banner237
banner203

Gönüldaşların durağı; Fikr-i Asım

Geçtiğimiz yıl isim değişikliğine giderek Diriliş Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce Derneği adını alan sivil toplum örgütünün Antalya İl Başkanı, isim değişikliğinin gerekçesini ve derneğin faaliyetlerini anlattı

Vatanını seven, devletin bekasını düşünen, Türk milletinin huzuru için çalışan inançlı kimselerin bir araya gelerek kurdukları Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce Derneği’nin Antalya İl Başkanı Faruk Yalçın, dernek isminin değiştirilmesi, gönüldaşlardan oluşan derneğin geldiği nokta, siyasete dönme ihtimali ve yerel seçimler öncesi kenti yönetmeye talip olan kişilerin nitelikleri hakkında görüş ve düşüncelerini Akdeniz Manşet’le paylaştı

·         Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Gaziantep’te 1975 yılında doğdum. 2009 yılında Antalya’ya iş nedeniyle yerleştim. Kuruyemiş toptancılığı ve kafe işi ile meşgulüm. Evliyim bir çocuğum var. Gaziantep’te uzun yıllar aktif siyasetin içinde oldum. Gençlik çağlarımda başladığım siyasette 2011 yılına kadar bulundum. 2015 yılının Kasım ayında kurulmuş olan Diriliş Başkanları Derneği’nin İl Başkanlığı’nı yaptım. Derneğimiz Genel Merkezi tarafından 2 Şubat 2017 tarihinde alınan Genel Kurul kararı sonrası yeni ismiyle Diriliş Fikr-i Asım Fikir ve Düşünce derneğinin Antalya İl Başkanlığı’nı yapmaktayım. Genel Başkanımız Hasan Türksel tarafından bana bu görev tevdi edildi. Türkiye genelinde 2 milyonu aşkın, Antalya’da ise 700’e yakın gönüldaşımız var.

·         Neden Fikr-i Asım şeklinde bir değişikliğe gittiniz?

Asım, Peygamber efendimizin sahabelerinden biridir. İyi bir öğretmen ve savaşçıdır. Mehmet Akif Ersoy’un kitabına konu olmuştur. Bunun yanı sıra diriliş ismini duyanlar bize gelip  siyasi parti mi kuracaksınız diye soruyorlardı ve hatta diriliş adı o kadar moda oldu ki isim kirliliği yaşanmaya başladı. Genç diriliş, ihtiyar diriliş gibi yakıştırmalar yapıldı. Diriliş adı geçen yerlerde bir sıkıntı olduğunda akıllara biz geliyorduk. Bunun üzerine Genel Merkezimiz genel kurul kararı ile isim değişikliği yaptı. Dirilişten vazgeçmedik derneği lanse ederken Diriliş Fikr-i Asım şeklinde ifade ediyoruz.

·         Siyasetten geldiğinizi söylediniz, dernekçilik mi daha zor siyasetçilik mi?

Yola çıkarken dernekçiliğin siyasetten daha zor olduğunu bilerek çıktık. Bu iş tamamen gönül işidir. Kırmızı çizgilerimiz var. 3 yıl boyunca hiçbir siyasiden, iş adamından bir kuruş dahi destek almadan bugünlere geldik. Peki nasıl yürütüyorsunuz diye soranlar oldu. 16 kişilik bir Yönetim Kurulumuz var. Hepimiz tek taraflı bir fedakarlığın içinde yer aldığımızın farkındayız. Benimle beraber bu davanın içine girip neferi oldular. Salavat kuvvete bağlı diye bir söz vardır. Yardıma muhtaç insanlara karınca kararınca, gücümüzün yettiği ölçüde ulaşmaya çalışıyoruz. Siyasi partilerde durum böyle değil. Sosyal etkinlik yapacağınız zaman siyasi partiler maddi desteği bir şekilde sağlıyor. Adaylar, aday adayları, hayırsever partililer ile bir şekilde yürüyor. Dernek açısından baktığınızda bizler kendi yağımızla kavruluyoruz. Bir defa üyelerimizden para almıyoruz. Birisi dışardan gelip bu davaya katkı koymak istiyorum diyorsa önce dernek yönetimine girip ev sahibi olması gerekiyor. Bunu ciddiyet kabul etmiyoruz. Bu şekilde teklifte bulunanlar olduğunda kibarca reddediyoruz. Şu bilinmelidir ki kuruluş süreçleri çok sancılıdır. Derneğimizin kuruluş sürecinde Genel Başkanımız bizi çok iyi motive ediyordu. O dönem Genel Başkanımız hedeflerini söyleyince bunun çok kolay olmadığını düşünmüştüm. Bugün söylediği herşey gerçekleşti. 62 il başkanlığımız, 185 ilçe başkanlığımız, 18 ülke başkanlığımız var. Biz özünde vatan-millet sevdalısı olan, hiç bir menfaat beklemeyen, bana bu oluşumun ne katkısı var demeyecek insanlarla yola çıktık.

