenliği bile yok ediyor.

Bu rezilliği yaşatanlar şunu bilmelidirler ki kazandıklarını zannettiklerinde aslında kaybediyorlar. Haksız ve şike ile şampiyon olabilirsin ama marka değeri olan ligde (Şampiyonlar Ligi) ise tutunamazsın. O zaman yaptığınızdan utanır mısınız bilemem ama biz alacağınız kuvvetle muhtemel 5, 6, 7’lik ağır hezimetlerinizden değil sizin futbolumuzu düşürdüğünüz durumdan utanacağız. Çünkü bu rezilliği siz istediniz deyip yaptıklarınızın cezasını çekmenizi büyük bir ibretle seyredeceğiz.

Keşke marka değerimiz her geçen gün yükselseydi. Bütün kulüplerimizin değeri bir marka değeri yüksek kulüpten bile az. İşte rakamlar:

Marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance'ın yaptığı araştırmaya göre en değerli Türk kulüpleri:

-Beşiktaş         -103 milyon$

-Fenerbahçe    - 86 milyon$

-Galatasaray    - 59 milyon$

3 yıl önce ise:

-Galatasaray    -116 milyon$

-Fenerbahçe    -95 milyon$

-Beşiktaş         -  80 milyon$

Yukarıdaki veriler de her ne pahasına olursa olsun şampiyon olmanın marka değeri kazandırmadığını ortaya koymaktadır.

GS’nin içinde bulunduğu durum futbolun sadece futbol olmadığını ortaya koymaktadır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20

a