banner153
banner192
 Serbest muhasebeci mali müşavirlerin SGK, Vergi ve mesleğe ilişkin sorunlarını, konunun uzmanı ASMO Başkanı, sayın Emrullah Tayfun Çavdar beyle bir röportajda topladık ama röportaja geçmeden önce bir iki kelam da biz edelim.

Malesef 1989 yılında çıkan 3568 sayılı yasaya kadar, ilkokul mezunu bile olmayan, eli kalem tutan herkesin yaptığı bir meslekti muhasebecilik.

Peki mükellefe göre, muhasebeci kimdi?

Muhasebeci mükellefin; hem muhasebecisi, hem mali müşaviri, hem avukatı, hem danışmanı, hem bankacısı, hem arkadaşı, hem psikologu, hem dert ortağı, sırdaşı olduğu gibi, tahsil edemediği aylık muhasebe ücretine karşılık, ’borcu sen ödeyiver’ dediği finansör meslek mensubuydu.

Bir yakını için “dur bizim muhasebeciye soralım”, “sen bir araştır”, “hangi banka bize kredi verir acaba”; elemanı içinse “uğra muhasebeciye sor”; SSK için “biz boşuna prim ödüyoruz ne oldu benim ve eşimin emekli işi”; gelen evrak için “bize resmi kurumdan şu yazı geldi bir bak nedir“, “çocuğun okul kaydını nasıl yaptırırız” durumundan tutun da  “filanca mali müşavir hiç ödeme yaptırmıyormuş”a kadar her şey muhasebeciye sorulurken, 6 ay 1 yılı geçmiş muhasebe borcu için “önümüzdeki ay inşallah” gibi klasik sözleri hiç bitmez mükellefin. Devlet de muhasebecinin verdiği hizmetten dolayı serbest meslek geliri açısından tahsilat esaslı bir vergi isterken, ücretini almadığı/alamadığı hizmetin ise KDV’sini peşin ister. Bu durumlarda gerçekten muhasebeci ne yapsın? Devlet ile işveren arasında köprü görevi gören bu meslek mensuplarına sahip çıkılmalıdır.

En son SGK’nın 2018/6 sayılı genelgesi ile mali müşavirlere mesleki anlamda ağır bir sorumluluk daha yüklendi. Bu durumun uygulanma şekli nasıl olacak onu da zaman içerisinde göreceğiz.

Sayın başkanım:

SMMM’lerin temel sorunlarına değinmeden önce oda ve TÜRMOB seçimleri ile ilgili bilinmesi ve yapılması gerekenler nelerdir?

Öncelikle, 2008 yılında meslek yasasına eklenen nispi temsil seçim sisteminin, uygulamaları yaşandıkça, bu sistemin hiçte demokratik olmadığı ortaya çıktı. Meslek camiasını kendi içinde adeta böldü. Yanına 3-5 meslek mensubu alan yönetime aday oldu. Öyle iller var ki, yönetim kurulu 2-2-1 şeklinde 3 gruptan oluştu ve aylarca başkan seçilemedi. Bizim önerimiz şu: Ticaret odaları gibi önce bir bir meclis seçilmeli, aynı parlamentoda olduğu gibi, meclisin içinden de çoğunluk kimde ise o yönetimi kurmalıdır. İkincisi ise TÜRMOB çatısı altında 100 bin civarı meslek mensubu var. Bunun yaklaşık 5 bini yeminli mali müşavir, geri kalanı da SMMM’dir. TÜRMOB’un yönetim kurulu 9 kişiden oluşurken, bunun 5’i YMM’den,  4’ü ise  SMMM’den oluşuyor. Neden itiraz ediyoruz biz bu duruma? Diyoruz ki 90 bin SMMM var, bunlar 4 kişi ile temsil edilirken, 5 bin üyesi olan YMM’ler, ne için 5 kişi ile temsil edilmektedir? Bu durum anayasal eşitliğe aykırıdır ve bir an önce düzeltilmelidir.

Mali müşavirlerin sunduğu hizmetler ve asgari ücret tarifesi hakkında güncel bir düzenleme yapılacak mı?