·         Hayata geçirmeyi planladığınız projeniz var mı?

Gönlümüzden geçen çok proje var ama maddi açıdan üstesinden gelebilmemiz gerekiyor. Allah kısmet ederse camilere çocuklarımızı çekebilmek için cami bahçelerine çocuk oyun parkı yapılmasına vesile olmak istiyoruz. Çocuklar hem oyun oynayacak hem de camiye gitme alışkanlığı kazanacak. Bunun için önce izinlerin alınması ve kaynağı oluşturmak gerekiyor.

·         Dernek bünyesindeki isimlerden siyasete yönelenler oldu mu? Siz dönmeyi düşünüyor musunuz?

Antalya’da yok ama Türkiye genelinde Zonguldak, Samsun il başkanlarımız ve bazı ilçe başkanlarımız aday adaylığı başvurularında bulundular. Siyasete dönmem için ısrar edenler oluyor ama şu an düşünmüyorum ancak görev istenilmez verilir mantığı vardır eğer öyle bir durum olursa görevden kaçmayız.

·         Yerel seçimler yaklaşıyor, sizce seçilecek isimlerde hangi kriterler aranmalıdır?

Eskiden belediye başkanlarına şehr-i emin derlerdi. Bu kişiden vefa, hizmet, hoşgörü beklersiniz. Kapısının açık olmasını istersiniz ama günümüzde bu özelliklere sahip insan sayısı yok denecek kadar az. İyi örnekler de var. Biz tüm partilere eşit mesafedeyiz ancak İyi Parti Milletvekili ve Antalya Belediyesi Eski Başkanı Hasan Subaşı’yı, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’yü örnek gösterebiliriz. Belediye Başkanı seçilen kişinin halka yakın olması, vatandaşın gönlüne girmesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan belediyeciliği tanımlarken, ‘belediye başkanlığı sadece hizmet değildir, vatandaşın gönlüne dokunan kişidir’ diyor. Bugün bakıyorsunuz 3 aydır Belediye Başkanına ulaşamayan muhtarlar var.  Asfalt, kaldırım, park zaten yapılır bunlar zaten belediyeciliğin olması gerekenleridir. Vatandaşa karşı alçak gönüllü ve ulaşılabilir olmak çok önemlidir. Belediye Başkanının samimiyetini çok kolay anlayabilirsiniz.

·         Samimi olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Örneğin arabadan inip çat kapı ziyarete gelsin. Çayını içsin. Vatandaşın düğününde, mevlidinde olsun, hastan olduğunda sana zaman ayırsın. Randevularım dolu diyen bir belediye başkanını kimse istemez. Cumhurbaşkanımız, ‘aşk ile çalışan yorulmaz’ demiştir. Ne yazık ki samimiyetten uzak tavırlar sergileniyor. Yaşlı birinin elini öperken verdiği poz bile gerçekçi gelmiyor. Biz bunun pekala farkına varıyoruz. Öte yandan Belediye Başkanının parası pul, hanımı dul olacak. Parasını halk için harcamaktan çekinmeyecek, evine bile gitmeye vakit bulamayacak. Partinin sırtında olan değil; kendi partisini, halkını sırtında taşıyacak isimler görmek istiyoruz.

RÖPORTAJ: Süheyla GÜRÜN

Anahtar Kelimeler:

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20

banner221

a