10 yıllık ömür!
21 Şubat 2001 krizi, kamuoyunda Kara Çarşamba olarak adlandırıldı. Kriz, 14 aydır izlenen sıkı para politikasında önemli revizyona neden oldu. Hükümet, dalgalı kur politikasına geçme kararı aldı.
Krizin etkileri uzun süre devam etti. Binlerce kişi işsiz kaldı, çok sayıda işyeri kapandı.
19 Mayıs 2001: Akdeniz Manşet’in yayın hayatına başladığı tarih.
Türkiye’de Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde, “Kara Çarşamba’dan” sadece 3 ay sonra dünyaya gelmekti bunun adı.
Başlarda 3-5 kişiye de olsa iş imkanı yaratıldı, istihdam sağlandı.
Kimileri adına, “Geçici bir heves” koydu..
Kimileri de, “Arkalarındaki dayıları kim ki, bu krizde yerel bir gazete çıkartma cesaretini gösterebiliyorlar” yorumlarında bulundu.
Akdeniz Manşet apalama dönemini geçip, yürümeye başladı.
23 Nisan 2006: Vedat Gürhan, yani bendeniz Akdeniz Manşet Ailesine katıldı.
Bendeniz de 23 Nisan 2011 tarihi itibariyle bu ailenin içerisinde 5 yılımı geride bırakıp, 6’ncı yılıma girdim.
20 Mayıs 2011: Akdeniz Manşet 10 yaşını geride bıraktı. 11’nci yaşından gün aldı.
10 yıllık süreçte her şey güllük-gülistanlık mıydı da ayakta kalabildik?
Hiç mi üzülmedik, hiç mi hasret çekmedik?
Yaptığımız haberler ve eleştirilere, yazdığımız makalelere kulplar mı takılmadı, isimler mi konulmadı?
“Yandaş” bile denildi.
“Yandaş diyenin kendisi yandaş ki, başkalarına da yandaş yakıştırması yapabiliyorlar” deyip, umursamadık.
Çünkü, “Kişi kendisi neyse, başkasını da öyle sanır” gerçeğini hiç unutmadık.
Belki kimi zaman duygusallığımızı ön plana çıkartıp, ahde-vefa ilkesiyle hareket ederek gelişmelere hissi yaklaşımlarımız olmuş olabilir.
Ancak.,
Hiçbir zaman hem bir siyasi partiye üye olup, hem de gazetecilik yapmadık.
Ne bir siyasi partinin rozetini yakamıza takarak dolaştık, ne de o siyasi partinin bayrağını salladık.
Bu nedenledir ki, Akdeniz Manşet ailesi olarak bir takım beklentiler içerisinde olmadığımızdan dolayı da, bugün 11’nci yaşımızı kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Akaydın ile ilgili özellikle şahsımın çok eleştirisel yazıları oldu. Olmaya da devam edecektir.
Fakat şunu hiç kimse unutmasın ki, bunu yaparken asla ve asla Akaydın’ın şahsiyetine, yani kişiselliğine girmedik. Bundan sonra da aynı özeni göstermeye devam edeceğimiz de bir gerçek.
Çünkü biz bugüne kadar sadece gazetecilik yapmak dışında hiçbir şey düşünmedik.
Yaşadığımız kentten haber verirken, Antalya’nın sorunlarını görmemezlikten gelmek değil, o sorunların çözümü adına üzerine en sert şekilde gitmeyi kendimize görev saydık.
Bu da bizim yoğurt yiyiş tarzımız.
Ne yazık ki son zamanlarda bizim camiada eline kalem tutuşturulanlar, “Dünyayı ben yarattım” zihniyetiyle her şeye bodoslama gidiyor ya.,
Bugün dimdik ayaktaysak, “Acaba nasıl daha iyi gazetecilik yapabiliriz” sorusunun hep cevabını aradığımızdan dolayıdır.
Bu vesileyle
Bizi bu önemli günümüzde onurlandıran başta, Vali Ahmet Altıparmak, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, Emniyet Müdürü Ali Yılmaz, Ak Parti İl Başkanı Mustafa Köse, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni, Çiçekçiler Odası Başkanı Alim Uysal, yakın dostumuz Hüsnü Şahin ve kentin siyasetçileri, işadamları, spor camiası temsilcileri, sivil toplum örgütü kuruluşlarına teşekkür ediyoruz.