Gündem

Bakan Yumaklı: Tarımsal kayıplarımızı 2026'da geri alacağız

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "2025 yılının hem kuraklık açısından hem zirai don açısından bütün kategoriler, başlıklarda tarımsal üretimimizi etkilediği gerçek. Ancak 2025 yılında bizlerin yüzleştiği ve karşılaştığı ancak gıda hal güvenliği açısından sorun teşkil etmeyen bu husus, 2026 yılında inşallah bütün kayıplarımızı geri almak şeklinde zuhur edecektir" dedi.

Abone Ol

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi ziyaret için Yalova'ya geldi. Valiliği ziyaretinin ardından Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen Sektör Paydaşları Toplantısı’na katılan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, gıda güvenliği ve yeşil vatan vurgusu yaptı. Bakan Yumaklı, "Bütün dünyada stratejik önem kavramının ifade edildiği bir değerler bütünü olduğunu ifade etmek istiyorum. Artık gıda güvenliği, su, yeşil vatan, bunlar bir ülkenin stratejik önceliklerinin arasına diğer önemli hususlarla birlikte girmiş durumda. Dolayısıyla hem iklim krizi hem küresel konjonktür sektörümüzü bu anlamda etkileyen kritik riskler arasına girmiş durumda. Türkiye, büyük bir ülke. Sahip olmuş olduğu değer itibarıyla her sektörde olduğu gibi son 23 yılda tarım-orman sektöründe de dayanıklılığı önceleyen, gelişmeyi önceleyen, birbirleriyle kaliteyi önceleyen politikaları her zaman için gündeminde tutmuş ve bu alandaki ve bu anlamdaki gelişmeleri sürekli takip etmiş durumda. Gıda arz güvenliği sağlamamız gereken 86 milyon vatandaşımız var. İhtiyacımız olan gıdamızı, sofranıza gelecek olan ürünü elde etmekle alakalı hiçbir sorun yaşanmaması temel olarak sadece bizim kendi vatandaşlarımızın değil, aynı zamanda ülkemize gelen başta turistler olmak üzere transit olanlar da dahil kimler varsa gıda ihtiyacının karşılanması bu manada önemli. Dolayısıyla bunları her geçen gün biraz önce söylemiş olduğum iklim değişikliği başta olmak üzere tüm konjonktürel etkiler ve kritik risklerle beraber yönetmek durumundayız" diye konuştu.

'SUYU MERKEZE ALAN TARIMSAL ÜRETİM PLANLAMASINI HAYATA GEÇİRDİK'

Suyu merkeze alan tarımsal üretim planlamasını hayata geçirdiklerini ifade eden Bakan Yumaklı, "2024 yılının son çeyreğinde hem üreticilerimizin çok ciddi bir şekilde sahiplenmesi hem de bizim bu manada uygulamış olduğumuz programın çalışıyor olması, yönlendirici etkilerini görmemiz, birinci senenin sonunda bizlere büyük ümit vermiş durumda. Aynı ciddiyetle, aynı kararlılıkla devam edeceğiz inşallah. Yeni destekleme modelimiz, uygulanan tarımsal krediler, uluslararası fonlar, bunların hepsinin tamamını tarımsal üretim planlamasıyla entegre etmiş vaziyetteyiz. Üretim sezonu başında açıklanan ve 3 yıllığına açıklanan destek modeli bu manada öngörü açısından çiftçilerimize, üreticilerimize bir avantaj sağlamış durumda. Yine hayvansal üretimle alakalı 2024 yılının başında bir yol haritası açıkladık. Bu yol haritasını herhangi bir şekilde bir ara vermeden ya da esnemeden aynı şekilde devam ediyoruz. Bunun da etkilerini, pozitif etkilerini görmüş, durumdayız. İnşallah hem hayvansal üretimle ilgili üretim planlamasını hem de bitkisel üretimle ilgili, su ürünleriyle ilgili üretim planlamasını kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" dedi.

'2026 YILINDA KAYIPLARIMIZI GERİ ALACAĞIZ'

Zirai don nedeniyle tarımsal üretimin etkilendiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, kayıpların 2026 yılında geri alınacağını belirterek, "2025 yılının hem kuraklık açısından hem zirai don açısından bütün kategoriler, başlıklarda tarımsal üretimimizi etkilediği gerçek. Ancak 2025 yılında bizlerin yüzleştiği ve karşılaştığı ancak gıda hal güvenliği açısından sorun teşkil etmeyen bu husus, 2026 yılında inşallah bütün kayıplarımızı geri almak şeklinde zuhur edecektir. Bunun da bundan müjdesini vermiş olalım" diye konuştu.

