Tarım ve turizm kenti Antalya 1’inci Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında gerçekleştirilen Zeytin ve Zeytinyağı Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı. Antalya Ticaret Borsası (ATB), İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen çalıştaya; ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, akademisyenler, uzmanlar, üreticiler ve sektör temsilcileri katıldı.
Çalışmayın açılışında konuşan ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, zeytinyağının yalnızca bir tüketim ürünü olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Zeytinyağı sağlıktır, kültürdür, çevredir; hem gelenek hem de gelecektir. Yerel çeşitlerimize, toprağımıza ve üreticimize sahip çıktığımız sürece Antalya, zeytinyağında kaliteyle anılan bir merkez olacaktır” dedi. Bülbül, zeytin ve zeytinyağının Antalya için sadece üretim değil, aynı zamanda bir kimlik meselesi olduğunun altını çizdi.
Üretimde güçlü, tüketimde zayıf
Türkiye’nin zeytinyağı üretiminin yaklaşık 310 bin ton olduğunu kaydeden Bülbül, bu üretime göre kişi başına düşmesi gereken tüketimin 3,5 kilogram seviyesinde olması gerektiğini söyledi. Ancak fiili tüketimin 2-2,5 kilogram aralığında kaldığını belirten Bülbül, Akdeniz ülkelerindeki tabloya dikkat çekti. Yunanistan, İspanya ve İtalya’da kişi başı tüketimin 8 ila 12 kilograma ulaştığını hatırlatan Bülbül, “Bu tablo iç tüketimi ve kalite bilincini artırmamız gerektiğini açıkça ortaya koyuyor” diye konuştu.
‘Rekabet miktarla değil, kaliteyle’
Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında dünyada ilk 5 ülke arasında yer aldığını belirten Bülbül, buna rağmen üretimdeki dalgalanmalar, iklim değişikliği ve maliyet artışlarının sektöre yeni bir yol haritası zorunluluğu getirdiğini söyleyerek, “Bu yol haritasının merkezinde istikrarlı verim, doğru tarımsal uygulamalar ve yüksek kalite yer almak zorundadır” ifadelerini kullandı. Antalya’nın zeytin ve zeytinyağında yüksek bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bülbül, erken hasat imkânı, ekolojik uygunluk ve tecrübeli işletmelerin Antalya için önemli bir avantaj oluşturduğunu dile getirdi. Ancak su stresi, periyodisite ve iklim kaynaklı risklerin üretimde istikrarı zorlaştırdığına dikkat çekti.Zeytinyağında değerin üretim zincirinin her halkasında oluştuğunu belirten Bülbül, budama, hasat, sıkım ve ambalajlama süreçlerinin tamamının kaliteyi doğrudan etkilediğini söyledi. ‘Antalya’nın ihtiyacı raflarda kimliği olan, hikâyesi olan ve değeriyle anılan zeytinyağı markalarıdır’ diyen Bülbül, markalaşmanın artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini kaydetti.
Tavşan yüreği ve beylik zeytini
Antalya’nın yerel zeytin çeşitlerinin önemli bir değer taşıdığını dile getiren Bülbül, Tavşan Yüreği ve Beylik zeytinlerinin Antalya zeytinciliğinin yerel kalite gücünü temsil ettiğini söyledi. Coğrafi işaret alan Tavşan Yüreği zeytininden elde edilen zeytinyağının yüksek oleokantal ve polifenol içeriğiyle sağlık açısından öne çıktığını belirten Bülbül, Manavgat yöresinin Beylik zeytininin de doğru uygulamalarla premium kalite potansiyeli taşıdığını kaydetti.
’20 yılda zeytinlik alan 2’ye katladı’
Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak ise zeytinyağının üretimden depolamaya kadar her aşamada özen isteyen bir ürün olduğunu belirtti. Antalya’da zeytinlik alanın son 20 yılda 2 katına çıktığını söyleyen Irmak, “Bu ivme devam ediyor. Ziraat odaları fidan dağıtmaya yetişemiyor. Bu topraklar zeytinin öz yurdu” dedi. Irmak, Antalya’nın zeytinyağında marka olma yolunda ilerlediğini belirterek, “Dünya zeytinyağı oskarlarının Antalya’da düzenlenmesini hayal ediyorum. Dünya kenti Antalya bunu başarabilir” ifadelerini kullandı.
‘Zeytinyağı turizme kazandırılmalı’
Antalya Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker de zeytin ve zeytinyağının kültür, emek ve hafızanın bir parçası olduğunu söyledi. Gastronominin güçlü unsurlarından biri olan zeytinyağının markalaşmasının ve turizme kazandırılmasının önemine işaret eden Köker, çalıştayın kalıcı çıktılar üreteceğine inandığını ifade etti.
‘Zeytinyağında markalaşmalıyız’
Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ise geçmişte zeytinyağının ‘kokuyor, sağlıksız’ gibi gerekçelerle haksız biçimde suçlandığını belirterek, “Artık zeytinyağımızın önemini ve sağlık açısından değerini anladık. Antalya’da zeytin ve zeytinyağı gerçeği vardır, zeytinyağımızı markalaştırmalıyız” dedi. Çalıştayda zeytin ve zeytinyağına ilişkin bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıklarda sunumlar yapılırken; üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir çerçevede değerlendirmeler gerçekleştirildi.