Dün buradan bir çağrıda bulunmuştum.
Antalyaspor’un zor bir dönemece girdiğini ve bunu atlatabilmesi için desteğe ihtiyacı olduğunu ifade etmiştim.
Ardından Valilik, ATSO, AESOB, ATB, OSB başta olmak üzere SİAD’lar, STK’lar, dernekler, Milli Eğitim İl Müdürlüğü, kısacası bütün kurum ve kuruluşları Antalyaspor’un bu hafta evinde oynayacağı kritik Çaykur Rizespor maçı için üzerine düşeni yapmaya davet etmiştim.
Antalyaspor yönetiminin de gerekli yerlerle temasa geçip gerekli adımları atması gerektiğini belirtmiştim.
Dün yazıma destek amaçlı bazı mesajlar geldi. Ancak öyle düşündüğünüz büyüklükte bir destek değildi gelen mesajlar. Sadece Antalyaspor’u seven, Antalyaspor’a her fırsatta destek veren, yaz-kış demeden takımın peşinde koşan küçük bir taraftar topluluğu çağrıma olumlu cevap verdi.
Olayın ciddiyetinin farkında olan Antalyaspor yönetimi de Antalyalıları tribüne çekmek için dün bir adım attı ve bilet fiyatlarında indirime gitti. Deyim yerindeyse bilet fiyatlarını sudan ucuz tuttu ve şimdilik önemli bir adım attı.
Yukarıda ismini yazdığım, kurum ve kuruşlardan ise şimdilik bir ses yok.
Bundan sonra bir hazırlık yaparlar mı bilmiyorum. Ancak bunu kendilerinden beklediğimi belirtmeliyim. Buna hakkımız olduğunu da düşünüyorum. Zira bu kentten para kazanan, havasını teneffüs eden, nimetlerinden yararlananların kente karşı sorumluluğu var. Bu sorumlulukların başında da Antalya’nın en büyük marka değeri olan Antalyaspor geliyor. Dolayısıyla ona sahip çıkmak gerekir. Sanırım bu da öyle çok zor bir şey değil. İlk etapta kritik Rizespor maçında tribünleri doldurmak yeterli olacak.
Son olarak dünkü çağrımı bir kez daha yineliyorum. Lütfen cumartesi günü kimseye randevu vermeyin ve 16:00-18:00 saatleri arasında Antalya Arena Stadı’nda buluşalım.