Doğum tarihi hakkında kaynaklarda bilgi olmayan Eroğlu Nuri’nin asıl adı Yahşı, Abdülhak, lakabı ve mahlası Eroğlu’dur. Elmalı veya Elmalı ile Finike arasında bir yerde doğduğu söylenebilir. “Müstakimzâde Süleyman Sadettin Efendi, Mecelletü’n-Nisâb adlı eserinde Eroğlu’nun künye ve silsilesini şöyle tespit etmektedir:
“Eroğli, bi’l-fethi lafzan Türkî, ma’nâhu ibnu raculin ve hüve medâyihü’l-itlâkâti’t-Türkiyyeti, ya’ni ennehû raculun kâmilun ibnu raculin kâmilin ismihû Abdülhak b. Abdülhâdî, ehaze et-Tarîkate’l-Halvetiyyete mine’ş-Şeyh Abdülvehhâb Elmalî ve hüve ‘an Yiğitbaşî ve ehaze anhu’l-Elmalî, Tuvuffâ fî devleti’s-Sultân İbrahim, es-Sinân Yûsuf el-Ümmî mürşidü’l-Mısrî Muhammed Niyâzî.”
Türkçe Anlamı: ‘Eroğlu, lafız olarak lafzen Türk’e ait, anlamı ‘Adamın/Erin oğlu’ demektir ve o Türklerin ait olan övme/methetmelerdendir, ‘o kâmil bir adamın/erin oğlu kâmil bir adamdır/erdir’ anlamındadır. İsmi Abdülhak b. Abdülhâdi’dir. Halvetiye tarikatını Elmalılı Şeyh Abdülvehhâb’tan aldı. Şeyh Abdülvehhâb da, Yiğitbaşı’ndan ve ondan da Elmalılı aldı. Sultan İbrahim’in devleti (1640-1648) döneminde vefat etti. Ümmi Sinan Yusuf, Muhammed Niyâzî Mısrî’nin mürşididir.’’
Eroğlu Nuri, şiirlerinde Eroğlu Ümmî adını da kullanmaktadır. Şeyhine gönülden bağlı olan Eroğlu Nuri, şeyhi ile alakalı birçok şiir yazmıştır. Bir şiirinde şeyhini şöyle ifade eder:
Dâim banlar aşkın minâresinde
Benim şeyhim gibi ulu şeyh olmaz
Tarîkat pîrlerinin arasında
Benim şeyhim gibi fâzıl şeyh olmaz
…………..
İlm-i ledünnîden her sözü dürler
Zikr-i kalbî ile her sözü birler
İsmi Abdülvehhâb Efendi derler
Benim şeyhim gibi ulu şeyh olmaz
Eroğlu Nuri 1012/1603 yılında Finike Turunçova’da vefat etti. Taş ve kayalarla kaplı mezarı kabri Turunçova’da Alacağ’ın zirvesine yakın bir yerdedir. Ziyaret yeri olan kabri, Finike Kaymakamlığı tarafından restore edilmiş, kabri yanına bir mescit yapılmıştır. Eroğlu’nun vefatından sonra irşad makamına Ümmi Sinan geçmiştir.
Elmalı İlçe Halk Kütüphanesi’nde bulunan bir Mecmûa’da: “Merhûm ve mağfurun lehû Eroğlu, ismuhû eş-şeyh Yahşî Efendi dâr-ı dünyâdan dâr-ı âhirete intikâl itdüği sene isnâ-aşare ve elf (1012) el-medfûn fî Finike.” şeklinde bir kayıt bulunmaktadır.
Eroğlu Nuri’nin kaynaklarda geçen ‘Mirâtü’l-âşıkîn, Tasavvuf bi’t-tarîkat ve Divançe-i İlahiyat adlı üç eseri vardır. Mustafa Tatçı tarafından baskıya hazırlanan Divançe-i İlahiyat’ından teberrüken bir şiirini arz edelim:
Budur Allah’a doğru yol
Gir Halvetî tarikine
Sür esmâyı müsemmâ bul
Gir Halvetî tarikine
Esmâyı sürüp yanasın
Allah’a doğru dönesin
Yedi deryâda yunasın
Gir Halvetî tarikine
Halvet mü’minlere sünnet
Âşıklar cânına minnet
Vâcib ola sana cennet
Gir Halvetî tarikine
Halvetîden algıl eli
Her sözüne digil belî
Olasın mukarreb velî
Gir Halvetî tarikine
Eroğlu yol kulağuzı
İzinden ayırma izi
Dostu göre bu cân gözü
Gir Halvetî tarikine
(Geniş bilgi için bkz. Abdullah Ekiz, Sinan Ümmi ve Ahfadı, Ankara 1962, Orkun Basımevi)