'YALOVA'NIN TARIM, ORMAN VE SU POTANSİYELİNİ BİLİYORUZ'

Yalova'ya verilen desteklerin de devam edeceğini söyleyen Yumaklı, "Bakanlık olarak Yalova'nın tarım, orman ve su potansiyelini biliyoruz. Bu şirin, sıcak ve samimi ilin, merkezi bir noktada olması son derece önemli. Türkiye'nin en çok tarımsal üretimi tüketen, yaklaşık yüzde 25 civarında üretilen bütün tarımsal ürünlerin tüketildiği İstanbul'a yakın olması, diğer geçiş noktalarında bir bağlantı noktası olması son derece önemli. Dolayısıyla bizim her başlıkta desteklerimiz bu ilimize devam edecek. Aronya, kestane balı, kivi, süs bitkileri konusunda herhalde bütün Türkiye'ye öğreten Yalova. Dolayısıyla bu konularda da ve daha potansiyeli olan diğer konularda da kırsal kalkınma destekleri başta olmak üzere bu ürünlerin modern şartlarda üretilmesi, pazarlanması ve marka haline gelmesi için yine çalışmaya hep birlikte sektörümüzle devam edeceğiz. Bu desteklerin tamamı, bahsetmiş olduğum programların tamamı Yalova'daki tarımsal üretimi güçlendirmek, tarımsal sanayiye çok hızlı bir şekilde geçişin sağlanmasını elde etmek amacını taşıyor. Tabii bu işin bir de istihdam yönü var. Son dönemde özellikle tarımsal istihdamla ilgili bütün ülkelerin endişe duyduğu, çözümler geliştirmeye çalıştığı bir dönemde hem üretici gelirlerinin belli bir seviyenin üzerinde olması hem kaliteli ve verimli üretimin yapılması bu manada önemli" dedi.

'GENÇ VE KADIN GİRİŞİMCİLERE POZİTİF AYRIMCILIĞIMIZ DEVAM EDECEK'

Genç ve kadın girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini belirten Yumaklı, "TKDK destekleri var biliyorsunuz. Avrupa Birliği ile ortaklaşa takip ettiğimiz bir program. Mart ayında kamuoyuyla 2026 takvimini paylaşmıştık. Geçen ay da kırsal kalkınma yatırımları programının proje başvuru sürecini başlattık. Biraz önce söylemiş olduğum şeylerin tamamını hayata geçirmek adına bakanlığımız belli takvimde belli programları yayınlıyor. Dolayısıyla bu desteklerin hibe destekleri başta olmak üzere Yalova'nın üretimine çok önemli katkıda bulunacağını ifade etmek istiyorum. Diğer bir husus altını çizmek istediğim; bizim tarımsal üretimle alakalı özellikle içinde olmasını istediğimiz kesim genç kardeşlerim, kadın girişimcileridir. Bu kardeşlerimize pozitif ayrımcılık yapmaya devam edeceğiz. 2026 yılındaki kırsal kalkınma destekleri minimum yüzde 20'sini biz kadın ve genç girişimci kardeşlerimize ayırmış durumdayız. O yüzden ben Yalova başta olmak üzere ülkemizdeki bütün kardeşlerimi buna başvurmaya davet ediyorum. Hele ki bahsettim Yalova gibi tarımsal tüketimi son derece yüksek bir ilin hemen yanında olması, Yalova'ya pazar anlamında da üretmiş olduğu ürünleri satma anlamında da büyük bir kolaylık sağlıyor. Çok önemli" diye konuştu.

'KALEDERE GÖLETİ'Nİ ÖNÜMÜZDEKİ SENENİN SONUNA KADAR TAMAMLAYACAĞIZ'

Yalova'ya yapılan yatırımlara ilişkin de Bakan Yumaklı, "Bugün burada ilk kez balıkçılık ve su ürünleri alanında da bu potansiyeli daha ileriye taşımak adına önemli bir projeyi hayata geçireceğiz. Bir ilk olarak Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi, Akdeniz'in en büyüğü olacak. Bu da bugün açılışını yapacağımız tesis, Yalova'mıza hayırlı uğurlu olsun. Armutlu Kaledere Göleti, bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Yalova'nın içme suyu ihtiyacı için önemli. Bu yatırımları inşallah önümüzdeki senenin sonuna kadar, hatta belki de ona varmadan tamamlayacağız. Yine Armutlu Yumrudere ve Çınarcık Ortaburun sulaması, malumunuz bu da tamamlandı ve 3 bin 180 dekar arazi sulamaya açılmış durumda. Daha doğrusu hazır hale geldi. Artık kullanılabilir nitelikte" dedi.

