banner192
banner203

İş güvenliği, kaza olunca hatırlanıyor

Türkiye’de hayati sorunların başında ‘İş Güvenliği’ gelmesine rağmen halen bu konu istenilen düzeye ulaşabilmiş değil. İlköğrenimden başlayarak, iş sağlığı ve güvenliği alanında davranışsal değişimler getirecek bir sistem kurulması şart. İş Güvenliği ve İş Hukuku Uzmanı Ümit Sedat Bayram, geçen onca yıla rağmen Türkiye'de halen iş güvenliği kültürünün edinilemediğini söyledi. Türkiye’nin işçi ölümlerinin en çok yaşandığı ülkelerin başında geldiğini ve her yıl yüzlerce işçinin ya iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu hayatını kaybettiğini vurgulayan Bayram, “Maalesef iş sağlığı ve güvenliği sadece toplu işçi ölümlerinin yaşandığı dönemlerde konuşuluyor. Ülkemizde ne yazık ki işçi ölümlerinin önüne geçmek için kayda değer bir ilerleme yok” dedi.

Kaza olmadan önlenmeli

İş sağlığı ve güvenliğinin alanlarını, ilgili kanunun getirdiği yükümlülükleri, iş yerlerinin denetimi, incelenmesi ve işçi ölümlerinin önüne geçilmesi için yapılması gerekenleri anlatan Bayram şunları söyledi: “İş güvenliği ile ilgili son zamanlarda algı henüz çok açılmış değil. Sadece bir iş kazası olduğu zaman farkındalığımız artıyor. İş kazası olduğu zaman iş güvenliği uzmanlarının ya da iş yeri hekimlerinin önemi biraz daha anlaşılıyor. İş kazası olmadan önce yapılması gerekenleri dikkatli bir şekilde irdelersek kazaların daha çok önüne geçebiliriz. Ülkemizde yaşanan bu iş kazalarının azaltılmasında işverenlerin bilinçlenmesi çok önem arz ediyor. Halen iş güvenliği konusu bir maliyet unsuru olarak görülüyor. İnsanlar iş güvenliği hizmetine para vermeyi gereksiz bir araç olarak görüyorlar.”

Ticari kaygılar bırakılmalı

İşyerindeki tehlikelerin önüne geçilebilmesi, kazaların engellenebilmesi, çalışanların eğitilmesi, onların sağlıklarının ön planda tutulması, ticari kaygıların önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizen Bayram konuşmasını şöyle noktaladı: “Biz işyerinde ne kadar ticari kaygı ile hareket edersek, şirketimizin daha iyi noktaya gelmesi, çalışanların iş farkındalığı ile hareket etmesi daha anlamlı oluyor. Bu tamamen ekonomi üzerine kurulu. İnşaatlarda çalışan işçilerin ölümlerinin çok büyük kısmı yüksekten düşmeyle meydana geliyor. Bu yüksekten düşmeleri engelleyebilmek içinde işverenin, müteahhidin, kalıpçısından iskelecisine kadar tam bir kontrol içinde çalışması gerekiyor. Yüksekte çalışma ekipmanlarını kullanmak gerekiyor. Bir emniyet kemerinin maliyetinin minimum 150-200 TL olduğunu varsayarsak 100 tane işçi çalışıyorsa her biri için o imkanı sağlamanız gerekiyor. Dolayısıyla da bunu bir maliyet olarak görüyorlar. Örneğin, bir inşatta bir tane yüksekten düşme vakası meydana gelse ve işçi hayatını kaybetse maddi ve manevi tazminatlar ortalama 300-500 bin liraları buluyor. İnsana verilen değer ayrı ölçülmeli! Bu bedel de olumsuzluk yaşanmadan ödenmeli.”

Dilek BOZKURT ÖZGENÇ


 

 

Anahtar Kelimeler:

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20