Aradaki farkı anlayın artık..

Abone Ol

Ama, CHP’li arkadaşlarım aynı savunmayı ve aynı suçlamaları yapmaktan hiç sıkılmadılar..
Hatta utanmadılar bile..
Artık, “kafalarının hiç çalışmadığına” iyice inanacağım neredeyse..

Bu CHP’lilerde bir akıl var ki, düşman başına..
Ne zaman eleştirilseler..
Eleştiriyi kendi içinde değerlendirmek yerine hemen savunmaya geçiyorlar..
“CHP’yi eleştiriyorsun da niye Ak Parti’yi eleştirmiyorsun” diye çıkışıyorlar..
O da olmazsa, “Türel’i hiç eleştirmiyorsun ama” diye akıl yürütüyorlar..
Ardından da hemen hükümlerini veriyorlar:
“Hımm, demek ki sen tarafsız bir gazeteci değilsin..”

Soruyorum..
Ben Ak Parti’yi veya Menderes Türel’i içinde bulunduğumuz durumda niye eleştireyim?
Adamlar yüzde 50 civarında oy almışlar, CHP ve MHP’nin yanlış muhalefet politikaları yüzünden “dikensiz gül bahçesi”nde gezinip duruyorlar..
CHP Ak Parti’nin yarısı, MHP ise dörtte biri kadarlık bir “halk desteğine” sahip..
Böyle bir manzara varken..
Eleştirilmesi gereken parti Ak parti midir, yoksa CHP ve MHP midir?
Halk CHP ve MHP’ye niye “gelin bizi siz yönetin” demiyor?
Neden Cumhuriyet’i CHP ve MHP’ye teslim etmek istemiyor?
Oturup bunları düşünmek yerine..
“İktidar alternatifi olmaları için” yaptığımız eleştirileri değerlendirmek yerine..
Hemen eleştireni susturmaya çalışmak niye?

CHP de Akaydın da eğer kafalarını “eğlence”den kaldırabilseler, “en iyi dostları”nın Ali Tongülüs olduğunu görecekler..
Çünkü..
“Dost acı söyler..”
“Daha iyi olsunlar” diye, yanlışlarını-eksiklerini ortaya koyar, “doğru”ya yönlendirmeye çalışır..
İşte ben bunu yapmaya çalışıyorum..
Ama..
Taaaaaaa en başından beri, aydın(!) CHP’liler “eleştiriye tahammülsüzlükleri” yüzünden, beni susturmaya çalışmaktan başka hiçbir şey yapmıyorlar..
Daha da ötesi, Ak Parti’yi ve Türel’i eleştirmediğim için “ötekileştirmeye” çalışıyorlar..
Oysa..
Subaşı, Kumbul ve Türel döneminde her üç başkanı da en az Akaydın kadar eleştirdim..
Hepsi sağ, sorabilirsiniz..
Ama onlar, “Biz bu eleştirilerden yararalanıyoruz” dediler hep..
Aradaki farkı anlayın artık..

Dün yazdım..
Kendilerini “sosyal demokrat” olarak niteleyen CHP’liler, “çıkarcılıklarını” açık-seçik itiraf ettiler..
Bunları yazdığım için de çok rahatsız oldular..
Bu rahatsızlıklarını örtmek için de hemen “taraflı gazetecisin, yani gazeteci değilsin” gibi suçlamalarla yıldırma yoluna gittiler..
Sanki “gazetecilik nedir” biliyorlarmış gibi, “ukala”lık yapıyorlar..
Beni “taraf” olmakla suçlayanlar, aslında kendilerinin “diğer taraf” olduklarını unutuyorlar..
Hoşlarına gitmeyen her şeyi “kötülemeyi” amaç edindiklerini hiç söylemiyorlar..
“Bu ülkeye ve millete hizmet”i bile “çıkarcılıklarına alet etmeye” çalışıyorlar..

Eğer CHP’liler gerçekten iktidar veya en azından bir iktidar alternatifi olmak istiyorsa..
Eleştirenleri susturmaya ve yıldırmaya çalışmak yerine, “niye yüzde 25’ten yukarı çıkamadıklarının nedenlerini” şapkalarını önlerine alıp düşünsünler biraz..
Tabii, bunu yapacak “kapasite”leri, “çıkarcılıklarının” önündeyse..
Anlayana sivrisinek saz..