Türkiye’de ücretli çalışan sayısı 2026 yılı şubat ayında yıllık bazda sınırlı da olsa artış gösterdi. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerini kapsayan toplam ücretli çalışan sayısı, geçen yılın aynı ayına göre %1,3 artarak 15 milyon 297 bin 723 kişiden 15 milyon 501 bin 511 kişiye yükseldi. Böylece işgücü piyasasında yukarı yönlü hareket korunurken, sektörler arasındaki ayrışmanın belirginleştiği bir tablo ortaya çıktı.
Aylık bazda bakıldığında ise ücretli çalışan sayısındaki artış daha sınırlı kaldı. Şubat 2026’da bir önceki aya göre %0,4’lük artış kaydedildi. Bu oran, istihdamın artmaya devam ettiğini ancak ivmenin güçlü olmadığını gösteriyor. Mevsimsel etkilerden arındırılmış verilerde dahi yükselişin sınırlı kalması, işgücü piyasasında dengeli fakat zayıf bir büyüme eğilimine işaret ediyor.
Sanayide Gerileme Derinleşiyor
İstihdam verilerinin en dikkat çekici yönü, sanayi sektöründeki düşüşün devam etmesi oldu. Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda %3,2 azalarak 4 milyon 904 bin 879 kişiden 4 milyon 747 bin 903 kişiye geriledi. Bu düşüş, özellikle imalat sanayindeki daralmanın etkisiyle daha belirgin hale geldi.
Alt sektörlere bakıldığında imalat sanayi %3,5’lik düşüşle 4 milyon 567 bin 302 kişiden 4 milyon 407 bin 596 kişiye geriledi. Madencilik ve taş ocakçılığı da %2,0’lik bir azalış gösterdi. Buna karşılık enerji ve su temini gibi alt kalemlerde sınırlı artışlar gözlense de bu yükselişler genel düşüş trendini tersine çevirmeye yetmedi.
Sanayideki bu gerileme, üretim maliyetleri, dış talep zayıflığı ve iç piyasadaki yavaşlama gibi faktörlerin istihdam üzerindeki baskısını yansıtıyor. Özellikle emek yoğun üretim yapan işletmelerde istihdamın daralması, sanayi sektörünün genel büyüme kapasitesi üzerinde de soru işaretleri oluşturuyor.
İnşaat Sektörü İstihdamda Öne Çıkıyor
Sanayinin aksine inşaat sektörü istihdam artışının en güçlü olduğu alanlardan biri oldu. İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda %4,5 artarak 1 milyon 749 bin 215 kişiden 1 milyon 828 bin 029 kişiye yükseldi.
Bu artış, sektörün özellikle konut projeleri, kentsel dönüşüm faaliyetleri ve kamu altyapı yatırımlarından destek bulduğunu gösteriyor. İnşaat sektörü, ekonomik dalgalanmalara rağmen istihdam yaratma kapasitesini koruyan temel alanlardan biri olmaya devam ediyor.
Aylık bazda da inşaat sektöründe %0,9’luk artış görülmesi, kısa vadeli eğilimin de yukarı yönlü olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, sektörün işgücü talebinde mevsimsel dalgalanmalara rağmen güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Ticaret ve Hizmet Sektörü İstihdamın Lokomotifi
Ticaret ve hizmet sektörleri, toplam istihdam artışının en önemli kaynağı olmayı sürdürdü. Bu sektörde ücretli çalışan sayısı yıllık bazda %3,3 artarak 8 milyon 643 bin 629 kişiden 8 milyon 925 bin 579 kişiye yükseldi.
Alt kırılımlara bakıldığında hizmet sektörünün neredeyse tüm alanlarında artış dikkat çekiyor. Ticaret sektörü %2,6 artarken, ulaştırma ve depolama %4,2, konaklama ve yiyecek hizmetleri %4,5 oranında yükseldi. Özellikle turizm ve lojistik faaliyetlerindeki büyüme, hizmet sektörünü yukarı taşıyan temel unsurlar arasında yer aldı.
Bilgi ve iletişim hizmetlerinde %0,9 gibi daha sınırlı bir artış görülürken, finans ve sigorta faaliyetleri %3,5 yükseldi. Gayrimenkul faaliyetleri ise %6,3 ile en yüksek artış oranlarından birini kaydetti. Bu durum, hizmet sektörünün sadece tüketim değil aynı zamanda yatırım ve finans kanallarında da genişlediğini ortaya koyuyor.
Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde %5,0’lik artış da dikkat çekici bir diğer unsur oldu. Bu alanlardaki büyüme, ekonominin daha nitelikli işgücü gerektiren alanlara doğru yöneldiğini gösteren önemli bir sinyal olarak değerlendirilebilir.
Aylık Verilerde Sınırlı Ama Yaygın Artış
Aylık değişimlere bakıldığında, istihdamın tüm ana sektörlerde artış gösterdiği görülüyor. Sanayi %0,1, inşaat %0,9 ve ticaret-hizmet sektörü %0,5 oranında yükseldi. Bu tablo, kısa vadede istihdamda genel bir toparlanma eğiliminin sürdüğünü ancak bu toparlanmanın güçlü bir ivmeye dönüşmediğini gösteriyor.
Özellikle sanayideki %0,1’lik artış, sektörün durağan bir seyir izlediğine işaret ediyor. Buna karşılık hizmetler ve inşaat tarafındaki daha yüksek oranlar, istihdam artışının lokomotifinin değişmediğini ortaya koyuyor.
Genel Değerlendirme: Dengeli Ama Kırılgan Bir İstihdam Yapısı
2026 Şubat verileri, Türkiye işgücü piyasasında büyümenin sürdüğünü ancak sektörler arasında belirgin bir ayrışma yaşandığını ortaya koyuyor. Sanayi sektöründeki daralma, üretim tarafında yapısal baskıların devam ettiğine işaret ederken, inşaat ve hizmet sektörlerindeki artış istihdamın ayakta kalmasını sağlıyor.
Bu tablo, ekonominin istihdam yaratma kapasitesinin giderek daha fazla hizmet ve inşaat gibi alanlara kaydığını gösteriyor. Ancak bu sektörlerin döngüsel yapısı, uzun vadede istihdamın sürdürülebilirliği açısından bazı riskler barındırıyor.
Sanayide yaşanan gerilemenin kalıcı hale gelmesi durumunda, üretim tabanlı istihdamın zayıflaması ve ekonominin daha kırılgan bir yapıya yönelmesi olasılığı gündeme gelebilir. Buna karşılık hizmet sektöründeki çeşitlenme ve inşaatın güçlü seyri, kısa vadede işgücü piyasasını desteklemeye devam ediyor.
Sonuç olarak Şubat 2026 verileri, Türkiye’de istihdamın artmaya devam ettiğini ancak bu artışın güçlü bir ekonomik genişleme yerine sektörel kaymalarla şekillendiğini ortaya koyuyor. Bu da işgücü piyasasında “ılımlı büyüme ama yapısal dönüşüm” döneminin sürdüğüne işaret ediyor.
Kaynak: TÜİK