banner192
banner203

15-20 milyar dolar ihracat hayal değil

Antalya’da madencilik sektörüyle bir araya gelen Bakan Albayrak, “Hedeflerimiz hayal değil. 15-20 milyar dolar hayal değil. Hem ithalatı düşüreceğiz hem ihracatı artıracağız” dedi.

 

Maden sektörünü çatısı altında buluşturan Maden Platformu'nun "Hayatımız Maden" sloganıyla düzenlediği Maden Çalıştayı'nın açılışı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın katılımıyla başladı. Antalya'nın Belek turizm bölgesindeki Rixos Premium Hotel'de 24-25 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen çalıştayda, maden sahalarında ruhsat güvenliği, çağdaş madencilikte halkla ilişkilerin önemi, maden mevzuatında yaşanan sıkıntılar ele alınıyor. Çalıştaya Bakan Albayrak'ın yanı sıra Vali Münir Karaloğlu ve Türkiye'nin birçok bölgesinden maden sektörü temsilcileriyle Ekonomi Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Orman ve Su işleri Bakanlığı'ndan bürokratlar katıldı.

 

Türkiye’nin payı yüzde 1.3

Enerji ve madende ithal bağımlılık sarmalından kurtulmak için politikaları artık birçok alanda eş güdümlü uygulamaya başladıklarını belirten Bakan Albayrak, “Enerji ve maden politikalarını birbirinden ayrı değil, aksine birbirini tamamlayan entegre bir süreç içerisinde değerlendiriyoruz. Ülkelerin gayri safi milli hasılası içerisindeki madenciliğin payına baktığımızda bu oran Şili'de yüzde 8.5, Avustralya Güney Afrika gibi dünyada madencilikte önde olan ülkelerde yüzde 6.5, ABD'de yüzde 5'lerde, Almanya'da yüzde 4. Bu ülkeler bu noktadayken Türkiye'de yüzde 1.3'ler seviyesinde olduğunu görüyoruz" dedi.

 

90 madenin 77’si Türkiye’de

Türkiye'nin maden çeşitliliğine göre potansiyelin çok ama çok altında olduğunu belirten Bakan Albayrak, “Bugün dünyada 90 çeşit madenin 77'si Türkiye'de mevcut. Bazı madenlerimizin özellikle rezerv noktasında dünyanın önde gelen ülkelerinden olduğunu biliyoruz. Ancak önemli olan sadece ve sadece o madende ne kadar rezerve sahip olduğunuz değil, bu rezervleri işleyecek ve bunları değer zinciri katarak dönüştürecek ve sürdürülebilir bir sisteme sahip olmak. İşte bu nedenle maden politikalarımızın esas temelinde Türkiye'yi hammadde üretip satan değil, artık ileri teknoloji ile dünya pazarlarında katma değerli yüksek ürünler üreten söz sahibi bir ülke noktasına getirmektir" dedi.

 

Hedeflerimiz hayal değil

Yıllık, son 10 yılın ortalamasında maden ithalatına 11 milyar dolar kaynak ayrıldığını dile getiren Bakan Albayrak, “Yerli üretimin desteklenerek bu alanda artık ciddi bir hareketlilik meydana getirmek zorundayız. 11 milyar dolar yurt dışına para gönderiyoruz. Hedeflerimiz hayal değil. 15-20 milyar dolar hayal değil. Hem ithalatı düşüreceğiz hem ihracatı artıracağız. Bire iki. Çarpan etkisi olarak baktığımızda iki katı etkisi var. Madencilik noktasında iki önemli modeli hayata geçiriyoruz. Öncelikle sektörde arge ve teknoloji merkezli bir yapının önünü açıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'de çıkarılan madenlerin işlenmesi için yurt dışına gönderilen ve bu ürünün yüksek fiyatlarla Türkiye'ye geri döndüğü bir ekosistemimiz vardı. Artık teknolojik alt yapı eksikliğinden kaynaklanan bu durumun tersine çevrilebilmesi için yeni bir ihale ve işletme modeli yılsonu itibariyle hayata geçilecek" dedi.

