Güncel

11 Temmuz Cuma Hutbesinde uyarı: “Sahih bilgi olmadan toplumsal direnç olamaz”

Diyanet İşleri Başkanlığı, bu haftaki cuma hutbesinde, sahih dini bilginin toplumsal huzur ve istikrar için taşıdığı hayati öneme dikkat çekti. Hutbede, 15 Temmuz’un yıldönümü vesilesiyle milletin ortaya koyduğu kahramanca direniş hatırlatılırken, dini istismar yapılarının tehlikesine karşı özellikle gençlerin bilinçli olması çağrısı yapıldı.

Abone Ol

11 Temmuz 2025 tarihli cuma hutbesi, “Sahih Dini Bilginin Önemi” başlığıyla camilerde okunmak üzere yayımlandı.

Diyanet'ten 15 Temmuz Öncesi Net Mesaj: "Sahih Bilgi En Güçlü Kalkandır"

Hutbede, 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimine atıfta bulunularak, o karanlık gecede milletin sergilediği kahramanlık bir kez daha hatırlatıldı.

“Sahih dini bilgi ile aydınlanmış zihinler oldukça, hiçbir karanlık emel başarıya ulaşamayacaktır.”

Bu sözlerle, toplumun dini hassasiyetlerinin bilinçsizce değil, Kur’an ve sünnet temelli bilgiyle şekillenmesi gerektiği vurgulandı.

Kur’an ve Sünnet: Doğru Yolu Gösteren En Sağlam Rehber

Hutbede, Hz. Peygamber’in şu hadisine yer verildi:

“Size iki şey bıraktım. Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin Sünnetidir.”

Bu hadis çerçevesinde, bireysel ve toplumsal istikametin korunması için Kur’an ve sünnet temelli bilgiye sarılmanın önemi bir kez daha altı çizildi.

Gençlere ve Ailelere Çağrı: “Kaynağı Ehil Olmayan Söze İtibar Etmeyin”

Diyanet, özellikle gençlerin yanlış kişi ve gruplarca istismar edilmesine karşı önemli uyarılarda bulundu. Hutbede şu ifadeler yer aldı:

“Gençlerimizi sahih bilgiyle donatmalı, onları ehil olmayan kişilere değil, güvenilir ilim insanlarına yönlendirmeliyiz.”

Ayrıca, boşluklardan faydalanan yapılara karşı ailelerin de sorumluluğu hatırlatıldı.

Şehitlere Rahmet, Gazilere Minnet

Hutbenin son bölümünde ise 15 Temmuz şehitleri ve Pençe-Kilit Operasyonu’nda şehit düşen askerler rahmetle anıldı. Gazilere ise şu sözlerle teşekkür edildi:

“Şehitlerimize rahmet, kahraman gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.”

İşte tam metin:

SAHİH DİNİ BİLGİNİN ÖNEMİ

Muhterem Müslümanlar!

Önümüzdeki Salı günü, milletimizin birliğinin, vatanımızın bölünmez bütünlüğünün FETÖ tarafından hedef alındığı hain darbe girişiminin yıldönümü. Allah’ın inayeti, devletimizin dirayeti ve aziz milletimizin cesaretiyle hainlerin tuzaklarını bertaraf ettiğimiz şanlı direnişimizin üzerinden tam dokuz yıl geçti. O gece; istiklâl ve istikbalimize kast eden dâhili ve hârici şer odaklarına karşı kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla el ele, omuz omuza verdik. Minarelerden yükselen salâlar eşliğinde; birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla vatanımıza göz dikenlerin kirli emellerini boşa çıkardık.

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ

Ey iman edenler! Eğer Allah’ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”[1] ayetinin tecelli ettiği o gece şanlı bir destanla düşmanlara ve bölücülere asla geçit vermedik elhamdülillah.

