ALGORİTMA VE MAKARNA-2

Abone Ol

Önceki köşemizde bir makarna tarifi vererek aslında bunun da bir algoritma olduğundan bahsetmiştik. Bilgisayarlardaki algoritmalar ile mantık açısından aynı olsa da uygulama açısından farklılıklar var tabii. Kod yazarken günlük hayatta kullandığımız doğal diller (Türkçe, İngilizce, Almanca, İspanyolca ve benzeri gibi) kullanılmaz. Bunların yerine programlama dilleri kullanılır. Kod satırları arasında sanki bir yemek tarifi veriyormuş gibi “A ve B değişkenlerini topla ve ekrana yazdır.” şeklinde bir satır göremeyiz. Bu komutun programlama dilindeki karşılığının kullanılması gerekir. Örnek olarak:

Komut: A ve B değişkenlerini topla ve ekrana yazdır

Java kodu olarak komutun karşılığı (Basitlik açısından class ve main gibi detaylara girmeden):

int A = 5;

int B = 10;

int toplam = A+B;

System.out.println(toplam);

Aslında iki tarafta da aynı komut yazıyor. Birisi doğal bir dilde diğeri ise programlama dilinde yazılmış durumda. İki farklı dil arasında çevirmenlik yapmışız gibi düşünülebilir.

Yapay Zekâ Araçları

Yapay zekâ araçları artık pek çok alanda birer asistan olarak kullanılıyor. Yazılım da bu alanlardan biri. Bu araçları genellikle günlük konuşma dilimiz ile yani doğal bir dil ile kullanıyoruz. Durum böyle olunca “Kodlama bilmeden kodlama yapabiliriz o zaman.” şeklinde bir düşünce ortaya çıkabilir. Bu, en azından günümüzde, her zaman doğru değil. Bir yapay zekâdan, belirli bir işi yapan bir program istediğimizde o da kod yazarak ortaya bir iş çıkarıyor. Yani ortada gene bir kod var ve yapay zekâ her zaman muhteşem, kusursuz işler ortaya çıkarmıyor. Özellikle programın karmaşıklığı artıkça çalışmayan ya da çalışsa bile arka planda karman çorman bir kod yığınına sahip olan, optimize olmayan işler ortaya çıkabiliyor. Bu sıkıntıları çözmek için genellikle kodlama bilgisine sahip bir insanın müdahalesi gerekli oluyor.