 

Maden güvenlik kurumu

Ülkemizde çıkarılan madenlerin stratejik, nadir bulunan türler olduğunu kaydeden Albayrak, katma değeri yüksek, ithalata bağımlı olduğumuz alanlardaki birçok madenin de artık Türkiye'de işlenebileceğini söyledi. Böylece yurt içinde bulunan madenler Türkiye'de zenginleştirilerek hammadde ya da ara madde olarak ithal edilmesinin önüne geçileceğini belirten Albayrak, “Son vereceğiz buna. Maden sahalarımızı yarı mamul ve nihai ürün üretecek fabrikaların kurulması şartıyla artık açıyoruz. Burada kamuya daha fazla katma değer sağlayacak bir ortaklıkla yerli üretimi destekleyecek fabrika kurulumunu, arge yapılmasını zorunlu kılan bir sistemi hayata geçireceğiz. Güneş, rüzgar ihalesini takip ettiniz. Bir benzer modelini de inşallah madencilikte adım adım hayata geçireceğiz" dedi. Madencilik konusunda en önem verdikleri konuların başında güvenlik geldiğine dikkat çeken Albayrak, “Bu konuda atacağımız en önemli adımlardan bir tanesi maden güvenliği kurumunun hayata geçirilmesi. Maden güvenlik kurumu maden sahalarında uygulanacak en temel güvenlik süreçlerini belirleyerek güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması, çalışma ortamından kaynaklı sağlık ve güvenlik risklerinin bertaraf edilmesi, meslek hastalıkları ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda uluslararası standartlarda geçerliliği kabul edilmiş olan tüm bu uygulamalar hızla hayata geçirilecek" diye konuştu.

 

Risk grubuna göre 3 kategori

Madenlerin MİGEM tarafından işletme güvenliği açısından barındırdığı tehlike büyüklüklerine göre sınıflara ayrıldığını anlatan Albayrak, “Bu noktadan sonra sınıflandırarak denetim modeli de getiriyoruz. Tüm sınıflarda artık her bir maden Türkiye'de yılda en az bir kere denetlenecek. Risk grubuna göre 3 kategoriye ayırdık. Mavi kategori daha az riskli olan yılda en az bir kere denetlenecek. Sarı kategori orta risk düzeyinde yılda en az 2 kere denetlenecek. Kırmızı kategori dediğimiz yüksek risk barındıran madenlerimiz yılda en az 4 defa denetlenecek. 2017'de bugüne kadar 5 bin 467 maden sahasını denetledik. Yeni dönemde yeni yapılanma süreciyle MİGEM sıkı bir şekilde sahaya girdi artık. Burada bu denetimler içerisinde bin 780 tanesinin faaliyetini durdurduk. Denetimi geçirmedik. Bu yıl sadece durdurduk. 258 kömür madeninde faaliyeti durdurma cezası verdik. Yılsonuna kadar 6 binden fazla denetimi bitireceğiz" dedi.

 

2018 hedefi 7 bin denetim

2018'de bu denetimlerin daha sistematik, kurumsal ve yoğun bir şekilde devam edeceğini kaydeden Albayrak, “2018 hedefimiz 7 binden fazla denetimi hayata geçireceğiz. Habersiz ve anlık denetimler. Ismarlama değil. 'Ben geliyorum hazırlanın toparlanın' yok. Risk barındıran madenler hızla tespit edilecek ve gereken neyse sıfır taviz politikasıyla uygulayacağız. İş ve işçi güvenliği konusunda kesinlikle sıfır tolerans uygulamamız lazım. Yapılacak bir hata bir kişiyi, yönetici, patronu, şirketi etkilemiyor. Bütün sektörü olumsuz etkileyecek, belki de 10 yıl geriye götürecek zarar verebiliyor. İşte yeni yapılan düzenlemelerle madenciliğin gelecek 10 yılın en cazip yatırım alanlarından birisi olması için çalışıyoruz" diye konuştu.

 

E-Maden Sistemi 2018’de

Sektörün en sık dile getirdiği konuların başında bürokrasi ve işlemlerin azaltılmasının geldiğini de söyleyen Bakan Albayrak, eylül ayı sonu itibariyle MİGEM'de bekleyen yaklaşık 24 bin iş ve işlemin sıfıra indirildiğini açıkladı. Madencilik faaliyetlerinin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi amacıyla e-maden projesiyle ilgili sürecin 20 Eylül'de başladığını da anlatan Albayrak, “Süreç ve yazılım işlemlerinin birçoğunun e-sistem üzerinde yürüyeceği evrak, yazı yazdım, gönderdim, kuyruğa girdim, Ankara yok. Özellikle e-sistem üzerinden dönüşümle ilgili süreci başlattık. İnşallah bu projeyi 2018 yılında hayata geçirip devreye alacağız" dedi.

 

Kazan kazan kazan ekosistemi

Maden yönetmeliği ve maden sahalarının ihale yönetmeliğiyle ilgili çalışmaların da eylül ayında tamamlanıp hayata geçirildiğini ifade eden Albayrak, yılsonuna kadar 1500 sahanın ihalesinin bitirileceğini açıkladı. Göreve geldiği günden itibaren atılması gereken tüm adımların sektörle iletişim halinde atıldığını dile getiren Albayrak, “Makul bir şekilde kazan kazan kazan eko sistemi diyorum ben buna. Kamu kazanacak, özel sektör kazanacak, bu ikisinin sürdürülebilir kazandığı resimde vatandaş da kazanacak" dedi.

