banner192
banner203

Bu doktor bir harika


Yaşayan Antalya bu defa çok ayrı bir konunun magazinini yaptı. ‘Hayat 40’ından sonra başlar’ sloganından yola çıkarak konunun uzmanı ile ameliyata girip bilgiler aldı .

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Savaş, isabetli teşhis ve başarılı tedavileri ile ünü sınırlarımızı aşmış, Antalya’nın gururu olmuş, reklamı olmayan sessiz sedasız bir isim. Doç. Dr. Murat Savaş, 1996 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olur. Yine aynı yerde Üroloji Anabilim Dalında Üroloji ihtisasına başlar. 2002 yılında ihtisasını bitirir bitirmez Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim dalında akademik hayatına başlar. 2012 yılında Üroloji Doçenti olur. 2013 yılından bu yana Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde öğretim görevlisi ve klinik eğitim sorumlusu.   Mesleğini çok seven, hayatını mesleğine adayan, ki bu kadar çok sevmese zaman zaman sabah 06.30 gece 22.00-23.00 kadar hiç karşılıksız mesai yapmazdı,  kalbinin ve ruhunun güzelliği yüzünde sevgili doktorumuz bilgi, beceri, ciddiyetiyle, öğrencilerinin, hastalarının ve personelin adeta sevgilisi olmuş. 

 

Hayat 40’ından sonra başlar

“Hayat 40’ından sonra başlar, prostat büyümesi ve sertleşme sorunu riski de!”

İşte ‘Aslında bu sorun dünya çapında tahmin edilenden çok daha sık olarak görülmekte ve 40-70 yaş arası erkeklerin neredeyse yarısından fazlasını değişik oranlarda etkilemektedir’ diyen Doç. Dr. Murat Savaş ile söyleşimiz ve fotoğraflardan bazı kareler.  

 

*Erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozuklukları ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

**Erkeklerde cinsel işlev bozuklukları sıklıkla sertleşme sağlayamama ve erken boşalma problemi olarak görülmektedir. Bunun dışında penisin doğuştan olan bazı yapısal sorunlarının neden olduğu cinsel işlev bozukluklarıyla da karşılaşmaktayız.

 

*Sertleşme sorunu derken ne anlamalıyız ve bu toplumda sık mı görülmektedir?

**Ereksiyon dediğimiz penisin sertleşmesi, içinde damarsal, sinirsel, yapısal ve psikolojik birçok faktörün rol aldığı karmaşık bir olaydır. Ereksiyon olabilmesi için bu ana yapıların bütününün sağlıklı ve uyumlu çalışması gerekmektedir. Peniste ereksiyon sorununu, seksüel ilişkiyi sürdürecek düzeyde sertleşme sağlayamama olarak tarif edebiliriz. Tabi bu durumun süreklilik arz etmesi de gerekmektedir. Aslında bu sorun dünya çapında tahmin edilenden çok daha sık olarak görülmektedir ve 40-70 yaş arası erkeklerin neredeyse yarısından fazlasını değişik oranlarda etkilemektedir.

 

*Bu hastalığa yakalanma riskini artıran durumlar nelerdir?

**Aslında kardiyovasküler hastalıklara neden olan obezite, şeker hastalığı, kan yağ değerlerindeki bozukluklar, egzersiz eksikliği ve sigara en önemli nedenlerdir. Bunun dışında hormonal bozukluklar özellikle erkeklik hormonunun yaşla azalması, ilaçlar, psikolojik sorunlar, stres ve cerrahi müdahalelerin sonucu olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalıkları olan erkeklerin zaman içinde ereksiyon sorunu ile karşılaşabileceklerini bilmeleri gerekmektedir.

 

*Tedavisi ile alakalı neler söyleyebilirsiniz?

**Tedavisi ve tedavi şeklini altta yatan hastalığın ortaya konulması sonrası hastalığın şiddeti belirlemektedir. Tedavisini ürologlar olarak genelde birkaç basamakta ele almaktayız. Kişi, durumu hakkında partneriyle birlikte bilgilendirilmelidir. Özellikle hormonal bozukluklar gibi düzeltilebilir durumlarda ereksiyon sorunu altta yatan hormonal dengesizliğin düzeltilmesi ile genellikle düzelmektedir. Kilo verme, sigarayı bırakma, düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri yapmak gereklidir. Daha sonra hastanın durumuna göre ilk basamakta medikal tedaviler denenmektedir. Burada toplumda da sıklıkla bilinen ve ağızdan alınan fosfodiesteraz inhibitörleri olan ilaçlar verilmektedir. Tedavi yanıtına göre ya bu ilaçların kullanılmasına devam ya da farklı ilaçların kullanılmasına karar verilir. Tedavinin ikinci basamağında vakum cihazları, penise ilaç enjeksiyonları veya idrar kanalı içine ve ya penis cildine sürülen ilaçlar denenmektedir. Bu yöntemlerden fayda görmeyen hastalarda artık cerrahi müdahale ile penil protez uygulamalarına geçmek gerekmektedir.

 

*Penil protezler hakkında bilgi verebilir misiniz?

**İlaçlara yanıt vermeyen ve artık kalıcı bir tedavi isteyen hastalarda penil protez uygulamalarına geçilir. Genel itibarı ile iki çeşit penil protez bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi sürekli sert kalan bizim malleable penil protez diye adlandırdığımız protezler diğer grupta ise şişirilebilir parçalı (2 ya da 3 parçalı) penil protezler.

 

*Hangisi tercih edilmelidir?

**Bunu belirleyen birçok faktör vardır. Bunlar ekonomik nedenler, hasta tercihi ve hastanın durumu gibi. Şişirilebilir penil protezler aslında normale daha uygun protezlerdir. Ancak daha maliyetlidirler ve sağlıktaki ekonomik uygulamalar nedeniyle genellikle sigortalar tarafından karşılanmamaktadır. Bunun yanında hastanın mesela ellerini kullanamaması bu protezin uygulanmasına engel bir durumdur. Ayrıca bu ameliyat daha kompleks bir ameliyattır. Protezde mekanik bazı sorunlara ve cerrahiye bağlı komplikasyonlara daha sık rastlanmaktadır. Sürekli sert kalan protez uygulamaları çok daha basit bir uygulamadır. Ancak bu protezde kozmetik açıdan hastalarda sorunlar yaratabilmektedir.

 

*Hastanenizde ne tür ameliyatlar yapılmakta?

**Hastanemiz hekim ve teknolojik altyapısı ile ülkemizin en büyük ve gelişmiş 3. basamak tedavi merkezlerinden bir tanesidir. Hastanemizde laparoskopik ve robotik her türlü minimal invaziv cerrahi yöntemleri yapılmaktadır. Kliniğimizde yetişkin ve çocuk ürolojisi ile ilgili her türlü ürolojik tanı ve tedavi işlemleri yapılmaktadır. Hastanemiz özellikle ülkemizin Da Vinci Robotik Sisteme sahip az sayıdaki merkezlerden bir tanesidir.

Mesut GÜRKAN

Anahtar Kelimeler:

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20