12 NO’LU DÜKKAN VE 1983 TURBAN DÖNÜŞÜMÜ

Abone Ol

1. HAFTA: BİRİNCİ BÖLÜM

BAŞLIK: 12 NO’LU DÜKKAN VE 1983 TURBAN DÖNÜŞÜMÜ (BÖLÜM 1)


Gencecik bir delikanlının 12 no’lu dükkanda "Martı Marina" ile başlayan ticari hayatının tanıklığında; Antalya Kaleiçi Yat Limanı’nın kaderini değiştiren o büyük restorasyon hamlesinin ve kurumsal kadrosunun bilinmeyenleri...

Tarihler 1984 yılının 15 Ocak gününü gösterdiğinde, vatan borcumu ödemiş, tezkereyi cebime koyup Eskişehir’e dönmüştüm.

İki ay boyunca gezip tozsam da baba ve ağamın parası yemek gururuma, ağrıma gitmeye başlamıştı.

Tam bu zorlu günlerde, Antalya’nın ilk armatör firması olan Kurtlar Denizcilik'in başındaki eniştem Polat Kurt aradı. Ankara’da Turizm Bankası’nın (TURBAN) açtığı ihaleye girerek, restorasyonu henüz tamamlanan tarihi Kaleiçi Yat Limanı’ndaki 12 no’lu dükkanı kiraladıklarını müjdeledi.

Bana düşen, Antalya’ya gelmek, Antalya’nın ilk efsane kılavuz kaptanlarından olan Atilla Muşkara ile omuz omuza verip deniz ve yat malzemeleri mağazasını kurmaktı.

"Vira Bismillah" diyerek, 15 Mart 1984 tarihinde, 12 no’lu dükkanda, Martı Marina firmasıyla ticari hayatıma henüz 24 yaşında gencecik bir delikanlı olarak merhaba dedim.

Dönüşümün Kurumsal Kadrosu ve "Tek Ünite" Vizyonu


1983-1984 yıllarında bu devasa operasyonun başında TURBAN Genel Müdürü rahmetli Nihat Güney yer alıyordu. Teknik sorumluluğunu yardımcısı, mimar İbrahim Bostanoğlu üstlenmişti.

Kaleiçi Marina Müdürü olarak Erhan Konaç görev alırken; mali işlerin başında Muhasebe Müdürü Mesut Kaplan ve yardımcısı Ayla Coşkun vardı. Marina Teknik Müdürü sevgili Veli Koç, sorunlara anında müdahale eder, ön büroda ise rezervasyonları alan Nihan Özsükan Hanım yatçıları güler yüzüyle karşılardı.

Proje kapsamında tam 35 iş yeri aslına uygun restore edildi. Ticari ekosistemin bozulmaması için her bir dükkan "tek bir ünite" olarak tasarlandı.

Bu planlama doğrultusunda açtığımız yat malzemeleri dükkanımızın yanı sıra limana bir eczane, bir berber, bir kuyumcu ve bir halı mağazası konumlandırıldı. Ayrıca sorumluluğunu Canan Hanım’ın yürüttüğü ünlü hediyelik eşya mağazası DOSİM de kapılarını açtı. Limanın asayişinden ise Karakol Amiri Başkomiser Sezer Tellioğlu ve arkadaşları sorumluydu.

(Haftaya 2. Bölüm: Limanın gerçek deniz emekçileri ve esnafın paha biçilemez Ahilik kültürü...)