Bakınız, her yıl Maliye Bakanlığı tarafından, resmi gazetede yayımlanan asgari ücret tarifemiz var. Artık gelişen dünyada,  ticaret ve ekonomi lokomotifi içerisindeki devinimde,  1989 yılında çıkan yasa ile belirlenen asgari ücret tarifesi,  yıl olmuş 2018,  maalesef bizim ücretlerimize cevap veremez haldedir. Biz diyoruz ki maliye bakanlığına “bizim ücretlerimiz zamana endeksli ücret tarifesi” olsun. Bu ne demek? Ben bir müşterime 3 saat zaman ayırabiliyorum ve ücretim ona göre tespit edilsin, diğer müşterime 1 saat zaman ayırıyorumdur, ücretim ona göre tespit edilsin. Şu anki asgari ücret tarifesi, sadece defter tutmayı baz aldığı için, bir A.Ş’de 10’dan fazla işçi çalışırsa bedeli şu kadar, o firmada 100 kişi çalışırsa da aynı ücreti alırsınız diyor. Burada 10 işçi ile, 100 işçiye verilen hizmet için ayrılan zaman aynı mıdır? Buradaki çalışan 10 kişi için asgari baz alınmakta. Bununla ilgili TÜRMOB, Maliye Bakanlığına bir taslak sundu. Şu an değerlendiriliyor. En büyük sorunlardan bir tanesi de asgari ücret tarifesi altında defter tutamazsın denildiği halde, halen bu ücretin altında defter tutan, ücret alan meslektaşlarımız var. Ücret temelindeki bu haksız rekabetin de bir an önce ortadan kaldırılmasını istiyoruz ve diliyoruz ki ücret temelinde değil de,  bilgi temelinde haklı rekabet yaratalım.

Meslek mensubunun defter sayısı ve çalışan personel sayısı denetleniyor mu ya da bu durumun dengelemesi, kontrolü nasıl yapılıyor?

Bu bizim mesleğin en büyük kanayan yaralarından birisidir. Maliye Bakanlığı bu konu ile ilgili bir ön taslak çalışması yaptı. TÜRMOB’a ve tüm odalara bunu gönderdi. Şu anda TÜRMOB tarafından hazırlanmakta olan “hizmet kalitesi meslek kararı” adı altında, bu durumu düzenleyen bir yönetmelik hazırlanıyor. Tabii ki meslektaşlarımız istedikleri sayıda deftere bakabilirler. Ama, hem fiziki ortam olarak, hem de çalışan sayısı olarak, bunun bir standardı olması gerekir. Yani 100 deftere iki yardımcı elemanla bakamaması lazım. Bakarsa ürettiği hizmetin kalitesini düşürmüş olur. Bu kalitesiz hizmet sarmalında düşük ücret almaya da devam edecektir. Çok yakında bu durumla ilgili yönetmelik hazırlanmakta, bununla ilgili eğitimlere de başlanacak, bu duruma uymayan meslek mensupları için gerekli disiplin çalışmaları, odalar tarafından yapılacak ve bu durumlara bir standart getirilecektir. Defter, çalışan sayısı, fiziki ortam standardı sağlanacak, böylelikle mesleğe yeni başlayan genç arkadaşlarımızda, yeterince defter tutma şansına sahip olacaklardır.

Meslek mensuplarının SGK ve Vergi Dairesi ile ilgili sorunları nelerdir?

