ATSO Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk'ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu'nda gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, talihsiz bir kaza sonucu hayatını kaybeden tarihçi ve yazar Giray Ercenk'i rahmetle andı. Hacısüleyman, Ercenk'in ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti.
Odanın yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, ekonomik gelişmelere dair görüşlerini meclis üyeleriyle paylaştı. 2025 yılını değerlendiren Hacısüleyman, 2024 yılında yaşanan zorlukların 2025'te de devam ettiğini belirterek, bu nedenle iyi bir yıl geçirilemediğini söyledi. Hacısüleyman, mevcut sıkıntıların 2026 yılına taşınmaması gerektiğini vurguladı. Küresel gelişmeler, ticaret, turizm ve tarım başlıklarında da değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait iş yerlerinde uygulanan kira bedellerindeki dengesizliğe dikkati çekti. Özellikle ara sokaklarda faaliyet gösteren küçük esnaf için bu durumun hakkaniyetli olmadığını ifade eden Hacısüleyman, mevcut ekonomik koşullar dikkate alınarak daha adil bir kira politikası izlenmesi gerektiğini söyledi.
'ZORLUKLARI 2026'YA TAŞIMAYACAĞIZ'
2025'e umutla başlandığını, yılın ilk üç ayından sonra 2024'te yaşanan zorlukların devam ettiğinin görüldüğünü belirten Hacısüleyman, 2025'in arzu edilen bir yıl olarak geride bırakılamadığını dile getirdi. Hacısüleyman, “2024'ün zorluklarını 2025'e taşıdık ancak 2025'in zorluklarını 2026'ya taşımak gibi bir niyetimiz yok. Yeni fikirlerle, inovasyonla ve doğru kararlarla bu yılı şekillendirmemiz gerekiyor" dedi. Dünya gündeminin yoğun olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, Venezuela, Grönland, İran, Gazze, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD-Çin arasındaki ticaret ve gümrük tarifelerinin hem 2025'i hem de 2026'yı etkileyeceğini söyledi. Antalya'nın dünyaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, kentte 6 binin üzerinde yabancı sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini ve bunun büyük bir iş birliği potansiyeli sunduğunu ifade etti.
EĞİTİM TATİLLERİ VE EKONOMİ
Yarıyıl tatilinin başlamasına da değinen Hacısüleyman, 18 milyon öğrenci ve 1 milyon 200 bin öğretmenin aynı anda hareket etmesinin ekonomiyi 15 güne sıkıştırdığını söyledi. Okulların aynı gün kapanıp açılmasının birçok sektörü olumsuz etkilediğini dile getiren Hacısüleyman, tatil takvimlerinin bölgesel ve iklim şartlarına göre yayılması gerektiğini ifade etti.
Yaklaşan bayram tatillerine de değinen Hacısüleyman, idari izin kararlarının son anda açıklanmasının iş dünyasını zorladığını belirterek, “Verilecekse bugünden açıklansın, verilmeyecekse de bugünden söylenmeli. 2026 yılının tatil takvimini şimdiden bilmek istiyoruz" diye konuştu.
ENFLASYON, FAİZ VE KUR
Enflasyonun en önemli mücadele alanlarından biri olduğunu söyleyen Hacısüleyman, 2025 enflasyonunun uzun yıllardan sonra ilk kez bu seviyelerde görüldüğünü ifade etti. TÜFE'nin yüzde 30,89, ÜFE'nin ise yüzde 20,07 seviyelerinde olduğunu belirten Hacısüleyman, 2026 yılında Merkez Bankası hedeflerine ulaşılmasını arzu ettiklerini söyledi.
Faiz oranlarının enflasyona bağlı olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, Antalya ekonomisi için kurun büyük önem taşıdığını belirterek, 2026'da kur artışının enflasyon seviyesinde seyretmesi beklentisini dile getirdi. Hacısüleyman, kurdan değil üretimden kazanmak istediklerini söyledi.
ANTALYA EKONOMİSİ
Antalya'nın Türkiye'nin 6'ncı büyük ekonomisi olduğunu belirten Hacısüleyman, Bursa ile aradaki farkın giderek kapandığını ve 2027'de ilk 5'e girilebileceğini ifade etti. Tarımda Türkiye ikincisi, hizmetlerde dördüncü, sanayide ise 15'inci sırada olunduğunu belirten Hacısüleyman, sanayi ve inşaatta istenilen seviyede olunmadığını söyledi.
Turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, 2025 yılında Antalya'ya gelen ziyaretçi sayısının 2024 ile neredeyse aynı seviyede kaldığını, artış sağlanamadığını ifade etti. Rusya ve Almanya'nın toplamda yüzde 46-47 payla ana pazarlar olduğunu belirten Hacısüleyman, bu durumun pazar çeşitliliği açısından risk oluşturduğunu ve yeni pazarlara yönelmenin zorunlu olduğunu dile getirdi.
KALEİÇİ VE VAKIF MÜLKLERİ
Kaleiçi'nin Antalya markasının merkezi olduğunu söyleyen Hacısüleyman, yetki karmaşası nedeniyle bölgede ciddi yapısal sorunlar yaşandığını ifade etti. Koruma ile ticari sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, aksi halde Kaleiçi'nin cazibesini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi. Vakıf mülklerinde yapılan yüksek kira artışlarının küçük esnaf üzerinde baskı yarattığını belirten Hacısüleyman, ana cadde ve ara sokak farklarının dikkate alındığı daha adil bir kira düzenine geçilmesi gerektiğini ifade etti.
TARIM VE SU YÖNETİMİ
Tarım verilerinin iyi gitmediğini söyleyen Hacısüleyman, küçük çiftçinin ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Girdi maliyetleri, fiyat dalgalanmaları ve pazarlama sorunlarının üreticiyi zorladığını belirten Hacısüleyman, en kritik başlığın su yönetimi olduğunu söyledi.
İklim değişikliği ve kuraklık riskine dikkati çeken Hacısüleyman, tarım, sanayi, turizm ve nüfusun ihtiyaçlarını birlikte ele alan, uzun vadeli ve bilimsel bir su yönetimi anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.