Antalya Haberleri

Atatürksüz gelişim raporuna sert tepki

Eğitim-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Millî Eğitim Bakanlığı’nın karne yerine getirmeyi planladığı ‘Gelişim Raporu’ uygulamasına sert tepki göstererek, “Atatürksüz gelişim raporundan vazgeçilmelidir” dedi

Abone Ol

Eğitim-İş Sendikası Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Millî Eğitim Bakanlığı’nın karne yerine getirmeyi planladığı “Gelişim Raporu” uygulaması ile ilgili konuşarak, söz konusu düzenlemenin öğrenciyi etiketlediğini, veliyi belirsizliğe sürüklediğini ve öğretmeni ağır bir angaryaya mahkûm ettiğini belirterek, uygulamanın derhal geri çekilmesi çağrısında bulundu. Millî Eğitim Bakanlığı’nın, 17 Ekim 2025 tarihinde yaptığı yönetmelik değişikliğiyle hayata geçirmeyi planladığı “Beceri Edinim Raporu” ve “Gelişim Raporu” uygulaması eğitim camiasında tartışma yarattı. Sadık Acar, 15 Ocak 2026 tarihli açıklamasında, yeni sistemin Cumhuriyet değerlerini eğitimden dışlamanın bir aracı haline getirildiğini ifade etti. Karne yerine verilecek raporlarda Atatürk ibare ve görsellerinin kaldırılmasının bilinçli bir tercih olduğunu savunan Acar, “Karne, bu ülkenin eğitim hafızasının bir parçasıdır. Atatürk’ün adının bu belgelerden çıkarılması, Cumhuriyet değerlerinin silinmesi anlamına gelmektedir” dedi.

‘Gelişim raporu değil, etiketleme’

Yeni sistemin pedagojik açıdan ciddi riskler barındırdığını söyleyen Acar, gelişim raporlarının çocukları desteklemek yerine "damgalama" işlevi gördüğünü dile getirdi. Acar, “Bir kazanımın olumsuz işaretlenmesi, velinin gözünde çocuğu ‘sorunlu’ hale getirebilir. Bu raporlar öğrenciyi güçlendirmez, etiketler” diye konuştu. Ayrıca raporların çok karmaşık olduğunu vurgulayan Acar, onlarca kazanımın yer aldığı bu belgelerin ne veli ne de öğrenci tarafından tam olarak anlaşılamayacağını, bunun da belirsizliği artıracağını söyledi.

‘Öğretmen evrak memuru değildir’

Uygulamanın öğretmenler üzerinde oluşturduğu bürokratik yüke dikkat çeken Sadık Acar, çarpıcı rakamlar paylaştı. Bir öğretmenin sadece 2. sınıf Türkçe dersinde öğrenci başına 87 kazanımı işaretlemesi gerektiğini belirten Acar, "35 kişilik bir sınıfta bu 3 binin üzerinde işaretleme demektir. Üçüncü sınıfta ise bu sayı 9 bini aşıyor. Öğretmen evrak memuru değildir, enerjisini kağıda değil öğrenciye harcamalıdır" dedi. Raporların okullara ve velilere ek mali yük getireceğini de savunan Eğitim-İş Başkanı, Bakanlığın basım maliyetlerini karşılamadığını ifade etti. Acar, bu durumun yükü dolaylı olarak velilere yansıtacağını, raporların süreç odaklı izleme amacından çok sonucu kaydeden formlar haline geldiğini belirtti.

‘Karne uygulaması sürdürülmelidir’

Sadık Acar, açıklamasını net bir çağrıyla tamamlayarak Milli Eğitim Bakanlığı'nı bu yanlıştan dönmeye davet etti: “Gelişim Raporu adı altında dayatılan bu uygulamadan derhal vazgeçilmelidir. Karne uygulaması sürdürülmeli; kazanımlara ilişkin değerlendirmeler sadece öğretmenin öğrenci dosyasında yardımcı belge olarak yer almalıdır. Bu raporlar asla bir dönem sonu resmi ölçme-değerlendirme belgesi haline getirilmemelidir.”