banner192
banner203

İkbal peşinde koşan zavallılar

MHP’den istifa eden ve son günlerde adı yeni kurulan İyi Parti’nin İl Başkanlığı için geçen Avukat Nizamettin Sağır, eski partisinde kalanlarla gidenler arasında yaşanan hakaretvari tartışmaları ‘terbiyesizlik’ olarak nitelendirdi

Antalya siyasetinde Milliyetçi Hareket Partisi denildiğinde akla ilk gelen isimlerden olan ve bir süre önce istifa ederek partisinden ayrılan Avukat Nizamettin Sağır Akdeniz Manşet’e süreci değerlendirdi. Özellikle MHP’den ayrılan bazı kişiler ile MHP içerisindeki bazılarının ‘ülkücülük’ üzerinden sosyal medyadaki tartışmalarına değinen Sağır, “Ülkücülük MHP’nin tekelindedir. Böyle bir aşamada benden duymanız belki size garip gelebilir ama ülkücülük MHP’nin ilkeleri ve onun çerçevesi içerisindedir. Alpaslan Türkeş ülkücülüğü MHP’nin kurumsal yapısı içerisinde tarif etmiştir. Ancak Türk Milliyetçiliği kavramı hiçbir partinin tekelinde olamaz” yorumunda bulundu.

‘Ülkücü değil çıkarcı kavgası’

‘Ülkücülük’ kavramının aslında çok dikkatli kullanılması gerektiğini vurgulayan Nizamettin Sağır, “Ben hayatım boyunca bu kavramı çok dikkatli kullandım çünkü Ülkücülük Alperenliği ifade eder. Yani İslami değerleri layıkıyla yaşamaya çalışan ve öbür taraftan kültürel değerlerine son derece sadık olmayı ifade eder ki ben şahsen bu anlamda MHP çatısı altında çok fazla sayıda ülkücüyle tanışmadım. Dolayısıyla bu kavga ülkücüler arasındaki bir kavga değil, MHP içerisinde ikbal peşinde koşanlarla, ikbali MHP’ye saldırmakta arayan zavallıların arasındaki kavgadır. Bu iki kesimin de ortak özelliği, şahsi ikbal peşinde koşmalarıdır. Kendi kişilikleri yoktur, bu kişilik zafiyetini hakaret ederek kapatma gayretinde olan kişilerdir bunlar. Örnek veriyorum, eski DYP’li Celal Adan, MHP’den gidenleri ülkücülükten uzaklaşmak olarak nitelendirecek birisi midir? Bana ülkücülüğü Celal Adan mı öğretecek. Veya alkol masalarından kalkmayan Semih Yalçın’dan mı ülkücülük dersi alacağız Türk-İslam ahlakından bihaber adamlar bize ülkücülüğü, Türk milliyetçiliğini anlatamazlar” dedi.

‘Yapılanlar terbiyesizliktir’

Yaklaşık 40 yıldır içinde bulunduğu Milliyetçi Hareket Partisi’nde 27 yıl aktif görevler aldığını ifade eden Sağır, “Benim ayrılma gerekçem MHP’nin fikri veya davası değildi. MHP’nin kurumsal yapısı da değildi. Ayrılmama sebep olan şey; MHP’yi yöneten zihniyetin, o partiye gönül vermiş, hizmet eden insanları yok sayan anlayışına isyandı. Yani ben bir Müslüman Türk milliyetçisi olarak MHP’de kendimi çok rahat hissedemediğim için ve ifade edemediğim için ayrıldım. Ancak ayrıldığım yapıya hakaret edemem çünkü orası benim baba ocağımdır. Ben orada büyüdüm. Ne MHP’ye, ne MHP’nin kurumsal kimliğine hakaret edilmesini, saygısızlık yapılmasını doğru bulmuyorum. Dolayısıyla kalanların gidenlere, gidenlerin de kalanlara saygısızlık yapmasını, hakaret etmesini hoş karşılamam mümkün değil. Bunu yapan her kimse (iki taraf için de söylüyorum) terbiyesizlik yapmaktadır” diye konuştu.

‘Talebimiz de, teklif de yok’

Meral Akşener’in liderliğinde geçtiğimiz günlerde kuruluşu açıklanan ve şu sıralar hızla teşkilatlanan İyi Parti’nin Antalya İl Başkanlığı için de adı geçen Sağır, bununla ilgili de, “Son yıllarda yapılan hemen hemen tüm seçimlerde Antalya kamuoyunda Milliyetçi Hareket Partisi sözkonusu olduğunda bize teveccüh gösteriliyor, ismimiz geçiyordu. İyi Parti kurulduğunda da ismimiz geçiyor. Ancak ismimizin geçiyor olması –ki bunu geçmişteki tecrübelere dayanarak söylüyorum- bunun gerçekleşeceği anlamına gelmez. Allah razı olsun bizi sevenler bu işe layık görüyor ve tabanda bunu dillendiriyorlar. Ancak bizim ne böyle bir talebimiz var ne de böyle bir taleple birileri bize gelmiş değil” ifadelerini kullandı.  

