banner153
banner230

Herkesin bir çalışma sistemi var ya da alıştığı bir düzen, benimki de sevdiğim müzikler eşliğinde çalışmak.

Yalnızım, kimsem yok derken aslında birçok şeyimiz vardır. Hayallerimiz vardır mesela. Biz sevmediğimiz halde bizi sevenler vardır. İhtiyaçlarımızı ararken görmediklerimiz vardır.  Hayat amacımız vardır. Bir yerlerde bizi düşünen vardır. İşimiz vardır veya okulumuz. Komşumuz da var selamlaşmasak da, her gün görürüz. Sevdiğimiz çiçekler vardır. Bakmaya doyamadığımız manzara. Gitmekten keyif aldığımız sinema salonları... Lakin bunları da yok sayarız.

Çünkü bilir misiniz biz yalnızlığı en çok, sevilmek ve ilgi görmek istediğimiz kişilerden bulamayınca hissederiz.

Yani aslında yalnızlık yalnızlık değil.

Aslında istediğimiz; sevdiğimiz sevsin, beklediğimiz ilgilensin.

Peki neden göremediğimiz sevginin savaşını veriyoruz?  O sevgiyi almak için her geçen gün biraz daha kendimizi yiyip bitiriyoruz neden? Neden kalıyoruz hiç umurunda olmadığımız birinin hayatında?

Açıklayalım; çocukken bize bakımı veren kişi her kimse ondan duygusal ihtiyaçlarımızı da gidermesini bekliyoruz. Alamadıkça daha çok çaba harcıyoruz. O yaşlarda ne korunma ne de durumu değiştirme imkanımız yok. Fiziksel şiddet görüp yine de anne diye ağlayan çocuk olmak buna örnek. Hiç gelmeyen babayı gelsin diye beklemektir buna örnek.

Ama artık çocuk değiliz. Değerliyiz, önemliyiz. Karşılıklı önemli hissedeceğimiz ilişkilerin içinde olmayı seçebiliriz. Bildiğimiz, hep karşılaştığımız dikenli yoldan vazgeçip, papatyaların arasından gideceğimiz yere varabiliriz. Farklı bir seçim yapmak riskli ve ürkütücü gelebilir, haklısınız. Kolay değil fakat hiçbir şey kolay değil.

Merak ettiğiniz bir pastanın tadını denemeden alamayacağınız gibi, seçmediğiniz, hazır olmadığınız güzellikleri de bilemezsiniz. İstemek yeterli değil, razı olmayın. Çaba harcayın.

Hem kim hak etmez ki güzellikleri!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20

banner221

a