'SU ÜRÜNLERİ İHRACATIMIZ BUGÜN 2,3 MİLYAR DOLARI AŞTI'

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sektör Paydaşları Toplantısı’nın ardından Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi'nin açılışını gerçekleştirdi. 23 yılda su ürünlerinde önemli bir dönüşüme imza attıklarını belirten Bakan Yumaklı, bu süre zarfında 600 bin ton olan üretimin bugün 1 milyon tonu aştığına dikkat çekerek, "Bugün dünya; iklim değişikliği, salgın hastalıklar, savaşlar, göç hareketleri ve su krizleri gibi küresel risklerle karşı karşıya. Bu tablo, gıda arz güvenliğinin artık ülkeler için stratejik bir güvenlik meselesi haline geldiğini açıkça gösteriyor. İşte tam da bu nedenle su ürünleri sektörü, geleceğin en stratejik üretim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Denizlerimiz, iç sularımız ve yetiştiricilik kapasitemiz ülkemiz için büyük bir ekonomik ve stratejik güçtür. 23 yılda su ürünlerinde önemli bir dönüşüme imza attık. Bu başarıda emeği ve alın teri olan tüm sektör temsilcilerimize teşekkürü bir borç biliyorum. Bu süre zarfında, 600 bin ton olan üretimimiz, bugün 1 milyon tonu aştı. Özellikle yetiştiricilik üretimimiz, aynı dönemde 625 bin tonun üzerine çıkarak 10 kattan fazla büyüdü. Su ürünleri ihracatımız ise bugün 2,3 milyar doları aşarak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı" dedi.

'MAVİ YÜZGEÇLİ ORKİNOS KOTAMIZ 3 BİN 95 TONA YÜKSELTİLDİ'

Mavi yüzgeçli orkinos kotasının, yaklaşık yüzde 20 artırılarak 3 bin 95 tona yükseltildiğini ifade eden Bakan Yumaklı, "Türk somonu, levrek ve çipura gibi ürünlerimiz artık Avrupa’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada tercih ediliyor. Türkiye bugün su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’nın lider ülkeleri arasında yer alıyor. Su ürünleri sektöründe ortaya koyduğumuz başarıları artık yalnızca biz değil, dünya da görüyor. Uluslararası kuruluşların raporlarında Türkiye’nin adı; üretimiyle, filosuyla, yetiştiricilik gücüyle ve sürdürülebilir balıkçılık vizyonuyla öne çıkıyor. Eskilerin güzel bir sözü vardır, 'Marifet iltifata tabidir'. Başarı; takdir gördükçe büyür, emek değer buldukça güçlenir. Bugün gururla ifade etmek isterim ki Türkiye artık yalnızca kendi denizlerinde faaliyet gösteren bir ülke değil, küresel ölçekte söz sahibi bir balıkçılık ülkesi haline geldi. Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan GFCM (Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu) bölgesinde, deniz balıkçı filosunun yüzde 17,4’üne sahip. Deniz avcılığında yüzde 31,4’lük pay ile güçlü bir konumda. Deniz yetiştiriciliğinde ise yüzde 43’lük payla birinci sırada yer alıyor. Bu tablo ülkemizin ne kadar büyük, güçlü ve stratejik bir balıkçılık ülkesi olduğunun en somut göstergesidir. Ayrıca ülkemizin Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu nezdindeki etkin temsili sayesinde mavi yüzgeçli orkinos kotamız yaklaşık yüzde 20 artırılarak, 3 bin 95 tona yükseltildi. Bugün ve yarın, balıkçı gemilerimiz orkinos avı için denizlere açılacak. İçlerinde Yalovalı balıkçılarımız da olacak. Bu vesileyle tüm balıkçılarımıza gönülden 'Rastgele' diyorum" diye konuştu.

'SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİK ÜRETİMİNDE AVRUPA'DA 2'NCİ SIRADAYIZ'

Bakan Yumaklı, Türkiye'nin, su ürünleri yetiştiricilik üretiminde Avrupa'da 2'nci sırada olduğunu belirterek, "Uluslararası Balinacılık Komisyonu’na tam üye olduk. Hint Okyanusu Ton Balıkları Komisyonu’na ise gözlemci üye olarak kabul edildik. Bu gelişmeler sayesinde Türk balıkçılığı, artık yalnızca kendi karasularında değil Atlantik’ten Hint Okyanusu’na, dünyanın dört bir yanında varlık gösteriyor. Attığımız bu güçlü adımların sonucu olarak Türkiye su ürünleri yetiştiricilik üretiminde Avrupa’da 2’nci, dünyada ise 15’inci sıraya yükseldi. Ancak biz mevcut başarıları kafi gören bir ülke değiliz. Önümüze yeni ve daha büyük hedefler koyuyoruz. İnşallah 2028 yılında 750 bin tonu yetiştiricilikten olmak üzere, toplam 1 milyon 200 bin ton üretime ulaşmayı, su ürünleri ihracatımızı ise 3 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz" dedi.

'2025 YILINDA TOPLAMDA 207 BİN DENETİM YAPTIK'

2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen denetim rakamlarını da açıklayan Yumaklı, "Devletimizin bu konudaki iradesini açıkça ortaya koyuyor. 2025’te toplam 207 bin denetim yaptık. Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında 550 ton su ürününe el koyduk. Mevzuata aykırı faaliyet gösterenlere 170 milyon lira idari yaptırım uyguladık. 84 balıkçı gemisine ve 2 binden fazla yasa dışı av aracına el koyduk. Buradan açık ve net ifade etmek isterim. Denizlerimizin hakkını koruma konusunda hiçbir ihmale, hiçbir kaçak avcılığa ve hiçbir sorumsuzluğa müsamaha göstermeyeceğiz. Kurallara uymayanların gözünün yaşına bakmıyoruz ve bakmayacağız. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi de bu güçlü iradenin somut bir göstergesidir. Bu merkez sayesinde balıkçılık faaliyetlerinin anlık izlenmesi, yasa dışı avcılığın önlenmesi, deniz ekosisteminin korunması ve sahadaki denetim birimlerimizin koordinasyonu çok daha güçlü hale gelecek. Ayrıca bölgesel balıkçılık yönetim organizasyonları kapsamında avcılık yapan yabancı gemileri de uluslararası kurallar ve ilgili veri paylaşım mekanizmaları çerçevesinde takip edecek, değerlendirecek ve gerekli koordinasyonu sağlayacağız. Artık denizlerimizde daha güçlü teknoloji, daha etkin denetim ve daha sürdürülebilir bir yönetim anlayışı hakim olacak" diye konuştu.

'DENETİM BİRİMİNİ ÇANAKKALE'DE KURACAĞIZ'

Yalova'da açılışı gerçekleştirilen Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi'nin Çanakkale'de de 'Kuzey Ege Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi' olarak kurulacağını söyleyen Bakan Yumaklı, "Açılışını yaptığımız bu merkeze bağlı olarak çalışacak Kuzey Ege Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Birimi'ni Çanakkale’de kuracağız. Aynı şekilde Güney Ege’de ise benzer bir yapılanmayı hayata geçireceğiz. Önümüzdeki günlerde 7 yeni kontrol gemisini daha envanterimize katacağız. 12 metre ve üzerindeki balıkçı gemilerimizde kullanılan Balıkçı Gemisi İzleme Sistemi cihazlarını yenilemeye başladık. Böylece denizlerimizdeki avcılık faaliyetlerini daha güçlü bir dijital altyapıyla izleyeceğiz" dedi.

'SUCUL CANLILARI KURTARMA VE REHABİLİTASYON MERKEZİ KURUYORUZ'

Sucul Canlıları Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nin kurulacağını ve Marmara Denizi Biyoçeşitlilik Projesi'nin de hayata geçirileceğini dile getiren Bakan Yumaklı, "Bu anlayış doğrultusunda bu merkezin yanında, Sucul Canlıları Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi kuruyoruz. İnşallah proje çalışmalarını yıl sonuna kadar tamamlayacağız. Bu merkezde sucul canlılar çeşitli nedenlerle yaralandıklarında tedavileri sağlanacak, rehabilite edilecek ve yeniden doğal yaşam alanlarına kazandırılacak. Zira biz biliyoruz ki denizler yalnızca ekonomik bir kaynak değil, aynı zamanda korunması gereken büyük bir doğal mirastır. Bu bilinçle, Marmara Denizi’nin korunması ve biyolojik zenginliğinin gelecek nesillere aktarılması için 'Marmara Denizi Biyoçeşitlilik Projesi'ni de hayata geçireceğiz. İnanıyorum ki attığımız bu adımlar sayesinde Türkiye su ürünlerinde sadece üretim gücüyle değil, denizlerini koruyan, sürdürülebilirliği önceleyen ve ekosistem yönetiminde örnek gösterilen lider ülkelerden biri olacak" diye konuştu.

Konuşmaların ardından merkezin açılışı yapıldı. Açılışın ardından Bakan Yumaklı, denize deniz patlıcanı salımı gerçekleştirdi.