Barış

Abone Ol

Ama dört bir yanımız yangın yeri.

Suriye’de iç savaş var, her gün yüzlerce masum kadın ve çocuk ölüyor.

Irak da keza öyle.

İŞİD terörü kol geziyor. Kelle kesip marifetmiş gibi basına servis ediyor. Türkmen köylerini basıyor yaşlı, kadın çocuk demeden insanları kurşuna diziyor.

Ezidi Kürtlerini evlerinden yurtlarından etti. Binlerce gencini hunharca öldürdü, çocukları ve kadınları rehin aldı. Kadınları köle pazarlarında satıyor, okullarda sanat ve kültürel derslere yasak getirdi.

Sadece Türkmen ve Kürtler IŞİD’in hedefinde yok. Süryani, Şii, kısacası kendisi gibi olmayan, düşünmeyen herkesi hedef alıyor.

Filistin’de de durum çok farklı değil. Her gün kadın ve çocuklar İsrail’in saldırıları sonucu hayatını kaybediyor. Binlercesi de evinden yurdundan oldu. Sakat kalanların sayısı azımsanmayacak kadar büyük.

Lübnan, Mısır, kısacası Ortadoğu yangın yeri gibi.

Birilerinin, daha doğrusu batı ve Amerika’nın işine geldiği için bu savaşlar sürüyor. Kan ve gözyaşı dinmiyor. Terörün tehdidi altında olan batılı ülkeler savaşın başrol oyuncuları durumunda. Ancak bu terör belası eninde sonunda yine onları bulacaktır. Bundan kaçarları yok.

Türkiye’de ise durum daha farklı.

Ülkenin Doğu’sunda 30 yıl süren savaş güçlü bir iradenin sonucu şimdilik yerini barışa bıraktı. Yaklaşık bir buçuk yıldır ciddi bir çatışma yaşanmadı. Kan akmadı. Bölgeye bahar geldi. Ekonomi rayına oturdu. Yatırımlar arttı. Yüzler gülmeye başladı. Yaşanan bu olumlu gelişme hepimizde rahatlama ve geleceğe daha güvenle bakmayı sağladı. Sürecin sürmesi gerekir. Bugüne kadar güçlü bir irade ortaya koyanlar, aynı kararlığı devam ettirmesi halinde mutlu sona ulaşacağımız kanaatini taşıyorum.

Boşuna dememişler “En kötü barış savaştan daha iyidir” diye. Gerçekten öyle. Türkiye’de henüz tam anlamıyla bir barış sağlanmamasına rağmen atılan olumlu adımlar bile insanda bir rahatlama sağlıyor. Yukarıda da bunlara değindim. Gerçekten Türkiye’de bir huzur ve güven ortamı oluştu. Bu net olarak görülüyor. En azından analar ağlamıyor, toprağa kan dökülmüyor. Bu bile her şeyi anlatmaya yeter.