İnsan haklarını, ifade özgürlüğünü dillerine pelesenk eden Avrupa’nın emireri Hollanda, yaptıklarıyla o çok övündükleri medeniyeti çökertti adeta. Ağa babalarına güvenerek boyundan büyük işlere kalkışan Hollanda hak ettiği cevabı elbette alacaktır.
Bundan hiç kuşkum yok.
Nitekim iktidarıyla, muhalefetiyle herkes bu konuda hemfikir ve sevindirici olan da bu…
Ancak hala öküzün altında buzağı arayan, siyaset adına yanlış saflarda olmayı sürdürenler var. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası algı operasyonlarıyla “Darbeyi Erdoğan bizzat kendi organize etti” demeye getiren güruh şimdi aynı şeyi bu olayda yapmaya çalışıyor…
Aynı çevreler, Avrupa ülkeleriyle yaşanan bu gerginliğin de yine ‘bilerek/isteyerek’ yaşandığını öne sürüyor şu sıralar. Maksat belli. Milletin kafasını karıştırmak.
Fakat hesap edemedikleri bir şey var, bu millet aptal değil…
Asıl aptallık, asırlardır bu millete düşmanlık etmiş ve bu düşmanlıklarından asla vazgeçmemiş haçlı zihniyetinin bu ülkenin yararına bir şeyler yapacağına inanmak…
Asırlarca Osmanlı hakimiyeti altında kalmış, varlıklarını devam ettirebilmek için vergi ödemiş bu Avrupa pespayeleri, bugün farklı yollarla intikam alma peşinde. Güçlü bir Türkiye istemiyorlar.
Niye?
Çünkü korkuyorlar. Çünkü güçlü Türkiye onlara tarihlerini hatırlatıyor. Tarihin tekerrür etmesinden korkuyorlar. ‘Zayıf olsun, ipleri elimizde bulunsun, istediğimiz tarafa çekelim, yönlendirelim’ istiyorlar ama nafile. Bu millet artık uyandı. Artık o 70 sente muhtaç Türkiye yok karşılarında. Kendi silah sanayisini kurmuş, kendi kaynaklarıyla ayakta durabilen, dev yatırımlar yapabilen ve bulunduğu coğrafyada lider ülke konumuna gelmiş bir Türkiye var.
Bunun için yıllardır terörü besliyorlar sinsi sinsi...
Bu yüzden bize düşman kim varsa onun destekçisi oluyorlar arkamızdan…
Daha yakın zamanda yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişiminde de gördük gerçek yüzlerini. Darbeciler hezimete uğrayınca resmen üzüldüler. Çünkü darbe başarılı olsaydı uzun yıllar oynatabilecekleri bir kukla yönetim işbaşına gelmiş olacaktı. Yine uzun yıllar kedinin fareyle oynadığı gibi oynayacaklardı bu milletle. Olmayınca yine teröre sarıldılar…
Hatırlayın bir anda başladı terör olayları. Yıllardır besleyip semirttikleri örgütleri saldılar üzerimize. Fakat yine olmuyor. Yine istedikleri sonucu alamıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti terör odaklarını inlerinde bir bir bulup yok ettikçe daha da kudurdular. İşte son yaşanan olaylar bu kudurmuşluğun tezahürü. Gözleri o kadar döndü ki, o çok savundukları insan haklarını, ifade özgürlüklerini, demokrasiyi filan bir anda rafa kaldırıp faşist bir tavır ortaya koydular. Maskeleri düştü ve iğrenç yüzlerini bu kez saklayamadılar. Olsun. Her şerde bir hayır, her hayırda bir şer vardır. Bu şerden de bir hayır çıktı. Dostumuzu, düşmanımızı bir kez daha görmüş olduk…
Bazıları, “Eyvah Avrupa ile de düşman olduk. Zaten Ruslarla aramız limoni, ne olacak bu turizmin hali” feryatlarına başladı. Merak etmeyin. Hiçbir şey olmaz. Bu ülke ne badireler atlattı. Yokluklar ve çaresizlikler içinde çırpındığı bir dönemde dahi Çanakkale destanını yazan bu millet iş başa düştüğünde her fedakarlığı yapar. Alman, Hollandalı, Belçikalı vs. gelmezse başkaları gelir.
Dünyanın sonu değil…
Bizim onlara ihtiyacımız olduğu kadar onların da bize ihtiyacı olduğunu da unutmamak lazım. Türkiye bugün sadece Avrupa için değil dünya geneli için çok iyi bir pazar. Kullandığımız ürünlerin önemli bir bölümü Avrupa patentli. Yani biz bu işten zararlı çıkarsak onlar da en az bizim kadar zarar eder.
Onun için ah vah etmeye, yandık/bittik edebiyatına gerek yok.
Hiçbir şey onurumuzdan üstün olamaz/olmamalı…