Akaydın’a teşekkür ederim..

Abone Ol

“Subaşı-Akaydın-Demir niye buluştu” başlığıyla bir yazı yazdım..
Yazıma hemen bir düzeltme geldi..
“O yemekte bulunan Büyükşehir eski Başkanı Hasan Subaşı değil, Bekir Kumbul’du” dendi..
29 Ekim nedeniyle bir Atatürk yazısı yazmıştım..
Ama..
O yazımın sonuna, “ÖZÜR- Olay doğru isim yanlış” diyerek bir düzeltme yaptım..
Ve..
Hem Hasan Subaşı’dan hem de okuyucularımdan özür diledim..
Yani..
Yemekte bulunan üçlü “Kumbul-Akaydın-Demir”di..

“Demir”i hatırlatayım..
Prof. Dr. İbrahim Demir..
Akdeniz Üniversitesi’nin önümüzdeki yıl yapılacak olan “rektörlük seçimleri” için “rektör adaylarından” biri..
Geçen dönem, şu andaki rektör İsrafil Kurtcephe’nin ekibindeydi..
Artık, Kurtcephe’ye karşı mücadele veriyor..

Şimdi gelelim “asıl konu”ya..

Yukarıda da dediğim gibi..
28 Ekim’deki yazımda adı “yemek yiyen üçlü”de adı geçen kişinin Subaşı değil Kumbul olduğunu öğrenir öğrenmez, düzeltme ve özür yazısını yayınladım..
Yazılarım sadece Gazete Bir’de değil, aynı zamanda 7-8 internet gazetesinde daha yayınlanıyor..
Ve..
31 Ekim (Pazartesi günü) tarihli bir yazıyla İbrahim Demir, “Subaşı ve Akaydın ile birlikte olmadığı”nı söylüyor..
Şimdi soruyorum..
Kumbul ve Akaydın’la birlikte olduğunu, bizzat Akaydın açıklıyor..
Bay Demir, bunun için de bir tekzip yazısı gönderecek mi?
Önceki gün..
Demir tarafından gönderilen “ben Akaydın’la bir araya gelmedim” dediği açıklama antalyaguncel.com sitesinde saat 17.55.12’de yayınlanıyor..
Tesadüf bu ya..
Aynı gün saat 21.00 civarında “antalyaekspres.com”da Mehmet Talay, Akaydın’ın kendisini arayarak, “Demir’le buluştuğunu, ama destek vermeyeceğini” söylediğini yazıyor..
Dün o yazı gazetenin manşeti olarak verildi..
Yani..
Demir, Noter’le gönderdiği “yalanlama” yazısında, “ben Akaydın’la buluşmadım” diyor..
Akaydın ise, “buluştum, ama destek sözü vermedim” diyor..
Merak ettim..
Hangisi yalan söylüyor acaba?

Yine de.
“Yazdıklarımı doğrular nitelikte açıklama yaptığı” için Akaydın’a teşekkür ediyorum..
Bakalım, Bay Demir şimdi ne diyecek..


ÖNEMLİ BİR NOT:

Prof. Dr. İbrahim Demir’in açıklamasını, “tutum ve davranışının yanlışlığı” nedeniyle gazeteme koymayacağım..
Öncelikle, Demir bu açıklamayı bana yapmalıydı..
Hiç düşünmeden noktasına-virgülüne kadar “aynen” koyardım..
Ama..
Aklı sıra, “korksun da beni bir daha yazmasın” diye, açıklamasını avukatı aracılığı ve Noter kanalıyla gönderiyor..
Yani..
Bir profesörden beklenen “medeni cesaret”i göstermiyor..
Şimdi..
Bay Demir, beni yalanlayan (ama Akaydın tarafından doğrulanan) açıklamasının gazetemde yer almasını istiyorsa..
O açıklamayı bana “Noter” değil, “Mahkeme” kanalıyla gönderecek..
Bekliyorum..