Balkan geleneği olan ve ‘Baba Marta’ (Marta Nine) günleriyle başlayan Marteniçka adetini yaşatan vatandaşlar, beyaz ve kırmızı iplerle örülü bileklikleriyle baharı selamlıyor. Mart ayının girmesiyle birlikte, kökeni Balkanlara dayanan ve yüzyıllardır süregelen Marteniçka geleneği yeniden canlandı. Dileklerin tutulduğu, sağlık ve bereket temennilerinin beyaz ve kırmızı iplerde düğümlendiği bu özel aksesuar, özellikle son yıllarda popülerliğini artırarak geniş kitleler tarafından benimsendi.
Beyaz saflık, kırmızı sağlık
Kırmızı ve beyaz iplerin birbirine dolanmasıyla hazırlanan Marteniçka bilekliklerinde; beyaz renk uzun ömrü ve saflığı, kırmızı renk ise sağlık ve gücü temsil ediyor. İnanışa göre, bu bileklikler Mart ayı başında takılıyor ve baharın ilk müjdecisi olan leylek veya kırlangıç görülene kadar bilekten çıkarılmıyor. Geleneksel inanışın en dikkat çekici kısmı ise bilekliğin çıkarılma anı. İlk leylek görüldüğünde, bilekteki Marteniçka çıkarılarak çiçek açmış bir ağaç dalına bağlanıyor. Bu ritüelin, kişinin o yıl boyunca tuttuğu dileklerin gerçekleşmesini ve doğanın bereketiyle bütünleşmesini sağladığına inanılıyor.
‘Satın alınmıyor, hediye ediliyor’
Marteniçka geleneğinin en önemli kurallarından biri, bu bilekliklerin kişisel olarak satın alınmaması. Gerçek anlamını bulması için bir yakını tarafından hediye edilmesi gereken Marteniçkalar, bu yönüyle toplumsal bağları ve dostlukları da güçlendiriyor. Pek çok noktada kurulan tezgahlarda ve el emeği çarşılarında yerini alan Marteniçkalar, sadece bir aksesuar değil, aynı zamanda kışın bitişi ve umut dolu günlerin başlangıcı olarak görülüyor.