Meslek mensubu arkadaşlarımız, kamu kurumlarında ve odalarda yeterince itibar görmemektedir. Bir başka durum da SGK’nın teşviklerinin uygulanabilirliği ve zorluğudur. Slalom yapar gibi teşvikli personel arama ve girişlerini yapma ya da meslek mensubunun cezai müeyyide ile karşılaşması hoş değildir. SGK’nın işsizliği bastırma anlamındaki uygulamış olduğu teşvikler yerine, daha sade, anlaşılır ya da SGK primlerinin ödenilebilir bir hale gelmesi için, primlerin düşük tutulması gerekir. Böylelikle işveren kaçak işçi çalıştırmaz ve işçisini ödediği maaş üzerinden SGK’ya bildirir ve ödemesini yapar. Biz oda olarak Antalya SGK İl Müdürü sayın Nejat Deniz Bey ile koordineli olarak, olumlu çalışmalar yapmaktayız. Meslek mensupları için artık mali tatil döneminde,  işe girişlerde, bu tatil süresince temmuz ayında verilecek beyan ve bildirgelerin mali tatil bitiminde ağustos ayında birleştirilerek verilmesi gerekir. Artık müşavirlik yıpranma payı da getirilmeli, fiili hizmet zammı gibi görülmelidir. Tarım sektöründe işçi girişleri aynı gün yapılmalıdır. Eksik gün bildirimi, 10 kişinin altında işçi çalıştıran işverenler için de elden yapılması kaldırılmalıdır. İşçilerin almış olduğu raporların, zaten kurumun elinde olan bu raporların, tekrar meslek mensuplarınca kuruma bildirilmesi uygulamasından vazgeçilmelidir. İdari para cezalarında indirim sağlanmalı, vergi kanunlarında olduğu gibi pişmanlık, uzlaşma uygulamaları getirilmelidir. SGK’nın 2018/6 sayılı genelgesi için TÜRMOB, bu durumun kabul edilemez olduğuna ilişkin SGK’ya bir yazı göndermiş ve gelen cevapta meslek mensubunun, kasıtlı ve kusurlu eylemlerinin olması halinde ortaya çıkacak cezalardan işverenle birlikte sorumluluğunun olacağı tarafımıza bildirilmiş olup TÜRMOB mevzuat sirkülerinde, 06/01/2018/40-2 ve 3’te yayınlanmıştır.

Vergisel olarak da: BA ve BS formları için cezaların artık kaldırılması gerekir. Dördüncü dönem geçici vergi beyanlarının da kaldırılması gerekir. Meslek mensuplarının sözleşmelerinden damga vergisinin kaldırılması da gereklidir. Yine mükellef ve meslek mensubundan alınan verği  %18’den yüzde 8’e düşürülmelidir. I ve II no’lu KDV beyanlarının birleştirilmesi gibi sorunlar giderilmelidir. VUK Mükerrer 227. Mad. Beyanname imza yetkisi eksiksiz uygulanmalıdır.

Devletin en büyük kaynağı vergi ise, yasamız güncellenmeli ve muhasebe mesleği defter tutmaktan ibaret olmamalı, çağın gereklerine göre mali ve finansal danışmanlık, yatırım, kar zarar analizlerine göre yeniden şekillenmelidir. Meslek yasası ve kanunların bir an önce günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlenmeli, uluslararası standartlara oturtulmalı ve artık mali müşavirler basit sıradan evrak işleriyle değil, şirketlerin yapılanması, kar etmesi ve ülkenin kalkınması politikalarına katkıda bulunacak işlerle meşgul olmalıdırlar. Teknoloji çağında, gereksiz kırtasiyecilik, yama tabir edilen kanunları takip etme, basit mali konularda iş ve işlemler, standartlara uydurulmalı ve mali müşavirler şirketleri kalkındırarak, uluslararası alanda söz sahibi olacak şirketler yaratmalı, onların yatırım ve finans işleriyle ilgilenmeli, pazarlama, karlılık ve gelir gider üzerine analizler yaparak, ülkemiz şirketlerini, dünya çapında şirketler yaparak, global dünyada ekonomiye yön vermelidirler. Yani kısaca mali müşavirlik mesleğinin icra edilme şekli de değiştirilmelidir.

Mütevazi kişiliğiyle, bizleri misafir eden ve tüm içtenliği ile sorularımızı cevaplayan, ASMO Başkanı Sayın Emrullah Tayfun Çavdar Beye teşekkür ederiz.

 

Sevdiğim sözler:

Sen değiştiğinde, talihin de değişir. (Portekiz Atasözü)

Kamil ÇANKAYA

Sosyal Güvenlik Uzmanı


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner214

banner20

banner212