banner192

Dün Cuma vaazı sonunda imam efendi camilerde yardım-bağış toplanmasıyla ilgili, “Bu yardımlar, bağışlar işlerinizin rast gitmesine, kazancınızın bereketlenmesine vesile olur. ..Bunları şikayet konusu filan yapmayın. Vermeyecekseniz vermeyin ama verenlere engel olup günaha girmeyin..” mealinden bir şeyler söyledi. Başka camilere giden arkadaşlarım da benzer şeyleri söyleyince anladım ki düncü Cuma hutbesi bu bağışlar üzerine kurulmuş…

Neyse. Aklıma birkaç gün önce bu köşede ‘Tuz kokmuş” başlığıyla yaptığım yorum gelince hocanın söylediklerini üzerime alındım. Alındığım için de cevap hakkı kullanmak istedim…

Efendim oldum olası bu mevzuda, yani her Cuma namazında camilerde toplanan yardım paraları hususunda rahatsızım. Her şeyden önce bu ‘yardım-bağış’ toplama yöntemi son derece itici geliyor.

Sadece bana mı?

Değil.

Kimle konuşsam benzer yakınmalar duyuyorum…

Camilerde bu iş için özel görevliler var. Gönüllü hizmet veren bu ‘özel tahsildarlar’ın işi gücü son rekat tamamlanmadan caminin çıkışlarına konumlanıp, çıkan herkesin bizzat gözünün içine bakarak, “Boş geçme Müslüman” demek…

Özellikle çıkışa yönlenip de elini cebine atmayanlara biraz da sert tonda uyarılarını yapan bu kişilerin namaz kılıp kılmadıkları, kılıyorlarsa (ki, kimsenin günahını almayayım kılıyorlardır herhalde) nasıl edip de herkesten önce selam verip kapı önlerini tuttuklarını hala anlamış değilim…

Bir kere daha vurgulayayım; Ben ibadethanelerimize yardım yapılmasına karşı değilim ancak yöntem bu olmamalı. İbadethanelerimiz her namazda cemaatten para istenen yerlere dönüşmemeli ki bugün durum maalesef böyle…

Ha diyeceksiniz ki, buraların eksikleri-ihtiyaçları nasıl giderilecek?

Zaten para toplamayı bir ‘hak’ olarak gören imamların gerekçesi de bu.

Ben de diyorum ki, Diyanet İşleri Başkanlığı ne işe yarıyor?

Genel bütçeden aldığı devasa payı bitiremiyor, artırdıklarını faize yatırıp para kazanıyor!..

Kim diyor?

Sayıştay…

Daha birkaç gün önce yayınlandı Sayıştay raporu ve herkes ibretle okudu yazılanları. Anadolu’da yaygın olarak kullanılan bir ifade vardır; İmam o……sa

cemaat .s…..r derler.

Durum tam da böyle işte…

Diyanet İşleri Başkanlığı ‘haram’ diye fetva verdiği faizden parasına para katarsa, camiler de böyle dilenci kurumuna dönüşür.

Dün üzerime alındığım uyarıları yapan hoca efendiye şimdi benim de birkaç soru sorma hakkım doğmadı mı sizce?

Soruyorum; Hocam faiz haram değil mi? Haram ise Diyanet İşleri faiz geliriyle bu günahı işlemiş olmuyor mu? Yardım toplama konusundaki şikayetlerden yakınacağınıza niye bu konuyu gündeme getirmiyorsunuz? Caminin birikmiş elektrik faturasını cemaate ödettirmek yerine, “Şu faiz gelirlerinden gönderin de faturayı ödeyelim” diye niye Diyanet’ten istemiyorsunuz?

Neyse daha fazla zorlamayayım, adımız zındığa filan çıkar…

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20