Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tamamlanan iddianamede, Zuhal Böcek’in yeğeni Nurhak E. de şüpheliler arasında yer aldı. Savcılık, Nurhak E.’nin belediye iştiraki ALDAŞ’ta görev yaptığı dönemde yüksek maaş aldığı, buna karşı fiili bir çalışma ve açık bir görev tanımının tespit edilemediğini kayda geçirdi. İddianamede, Nurhak E.’nin hesabına giren yüksek tutarlı para transferleri ile lüks araç alımlarının, meşru gelirleriyle açıklanamadığı belirtildi. Nurhak E.’nin, Mustafa Gökhan Böcek ile bağlantılı para ve araç trafiğinde yer aldığı, bu süreçte plaka ve araç alım-satım işlemlerinde aktif rol oynadığı ileri sürüldü. Hakkında, 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçundan yakalama kararı bulunan Nurhak E.’nin, soruşturma sürerken yurt dışına çıktığı ve halen yakalanamadığı bildirildi.
İddianamede, Zuhal Böcek’e ait cep telefonunda yapılan incelemede 'Canım Ailem' isimli bir WhatsApp grubunun tespit edildiği belirtildi. Bu grupta Mustafa Gökhan Böcek, Zuhal Böcek ve Nurhak E.’nin yer aldığı, yazışmaların büyük bölümünün araç alımı, ödeme süreçleri ve plaka seçimi üzerine olduğu kaydedildi.
BELEDİYE İŞTİRAKİNDEKİ GÖREVİ
Nurhak E.’nin Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ A.Ş. bünyesinde 8 Haziran 2023 ile 8 Eylül 2025 tarihleri arasında çalıştığı, bu süre boyunca Nurhak E.’ye toplam 1 milyon 330 bin lira maaş ödendiği, işverene toplam maliyetinin ise 2 milyon 726 bin lira olduğu tespit edildi. Savcılık, Nurhak E.’nin bu görevine ilişkin herhangi bir yönetim kurulu kararı ya da açık görev tanımına dosyada rastlanmadığını, elde edilen gelirlerin sonraki yüksek tutarlı mali işlemleri açıklamakta yetersiz kaldığını değerlendirdi.
ARAÇ SATIŞI VE AYNI GÜN ZUHAL BÖCEK’E GİDEN PARA
İddianamede yer alan delillere göre, 5 Temmuz 2023'te Nurhak E.’nin annesi adına kayıtlı araç 700 bin lira bedelle satıldı. Aynı gün bu paranın 500 bin liralık kısmı başka bir araç alımı için kullanıldı. Bu araç, 13 Mayıs 2024'te 1 milyon lira bedelle satıldı. Savcılık kayıtlarına göre, Nurhak E.’nin hesabına giren 1 milyon liranın, aynı gün Zuhal Böcek’in banka hesabına gönderildiği belirlendi. Savcılık, bu para transferinin Zuhal Böcek adına yapılan araç alım süreçleriyle bağlantılı olduğunu ve mal varlığı geçişi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
KUYUMCU ÜZERİNDEN MİLYONLUK PARA GİRİŞİ
İddianamede; 1-2 Şubat 2024 tarihlerinde bir kuyumcudan Nurhak E.’nin banka hesabına 6 ayrı işlemde toplam 2 milyon 500 bin lira gönderildiği, bu paranın 2 milyon 213 bin liralık kısmının, 2 Şubat 2024'te bir araç firmasının hesabına aktarıldığı kaydedildi. Bu ödeme karşılığında Nurhak E. adına 2023 model lüks marka bir araç satın alındığı belirtildi.
PLAKA DEĞİŞİKLİKLERİ VE ZUHAL BÖCEK BAĞLANTISI
Söz konusu lüks araca ilk olarak '07 ZM 321' plakası tahsis edildi. Savcılık, bu plakanın daha sonra bilinçli şekilde boşa çıkarıldığını değerlendirdi. Aracın 25 Haziran 2024’te Nurhak E.’nin kuzeni G.A.’ya, ertesi gün tekrar Nurhak E.’ye satıldığı, bu ikinci işlemde araca '07 N 7771' plakasının verildiği kaydedildi. İddianamede, bu işlemlerin amacının '07 ZM 321' plakasının Zuhal Böcek adına alınan araçlara tahsis edilmesi olduğu belirtildi.
ZUHAL BÖCEK’İN İFADESİ; ‘GÖKHAN GÖRÜŞTÜ’
Zuhal Böcek’in kolluk ve savcılık ifadelerinde, Nurhak E.’nin lüks aracının alım sürecinde Mustafa Gökhan Böcek’in görüştüğünü bildiği, plaka işlemlerinin de bu süreçte planlandığı yönünde beyanlar yer aldı. Savcılık, bu beyanları WhatsApp yazışmaları, banka kayıtları ve araç tescil bilgileriyle birlikte değerlendirerek aile içi koordinasyonun varlığına dikkati çekti.
EL KOYMA VE YAKALAMA KARARI
Soruşturma kapsamında Nurhak E. adına kayıtlı 07 N 7771 plakalı araca 30 Temmuz 2025'te el konuldu. Nurhak E.'nin 25 Temmuz 2025'te yurt dışına çıkmasının ardından Türkiye’ye dönmemesi üzerine, 7 Ocak 2026'da hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
SAVCILIĞIN DEĞERLENDİRMESİ
İddianamede savcılık; Nurhak E., Zuhal Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek arasındaki para transferleri, araç alım-satımları, plaka işlemleri ve dijital yazışmalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde, bu işlemlerin suçtan elde edilen gelirlerin gizlenmesi ve dolaşıma sokulması amacıyla gerçekleştirildiği yönünde kuvvetli şüphe oluşturduğunu kaydetti.