‘Önümüze alternatif kondu’

“Böyle bir teklif gelmesi halinde tavrınız ne olur” sorusuna, “Hayır deme şansımız var mı?” diye yanıt veren Sağır, “Türkiye siyaseti kilitlenmiş durumda. Siyaset kamplaşma üzerinden kendisine seçmen aktarma gibi bir alışkanlığa bürünmüş durumda. Huzursuzluk, moral bozukluğu, umutsuzluk had safhada. İyi Parti, böyle bir noktada Türkiye siyasetine yeni bir çıkış yolu şansı doğurdu. Dolayısıyla ben de, bu ülkeyi seven biri olarak, bir Türk Milliyetçisi olarak buna destek verme düşüncem var. Bana göre İyi Parti Türkiye’deki siyasi kilitlenmenin önünü açabilmek adına en azından milletin önüne mevcut iktidara bir alternatif koyma adına son derece önemli bir işlev görecektir” yorumunu yaptı.

‘Diğerlerinden umut kesildi’

Sağır, “İyi Parti MHP’de umduğunu bulamayanlara mı yoksa ülke genelinde siyasete mi yeni bir alternatif” sorusuna ise şöyle yanıt verdi; “MHP’de aradığını bulamayanlardan kastınız eğer Türkiye’deki meselelere çözüm üretme noktasında MHP’nin yetersizliğini düşünenler ise evet. Ama eğer MHP’de siyaseten bir makam bulamayanlar olarak kastediyorsanız, bugün İyi Parti içerisinde yer alan arkadaşların çoğu MHP’de zaten makam mevki sahibi insanlardı. Örneğin Sayın Ümit Özdağ MHP’de genel başkan yardımcısı ve milletvekiliydi. Yusuf Hallaçoğlu milletvekiliydi. Bu insanlar makam mevki için İyi Parti’ye geçmiş olabilir mi? Yani mesele ikbal ise, insanlar siyasi ikbal uğruna İyi Parti’ye geçtiyse, neticede bu partinin de kuralları var ve MHP’de ikbal bulamayan burada da bulamaz. Dolayısıyla mesele, MHP’nin beklentilere cevap veremez hale gelmesi ve Türkiye’nin bir açmaza girmesinden dolayı çıkış yolu aranması meselesidir. Bugün iktidara alternatif olarak ne MHP’den ne CHP’den milletin umudu kalmamıştır.”

‘Kamplaşmadan çıkılması lazım’

“Dikkat edin son 4-5 seçimdir kamplaşmış oy oranlarında hiçbir değişiklik yoktur. Türkiye neredeyse karpuzun ortadan bölünmesi gibi ikiye bölünmüştür. Bir tarafta Recep Tayyip Erdoğan ve onu destekleyenler, diğer tarafta onu tasvip etmeyip karşı çıkanlar. Türkiye bu kamplaşmaya sürüklenmiş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 15 Temmuz sonrası strateji değişikliği de bu kamplaşmayı daha keskin hale getirmiştir. AKP’ye bir de MHP’nin yönetici kadroları eklenmiştir. Türkiye’nin bu kamplaşmadan çıkması lazım. Dolayısıyla bizim MHP’den istifa gerekçemiz de son derece basittir; Artık içi boş sloganlardan oluşan keskin ama hayata hiç dokunmayan bir milliyetçilik anlayışı yerine Türk milletinin menfaatlerine dokunacak, ayakları yere basan bir milliyetçilik anlayışını hayata geçirmesi adına ben İyi Parti’de bir şans görüyorum ve bu partinin başarısı için mücadele edeceğim.”

Antalya’yı görebilecek başkan

Antalya siyasetinin tanınmış isimlerinden Sağır, ‘İyi Parti’nin il başkanı nasıl birisi olmalıdır?’ sorusu üzerine ise şunları söyledi; “Antalya birçok açıdan İstanbul’a en fazla benzeyen şehir. Hem insan yapısı, hem ekonomik yapısı itibarıyla benzerlikleri çok. Antalya ekonomisi birçok sektörden oluşuyor. Tarım, turizm, sanayi, ticaret vs. Öte yandan Türkiye’nin hemen her bölgesinden göçle gelen bir insan yapısı var. Böyle bir şehirde bütün Antalya’yı görebilecek, geniş bir ufka, geniş bir bakış açısına sahip bir il başkanına ihtiyaç var. Yani turizm sektörü o il başkanını muhatap almalı, çiftçi, köylü, kent aydınları, hatta AKP’liler, CHP’liler, MHP’liler velhasıl her kesim o il başkanını muhatap almalı. Çünkü 

Meral Akşener’in öncülüğündeki bu hareket, Türkiye’nin önünü açma ihtimali olan bir harekettir. Bir şanstır ve değerlendirilmesi lazımdır. Diğerlerinde o şans artık kalmamıştır. Ne Devlet Bahçeli öncülüğündeki MHP’de, ne iç kavgalarını bir türlü bitiremeyen Kemal Kılıçdaroğlu önderliğindeki CHP’de, ne de milli iradeyi kendi iradesi kabul eden, milletin seçtiği belediye başkanlarını istifa ettiren Recep Tayyip Erdoğan’dan umut kesilmiştir.”

Yunus ERDOĞAN


Anahtar Kelimeler:

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner20