Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen 'Gökküre : Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılarda Matematik Bilimleri Sergisi’nin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bilim ve teknoloji noktasında her şeyin Batı tarafından insanlığa kazandırıldığı gibi büyük bir yalanın çocuklarımıza eğitim diye dikte edilmesine sessiz kalınması, meydanın yapılamazcılara, olmazcılara, ne gerek varcılara bırakılması bize çok pahalıya mal olmuştur. Ancak zihinleri boğan bu yalan ve yanlış seline, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 24 yıldır bir set çekilmiş, tarihine ve kültürüne sahip çıkan, bunlardan beslenen öz güveniyle her alanda öncülük ve özgünlük gömleğini yeniden üzerine giyen bir nesil ilim ve teknoloji meydanına çıkmıştır. Bu ülkenin bilim insanları, mühendisleri, araştırmacıları kendilerine fırsat sunulduğunda neleri başarabileceklerini çok net ortaya koymuşlardır ve koymaya devam etmektedirler" dedi.
Osmanlı dönemindeki matematik bilimlerine, astronomiye ve bu alandaki tarihi değişimlere ışık tutan eserlerin yer aldığı 'Gökküre: Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılarda Matematik Bilimleri Sergisi’nin açılışı Rami Kütüphanesi’nde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımı ile ‘gerçekleşti. Programa ayrıca Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı (TÜYEK) Coşkun Yılmaz ve Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu da katıldı. Konuşmaların ardından günün anısına sergi kataloğu Bakan Ersoy’a hediye edildi. Hatıra fotoğrafının ardından sergiyi gezen Bakan Ersoy, yetkililerden detaylı bilgi aldı.
'TAKİYYÜDDİN RASID'IN DOĞUMUNUN 500’ÜNCÜ YILINI İDRAK EDİYORUZ'
Açılış Programında konuşan Bakan Ersoy, "Osmanlı bilim tarihinin en istisna şahsiyetlerinden biri olan Takiyyüddin Rasıd'ın doğumunun 500’üncü yılını idrak ediyoruz. ‘Gökküre: Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılarda Matematik Bilimleri’ sergisi bu yıl dönümüne özel planlanan etkinliklerimizin ilkidir. Sergimiz 16’ncı yüzyıl Osmanlı dünyasının matematik, astronomi ve teknoloji alanlarında ulaştığı seviyeyi, doğrudan birinci el kaynaklar olan yazma eserler üzerinden idrak etme imkanı sunmaktadır. İstanbul Rasathanesi’nin kurucusu olan Takiyyüddin Rasıd gözlem yöntemleri, matematiksel hesaplamaları ve optik alanındaki kuramsal çalışmalarıyla döneminin dünya ölçeğindeki en ileri bilim insanları arasında yer almıştır. Bugün burada sergilenen nadide eserler, onun ve temsil ettiği ilmi çevrenin entelektüel derinliğini göstermesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Sergimiz yazma eserler ve tarihi astronomi aletleriyle onun şahsında aslen bir döneme, özgün eser, bilgi, icat ve uygulamalara ışık tutmaktadır. Biz, bugünün bilim dünyasının üzerinde yükseldiği bilgi ve icatların kaşifi ve mucidi olan, insanlığının ufkunu ilmin ışığıyla aydınlatan Türk-İslam medeniyetinin varisleriyiz. Takiyyüddin Rasıd bu gerçeğin 16’ncı yüzyıldaki simgesidir" dedi.
‘TÜYEK, YAKLAŞIK 800 BİN YAZMA VE NADİR MATBU ESERİYLE DÜNYANIN EN BÜYÜK KOLEKSİYONUNA SAHİP OLAN KURUMDUR’
Bakan Ersoy, "Çok uzun yıllar boyu bu büyük mirasa sahip çıkılmamış olması, bilim ve teknoloji noktasında her şeyin Batı tarafından insanlığa kazandırıldığı gibi büyük bir yalanın çocuklarımıza eğitim diye dikte edilmesine sessiz kalınması, meydanın yapılamazcılara, olmazcılara, ne gerek varcılara bırakılması bize çok pahalıya mal olmuştur. Ancak zihinleri boğan bu yalan ve yanlış seline, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 24 yıldır bir set çekilmiş, tarihine ve kültürüne sahip çıkan, bunlardan beslenen öz güveniyle her alanda öncülük ve özgünlük gömleğini yeniden üzerine giyen bir nesil ilim ve teknoloji meydanına çıkmıştır. Bu ülkenin bilim insanları, mühendisleri, araştırmacıları kendilerine fırsat sunulduğunda neleri başarabileceklerini çok net ortaya koymuşlardır ve koymaya devam etmektedirler. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler, her sahada kaleme alınmış yazma eserlerimize sahip çıkmakla elbette ilmin banisi olan ecdadımızın bu sahadaki mirasını da koruyor, dünyanın en büyük yazma eser koleksiyonunu, ilme talip olmuş bugünün ve yarının alimlerinin hizmetine sunuyoruz. Kısa adı TÜYEK olan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımız bu alanda mirası varise kavuşturmanın aralıksız mesaisini yürütmektedir. TÜYEK, yaklaşık 800 bin yazma ve nadir matbu eseriyle dünyanın en büyük koleksiyonuna sahip olan, İslam ve Türk tarihinin ortak hafızasını muhafaza eden kurumdur” ifadelerini kullandı.'
‘12-13 KASIM TARİHLERİ ARASINDA YAZMA MUSHAFLAR SEMPOZYUMU’NU GERÇEKLEŞTİRİLECEK’
Bakan Ersoy, "TÜYEK, sorumluluk sahasında dünyadaki ilmi ve mesleki gelişmeleri yakından izlemekte, yetkin kurum ve kişilerce yapılan her çalışmadan istifade etmektedir. Ancak memnuniyetle ifade etmek isterim ki gerek organizasyon gerek yönlendirme noktasında liderliği yine kendi elinde bulundurmaktadır. TÜYEK, 2025 yılında dünyanın en büyük katılımlı uluslararası yazma eser sempozyumunu gerçekleştirmiştir. İnşallah bu yıl 12-13 Kasım tarihleri arasında da dünyadan yüzlerce uzmanın müracaat ettiği Yazma Mushaflar Sempozyumu’nu gerçekleştirecektir. Bunun yanında çalıştaylar, konferanslar, seminerler, paneller birbirini takip etmektedir. Bugün olduğu gibi sergi etkinlikleri ile de bizlere ilmî ve edebi bu zengin mirası bırakan büyüklerimizi yad etmeye, isimlerini, eserlerini, başarılarını insanımızın öğrenmesi için bir kapı açmaya, bilinirliklerini ve onlara dair farkındalığı artırmaya devam ediyoruz" dedi.
'SAHİBİNİ TANIMADAN ESERİ AYAKTA TUTMAK, ANLAMAK, DEĞERİNİ İDRAK ETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR’
Bakan Ersoy, “Açılışını yaptığımız ‘Gökküre: Değişimler Çağı Şafağında Osmanlılarda Matematik Bilimleri’ sergisi ve bu serginin kitapçığı TÜYEK’in nasıl çalıştığına dair çok güzel bir örnektir. Burada, 16’ncı yüzyıl Osmanlı ilim dünyasının matematik bilimleri ve teknoloji alanlarında ulaştığı seviyeyi hem yazma eserler hem de tarihi bilim aletleri aracılığıyla ortaya koyuyoruz. Bunu kitaplaştırarak da bu bütüncül yaklaşımın ortaya koyduğu bilgiyi kalıcı kılıyor ve sonrasında da geniş kesimlerce faydalanabilir olmasını sağlıyoruz. Bizim derdimiz asla sadece göstermek değildir. Kalıcı bir öğrenme, bilinç ve farkındalık oluşturma ve bunların sürekliliğini tesis etmektir. Zira medeniyetler, büyük alimlerin, ediplerin, fikir adamlarının, asker ve yöneticilerin eseridir. Sahibini tanımadan eseri ayakta tutmak, anlamak, değerini idrak etmek mümkün değildir. Aynı şekilde eserleri muhafaza etmeden de banisini anlamak, büyüklüklerini idrak etmek, miraslarını sahiplenmek mümkün olmaz. TÜYEK bu çift yönlü ilişkiyi en doğru şekilde sürdürmekte; hem eseri hem banisini muhafaza ederek geçmişle gelecek arasında köprü kurmakta; hafızamızın, öz benliğimizin, özgün algı ve anlayışımızın, milli ve manevi mirasımızın teminatı olmaktadır” diye konuştu.
SERGİ EYLÜL SONUNA KADAR AÇIK
Sergi, Osmanlı bilim mirasını ve o dönemin bilimsel gelişimini merak edenler için Rami Kütüphanesi'nde Eylül sonuna kadar ziyaretçileriyle buluşacak.