Antalya Haberleri

Antalya’da 1 Mayıs alanlara taştı: Emek, dayanışma ve adalet talepleri yükseldi

Antalya’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, binlerce kişinin katılımıyla coşkulu ve geniş güvenlik önlemleri altında kutlandı.

Abone Ol

Emek ve meslek örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen işçiler, emekliler, gençler ve farklı kesimlerden yurttaşlar, hem ekonomik hem de sosyal taleplerini dile getirmek için alanları doldurdu.

‘Kortej yürüyüşüyle meydanda buluştular’
Program kapsamında saat 14.00’te Aydın Kanza Parkı’nda toplanan kalabalık, pankartlar ve sloganlar eşliğinde kortej yürüyüşüne geçti. “Yaşasın 1 Mayıs”, “Hak, hukuk, adalet” ve “İnsanca yaşam istiyoruz” sloganlarının atıldığı yürüyüş, şehir merkezinde geniş bir güzergâhı kapsayarak Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu. Yürüyüş boyunca renkli görüntüler oluşurken, katılımcılar birlik ve dayanışma mesajları verdi.

‘Geniş güvenlik önlemleri dikkat çekti’
Etkinlik süresince Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından yoğun güvenlik önlemleri alındı. Yürüyüş güzergâhı boyunca polis ekipleri konuşlandırılırken, katılımcıların güvenliğini sağlamak ve olası olumsuzlukların önüne geçmek amacıyla birçok ana arter geçici olarak araç trafiğine kapatıldı. Bu kapsamda Cumhuriyet Caddesi, Güllük Caddesi, Yüzüncü Yıl Bulvarı, Anafartalar Caddesi ile Konyaaltı Caddesi’nin bir bölümü belirli saatler arasında ulaşıma kapalı kaldı. Trafik akışı alternatif güzergâhlara yönlendirilirken, etkinlik genelinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

‘Emeğin değeri ve geçim sıkıntısı ön plana çıktı’
Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalığa hitaben yapılan basın açıklaması, emek ve demokrasi güçleri adına tertip komitesi tarafından, Türk-İş Antalya İl Başkanı ve Yol-İş Sendikası 1 Nolu Şube Başkanı Cemil Ünal tarafından okundu. Ünal, 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, emeğin değerinin hatırlandığı ve ortak mücadelenin büyütüldüğü tarihsel bir gün olduğunu vurguladı.Açıklamada, Türkiye’de giderek ağırlaşan ekonomik koşulların çalışanlar üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Hayat pahalılığının her geçen gün arttığı, ücretlerin ise aynı oranda yükselmediği belirtilerek, çalışanların alım gücünün ciddi şekilde düştüğü ifade edildi. Yapılan ücret artışlarının kısa sürede eridiği, özellikle yılın başında üst vergi dilimlerine girilmesiyle çalışanların gelir kaybı yaşadığı kaydedildi.

‘Çalışanlar da yoksullukla mücadele ediyor’
Basın açıklamasında, geçmişte yalnızca işsizlerin yoksullukla anıldığı ancak günümüzde çalışan kesimin de yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verdiği vurgulandı. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek büyüdüğü, zengin ile dar gelirli arasındaki farkın açıldığı ifade edilerek, bu durumun toplumsal dengeleri tehdit ettiği dile getirildi.

‘Vergi adaletsizliği eleştirildi’
Ücretliler üzerindeki vergi yükünün giderek arttığına dikkat çekilen açıklamada, çalışanların daha yılın ilk aylarında üst vergi dilimlerine girerek maaşlarında ciddi kesintilerle karşılaştığı belirtildi. Yüksek gelir gruplarının çeşitli muafiyetlerden yararlandığına işaret edilerek, vergi sistemindeki adaletsizliğin giderilmesi gerektiği vurgulandı.

‘Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı’
Çalışma hayatında sendikal örgütlenmenin önünde ciddi engeller bulunduğu ifade edilen açıklamada, işçilerin hak arama süreçlerinde baskı, yıldırma ve işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi. Örgütlenme özgürlüğünün anayasal bir hak olduğu hatırlatılarak, çalışanların güvenli bir ortamda haklarını savunabilmesinin sağlanması gerektiği kaydedildi.

‘Mobbing, şiddet ve güvencesizlik sorunu’
İşyerlerinde yaşanan mobbing, taciz ve şiddet olaylarının çalışanların psikolojik ve fiziksel sağlığını tehdit ettiği belirtilerek, bu tür uygulamalara karşı sıfır tolerans politikası benimsenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaştığına dikkat çekildi.

‘Taşeron ve staj mağduriyetleri devam ediyor’
Taşeron işçilerin yaşadığı hak kayıplarının sürdüğü belirtilirken, aynı işi yapan çalışanlar arasında farklı statülerin ciddi adaletsizlik yarattığı ifade edildi. Staj ve çıraklık döneminde çalışan milyonlarca kişinin bu sürelerinin sigorta başlangıcı sayılmamasının önemli bir mağduriyet oluşturduğu kaydedildi.

‘Gençler iş bulmakta zorlanıyor’
Genç işsizliğinin arttığına dikkat çekilen açıklamada, her yıl mezun olan binlerce gencin iş bulamadığı ya da düşük ücretli, güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kaldığı ifade edildi. Nitelikli istihdam alanlarının oluşturulmasının önemine vurgu yapıldı.

‘Çocuk işçiliği ve eğitimde güvenlik sorunu’
Ekonomik zorlukların çocukları çalışma hayatına ittiği belirtilerek, çocuk işçiliğiyle mücadelenin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca okullarda yaşanan güvenlik sorunlarının toplumda ciddi endişe yarattığı kaydedildi.

‘İş kazaları ve emeklilerin durumu gündemdeydi’
Her gün ortalama 6 işçinin hayatını kaybettiği iş kazalarının önlenmesi için daha sıkı denetimlerin gerektiği vurgulandı. Emeklilerin ise düşük maaşlarla geçinmek zorunda kaldığı belirtilerek, emekliliğin insanca yaşam koşulları sunması gerektiği ifade edildi.

‘Barış vurgusu yapıldı’
Dünyada yaşanan savaşların emeği doğrudan etkilediğine dikkat çekilen açıklamada, savaşın olduğu yerde üretimin durduğu, işsizliğin arttığı ve emeğin değersizleştiği ifade edildi. Barışın olmadığı bir ortamda insanca yaşamın mümkün olmadığı vurgulandı.

‘Mücadele çağrısıyla sona erdi’
Basın açıklaması, emeğin korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve adil bir düzenin kurulması çağrısıyla sona erdi. Katılımcılar, “Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın emek, dayanışma ve örgütlü mücadelemiz” sloganlarıyla etkinliği tamamladı.

Antalya’daki 1 Mayıs programı, gün boyunca süren etkinlikler, konuşmalar ve yoğun katılımla olaysız şekilde sona erdi.