Atatürk Kültür Parkı’nın düşündürdükleri

Abone Ol

Eski adıyla Hasan Subaşı Parkı. Yeni adıyla Atatürk Kültür Parkı. Cam piramidi, AKM'yi bünyesinde bulunduran parkımız. Kentimizin en değerli noktası. Falezlerle denizin buluştuğu yer. Vatandaşların gidip vakit geçirebilecekleri önemli bir cazibe merkezi.

Geçtiğimiz Pazar günü yolun buraya düştü. Uzun yıllardır gitmemiş, bu kadar detaylı gezmemiştim. Bisikletle park içinde yaptığım gezinti, parkın her noktasını görmemi sağladı.

Büyükşehir Belediyemiz orada güzel hizmetler yapmış. Kedilerin barınabileceği noktalar. Mama ve su sağlayan üniteler ve köpekler için bir de köpek parkı. İsteyen vatandaşlar köpeklerini oraya götürebilirler ve hoşça vakit geçirebilirler. Köpeklerini eğitebilirler.

Evet açığını söylemek gerekirse çağdaş bir kentin olmazsa olmazları bunlar. Bir yandan sokak hayvanlarına sahip çıkmak diğer yandan evcil hayvan besleyen kentliler için noktalar oluşturmak kentimiz için olmazsa olmazlardır.

Ancak tüm bunlar olurken kentimizde başka şeyler de oluyor. Kentin pek çok noktasında özellikle Kepez taraflarında sokaklarda başıboş gezen köpekler tehlike saçmaya devam ediyor. Oturduğum Yükseliş mahallesinde her sabah başıboş köpeklerin arasından işime gidip geliyorum.

Diğer yandan sokak hayvanlarına bakımda çağdaşlığı yakaladığımız gibi toplu ulaşımda çağdaşlığı yakalamanın neresindeyiz? Çok gerilerde olduğumuz su götürmez.

Sabah ve akşam saatlerinde belediye otobüslerinde balık istifi gibi gitmek çağdaş bir kente yakışıyor mu? Raylı sistem tüm dünyanın kabul ettiği en çağdaş ulaşım yöntemi iken neden kentimize bir baştan bir başa raylı sistem döşenmiyor? Halk rahat ettirilmiyor?

Atatürk Kültür Parkı'nı gezerken bunları düşündüm. Bir yanda en çağdaş imkan ve hizmetler diğer yanda da çağa hiç yakışmayan uygulamalar. İşte önümüzdeki yerel seçim ve Antalyalılar olarak yapacağımız tercih bu yüzden önemli. Kentimizde, bize her noktada çağdaşlığı sağlayacak bir yönetime ihtiyacımız var.