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam, insana; izzet ve şeref kazandıran, güven ve istikamet veren barış ve selamet dinidir. Hal böyleyken; tarih boyunca bazı kişi ve gruplar, İslam’ı ve onun mukaddes değerlerini kendi çıkarlarına alet etmekten geri durmamışlardır. Hain planlarını gerçekleştirmek için insanların en saf ve temiz duygusu olan dini inançlarını istismar etmekten çekinmemişlerdir. Allah’ın adını, Kur’an-ı Kerim’i, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’i ve ibadetleri bile amaçlarına ulaşmak için bir araç olarak kullanmışlardır.

Ancak bilinmelidir ki; Allah ve Resûlünün muhabbetiyle dolu gönüller, sahih ve sağlam din bilgisiyle aydınlanmış zihinler var oldukça hiçbir istismarcı, karanlık emeline ulaşamamıştır, ulaşamayacaktır. Vatanına, milletine, dinine ve devletine bağlı nesiller yetiştikçe; aklını, kalbini ve ruhunu şeytana teslim eden hiçbir hain, milletimize diz çöktürememiştir, Allah’ın izniyle çöktüremeyecektir. Zira hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz, iman eden kullarını asla yalnız ve sahipsiz bırakmayacağını bizlere şöyle müjdelemektedir. “Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da kendilerini aydınlıktan alıp karanlığa götüren tâğuttur, şeytandır, zalimdir. Onlar cehennem ehlidir. Orada ebedî kalacaklardır.”[2]

Kıymetli Müslümanlar!

15 Temmuz ihaneti bize göstermiştir ki, temelini Kur’an ve sünnetin oluşturduğu sahih dini bilgi vazgeçilmezdir. Hutbeme başlarken okuduğum hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bizleri şöyle uyarmaktadır:

“Size iki şey bıraktım. Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar: Allah’ın Kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.”[3]

Sahih dini bilgi; inancımızın yaşanmasında, korunmasında ve geleceğe aktarılmasında en güvenilir sığınak ve en sağlam kalkandır. Sahih dini bilginin hâkim olduğu toplumda; bidat ve hurafeler vücut bulamaz, istismara ve istismarcılara kapı aralanamaz, fitne ve fesat ateşi tutuşturulamaz. Din, vatan ve millet aidiyeti yok sayılamaz. Allah ve Resûlünün önüne hiçbir kişi ya da ideoloji geçirilemez.

Değerli Müminler!

Bugün de milletimizin birliğini ve kardeşliğini hedef alan, ümmet-i Muhammed’in geleceğini tehdit eden istismarcı kişi ya da yapılar sinsi emellerinden vazgeçmiş değillerdir. Bize düşen; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in,

لَا يُلْدَغُ الْمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ وَاحِدٍ مَرَّتَيْنِ

“Mümin, bir delikten iki kere ısırılmaz.”[4]

uyarısını dikkate alarak, tedbiri elden bırakmamaktır. Aile yapımızı, ibadetlerimizi, mukaddes değerlerimizi istismar etmek isteyenlere karşı bilinçli, sağduyulu ve ferasetli olmaktır. Allah’ın bizlere emaneti olan çocuklarımızla ve gençlerimizle bizzat ilgilenmek, onları istismarcıların ve sapkın ideolojilerin insafına terk etmemektir. Onların sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, sağlam kaynaklardan, ehil ve liyakatli kişilerden almalarına özen göstermektir.

Bu vesileyle geçmişten günümüze din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, ayrıca bu hafta Pençe-Kilit Harekât bölgesinde şehadet şerbetini içen vatan evlatlarını rahmetle anıyor, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum.

Hutbemi Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadisiyle bitiriyorum:

“Dini dünya işlerine alet eden insan ne kötüdür! Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür!”[5]

[1] Muhammed, 47/7.

[2] Bakara, 2/257.

[3] Muvatta’, Kader, 3.

[4] Buhârî, Edeb, 83.

[5] Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 17.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü