Antalya Haberleri

Antalya’da unutulmaya yüz tutmuş 4 gelenek

Antalya'nın tarihi zenginliği sadece doğasıyla değil, yüzyıllardır sürdürülen kültürel gelenekleriyle de dikkat çekiyor.

Abone Ol

1. İbradı-Ormana’da 300 yıllık Gılamık dokuma

İbradı ilçesinin Ormana Mahallesi'nde yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip “gılamık dokuma”, ipekli dokuma ürünleriyle yaşatılıyor. Geleneksel tezgâhlarda peştamal, masa örtüsü ve şallar üretiliyor. Günümüzde ipeğin yerini pamuk ve keten alarak çeşitlilik artmış durumda.
Bu zanaat kadınlara hem kültürel mirası sürdürme imkânı sunuyor hem de aile bütçelerine katkıda bulunuyor.

2. Akseki ve İbradı'da geleneksel üzüm pekmezi

Akseki ve İbradı’da, özellikle Eylül-Ekim aylarında ülkemizin en eşsiz üzüm pekmezi gelenekleri uygulanıyor. Hasat edilen üzümler ezilip şırası bakır kazanlarda odun ateşinde 4–5 saat kaynatılarak, içine yörede “Çimi toprağı” ya da meşe külü katılarak hazırlanıyor.
5 kg üzümden yaklaşık 1 kg pekmez elde edilirken, kilogram fiyatı 250–300 TL arasında satılıyor.
Üzüm posaları da sirke üretimi için kullanılıyor: bu ekonomik ve kültürel olarak önemli gelenek bölgede dayanışmayı güçlendiriyor.

3. Elmalı ve köylerde canlı kalan düğün ritüelleri

Elmalı ile çevresindeki köylerde hâlâ tutulan gelenekler arasında:

  • Keşkeklik: olgun buğdayın düğünden önce dövülüp hazırlanması,
  • Kına geceleri: çiftlere özel günlerde halk türküleri ve dualarla yapılmakta,
  • Gelin çadırı töreni: düğünde çadır kurulur ve bayrak çekilerek davul-zurna eşliğinde kutlama yapılır.
    Bu ritüeller, dayanışma ve topluluk bağlarını güçlendiren kültürel mirasın bir parçası olmaya devam ediyor.

4. Toros yaylalarında imece geleneği

Yayla göçleri hâlâ devam eden bölgede, özellikle Ürünlü, Üzümdere gibi köylerde imece usulü hâlâ uygulanıyor.
Bağ bozumu, pekmez, incir ve tarım işleri el birliğiyle yapılmakta; göç göçerken dayanışma sergileniyor.
Örneğin bir köylü, her yıl ailesine destek olmak için gelerek, bu ortak üretim kültürünü yaşatıyor .