 

Çantacılığı bitireceğiz

Sektörün geliştirilmesine yönelik atılan adımlardan da bahseden Bakan Albayrak, şöyle dedi; “Maden belgesi kanun ve yönetmeliğini hayata geçirdik. Ruhsatlarla ilgili işlemlerin hızlandırılması için çok önemli adımlar attık, atıyoruz, atacağız. Maden yatırımlarının önünün açılmasıyla ilgili çok önemli adımlar attık. Maden aramalarındaki en kritik noktalardan bir tanesi ÇED istenmemesi konusu, bitirdik. Üç ürün üretmek kaydıyla 10 yıllık süreyle orman bedelinin alınmaması konusunu çözdük. Orman bedellerinin tamamı yüzde 50 indirim uygulamasını bitirdik. Ön arama ve genel arama dönemlerinde faaliyet yapmayanların arama ruhsatlarının iptali ve özellikle sektörde çantacılığı bitireceğiz. 5 yıl içinde 2 yıl üretim yapmayanların ruhsatını iptal edeceğiz." Jeokimya ve jeofizik haritalarının tamamlanma sürecinde olduğunu dile getiren Albayrak, “Jeokimya haritaları 54 bin küsur numuneyi son 1.5 senede inşallah, önümüzdeki ilk çeyrekte bitiyor, 80 küsur bin numune daha ekleyerek tüm Türkiye'nin jeokimya haritasını bitiriyoruz. Jeofizik haritası uçaklarımız geldi, süreçler başladı. İnşallah önümüzdeki yılın ikinci yarısında jeofizik haritası da bitecek" dedi.

 

1 milyon sondaj hedefi

MTA'nın sondaj faaliyetleriyle ilgili hedefleri hatırlatan Albayrak, “300 küsür bin metrekareleri artık bu yıl 1 milyon metrekarelere ulaştırarak MTA'yı artık emekli değil, hakikaten arayan, sondaj faaliyetleri konusunda gece gündüz demeden çalışan bir kurum haline getirdik. İnşallah bu yıl 1 milyonları yakalayacağız. Seneye 2 milyon, bir sonraki seneye 3 milyon. Özel sektörle birlikte 5-6 milyon rakamlarını yakaladığımızda dünyada madencilik alanındaki en ileri ülkeler Avustralya, Kanada 5-10 milyon sondaj yapan ülkelerin sayısını inşallah yakalayacağız" dedi. Son yıllarda Türkiye'ye birilerinin dışarıdan dayak atmaya çalıştığını belirten Albayrak, "Hem de içimizdeki birilerini, onları, bunları kullanarak. Ama elhamdülillah 80 milyon öyle bir güçlü birlik olduk ki dayak atmaya gelenleri iki tane şamar vurup gönderiyoruz. Onun için madencilik sektörü de biraz vücut, body çalışacak, fitness merkezleri, biraz kas yapmanız lazım. Hep birlikte güçlü olacağız. Bazen biz kavgaya karışacağız siz bize destek olacaksınız" dedi.

 

İki kırmızı çizgi

Bakan Albayrak, iş sağlığı ve güvenliği ile çevre duyarlılığını kırmızı çizgiler olarak gösterdi. Kimsenin bakanlığı döneminde hem iş sağlığı hem iş güvenliğinde zerre taviz vermesini beklememesi uyarısında bulunan Albayrak, şöyle konuştu; “Bu konu bizim sıfır toleranslı kırmızı çizgimiz. Her türlü desteği veriyoruz, vereceğiz, ancak bu alanda hala çağdaş modellere ayak uyduramayan, istediğimiz seviyeye gelemeyen firmalarımıza artık başka bir metod izleyeceğiz. Tıpkı iş sağlığı ve güvenliğinde olduğu gibi bir diğer kırmızı çizgimiz de çok net söylüyorum çevre konusu. Madenciliği dünyadaki en iyi ileri uygulamalarda olduğu gibi çevreye duyarlı, çevreyle uyum içinde hedeflediğimiz en üst noktaya çıkarmak zorundayız. Bu konuda firmalarımızın, ne kadar hassas olduğumuzun çok net farkında olmasını istiyorum. Dünya kadar iş yapacağız bir tane algıdan dayak yiyeceğiz. Çevre konusunda bir yapıyorsak 10 yapacağız." 

DHA

Anahtar Kelimeler:

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20