banner192
banner203

Minibüsçüler neden sessiz

AK Parti Büyükşehir Meclis Üyesi Yaşar Tabur, Büyükşehir Belediye seçimlerinde yönetim olarak Akaydın'ı destekleyen, taraf olan Minübüsçüler Odası'nın Halk-Kart'ın çökmesiyle birlikte yaşanan olaylarda sessiz kaldığını belirterek, yanıtlanması için sorular yöneltti

Tabur'un yanıtlanmasını istediği sorular şöyle: 'ޞu ana kadar kaç adet akıllı kart satılmıştır?
Ne kadar kullan-at bilet satılmıştır? Akıllı kartlara bugüne kadar vatandaşlar tarafından ne kadar dolum yapılmıştır? Sistem faaliyete geçtikten bu zamana esnafa ödenen miktar ne kadardır? Yapılan dolum ve kullan at satışından elde edilen gelir, hangi hesapta toplanmaktadır? Büyükşehir belediyesi tarafından şartnamede belirtildiği gibi kontrol edilebilmekte midir? Cihaz arızası nedeniyle bir araç çalışmadığı zaman, A-Kent firması araç sahibine bedel ödemektedir. Bu bedel hangi hesaptan ödeniyor? Araç sahiplerinin gün içerisinde taşıdıkları yolcu adedi hususunda, kendi sayımları ile şirketin rakamları arasında ciddi fark bulunduğu bilinmektedir. Ancak araç sahipleri bu durumu ispat edememektedir. Çünkü cihaz gün sonunda araç sahibine özet halinde bile olsa sağlıklı bir rapor verememekte dolayısı ile şirketin raporları zoraki olarak kabul edilmek zorunda kalınmaktadır. Bu durumda esnaf hakkını nasıl arayacaktır? Sistemin veri güvenliği nasıl sağlanmaktadır? Kayıtların eksik, hatasız ve oynanmamış olup olmadığı ne şekilde kontrol edilmektedir? Kim tarafından? Vatandaş kartından ne kadar harcama yaptığını ve kartında ne kadar bakiye kaldığını matbu bir şekilde bilememektedir. Çünkü makineler yapılan işlem karşılığında herhangi bir bilgi fişi vermemektedir. Vatandaşların büyük bir çoğunluğu kullanmadığı halde bakiyesinin azaldığını süreç içerisinde görmesine rağmen elinde belge olmadığından dolayı hakkını arayamamaktadır. Bu tür durumlarda vatandaşın kayıp meblağı nerede toplanmaktadır? Minibüsçüler Odası sistemin sürekli arıza yapmasına rağmen kendi esnafının hakkını arayacağına % 10 ortağı olduğu şirketin savunmasını yapmaktadır. Minibüsçüler Odasının sorumluluğu önce kendi esnafına karşımıdır? Yoksa % 10 otak olduğu şirkete karşımıdır? Minibüsçüler Odası yüzde 10 ortak olduğu şirketten bugüne kadar kar elde etmiş midir? Esnaf ortak olduğu şirketin mali yapısını ne derece bilmektedir? ޞirketin kayıtlarına ortaklar şeffaf bir şekilde erişebilmekte midir? Sözleşmenin imzalanması için sürenin bittiği gün apar topar 450 bin lira parayı minibüsçüler odası mı yatırmıştır? Minibüsçüler Odası 450 bin lirayı ortaklık hissesi olarak vermiş olsa bile hangi kaynaktan? Ne şekilde vermiştir. Minibüsçüler Odası ortağı olduğu şirketin yönetiminde ne kadar söz sahibidir? Hissesi karşılığında yönetim kurulunda temsil edilmekte midir? ޞayet bir temsil varsa, A-Kent firmasının minibüsçüler odası temsilcisi kimdir? Bu temsilden huzur hakkı ne kadar almaktadır? Akaydın havuz sistemine geçileceğini söylemişti. Bu çerçevede minibüsçüler odası tarafından yeni bir şirket oluşumu yapılmakta mıdır? Bu şirketin finansmanı nasıl sağlanacaktır? Minibüsçüler ile ilgili olarak idare mahkemelerin verdiği ve Akaydın'ın uygulamamakta ısrar ettiği ' M ' plakaya dönüş bir tehdit unsuru olarak kullanılmakta mıdır? Oysa aynı Akaydın Antkart ile ilgili idari mahkemenin 'encümen yetkisini aşmıştır' kararını anında uygulamış ve yüz binlerce kart sahibini mağdur etmiştir. Bu mağduriyet hala devam etmekte değil midir? Çalışan bir sistem temyize bile gitmeden sökülürken hiçbir yapıcı irade gösteremeyen oda yönetimi bugün kendi esnafına ve Antalyalılara işkence çektirten sistem hakkında nasıl oluyor da ' ne olursa olsun bu sistemle devam edeceğiz' açıklamasında bulunmaktadır? Belediye bugüne kadar şartname gereği payına düşen %2 karşılığında ne kadar gelir elde etmiştir? Belediyenin satın aldığı yeni otobüslerin işletilmesinden elde edilen taşıma geliri A-Kent firması tarafından eksiksiz bir şekilde belediyeye ödenmiş midir? Belediyenin satın aldığı yeni otobüslerin aylık getirisi ile şahıslara ait otobüslerin aylık gelirleri arasında ciddi bir fark olduğu konuşulmaktadır? Bu fark neden kaynaklanmaktadır? İhaleden yirmi gün önce kurulan bir şirket nasıl oluyor da olası bir ihtilaf durumunda Antalya Mahkemeleri yetkili olmayıp ta uluslar arası mahkemeler yetkili kılınmıştı? A-Kent firmasının yetkilileri bugüne kadar yaşanan olumsuzluklara rağmen neden kamuoyuna bilgi vermemektedir?'

Anahtar Kelimeler:

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20