BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Abone Ol

Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleriyle güvence altına alınmış, demokratik hukuk devletinin temeli... Hepimizin haber alma özgürlüğü için, basın özgürlüğü sadece basın emekçilerinin değil, tüm vatandaşların önem vermesi gereken bir kavram. Bu yazıyı ben kaleme aldığımda tarih 3 Mayıs 2026’ydı: Dünya Basın Özgürlüğü Günü.

Paris merkezli "Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)", Türkiye'nin, basın özgürlüğü açısından sıralanan 180 ülke arasından 163. sırada olduğunu belirtti. Geçen yılki raporda, Türkiye 159. sıradaydı.

1 Mayıs'ta, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) seçimlerinde, 75 odaya bağlı, yaklaşık 120 bin esnafı ilgilendiren bu önemli oylama için 633 delege sabah saatlerinde Kepez Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde oy kullanmak için biraraya geldi. Ancak, seçimlerin şeffaflığına da destek olmak için orada bulunan gazeteciler, polis eşliğinde dışarı çıkarıldı. Sormak istiyorum: Basın işçileri, İşçi Bayramı'nda bu muameleyi haketti mi? Ayrıca, halkın sesi olup esnafı bilgilendirecek gazetecilerin seçime ne gibi bir zararı olabilirdi? Tersine, onlar seçim şeffaflığının güvencesi değil miydi?

Antalya Gazeteciler Cemiyeti, yaşanan bu üzücü hadise için kınama yazısı yayınladı.

AGC Yönetim Kurulu: “Büyük şirketlerin, AVM’lerin, zincir mağazaların neden olduğu haksız rekabet karşısında ayakta kalmaya çalışan 120 bin esnafın temsilcisi olan AESOB’un genel kurulunda, basın çalışanlarının salon dışına çıkarılması en hafif tabirle akıl tutulmasıdır. Bu kararı alanlar kadar, bu karara karşı durmayanlar da basın özgürlüğünü engelleyen zihniyetle aynı taraftadır. Antalya basını adına, hiçbir gerekçe gösterilemeden alınan bu kararın altına imza atanları kınıyoruz. 1 Mayıs İşçi Bayramı’na denk gelen bir günde basın çalışanlarının karşı karşıya kaldığı engellemenin hiçbir gerekçesi olamaz. Sırası gelince ‘basın özgürlüğü’ sözünü dillerinden düşürmeyenlerin altına imza attığı bu skandal kararı kınıyoruz." diyerek dışarı çıkarılan gazetecilere ve gazetecilik mesleğinin onuruna bir kez daha sahip çıktı.

Gecesi gündüzü olmayan, fedakar bir emekçidir gazeteci.

Çünkü çoğu zaman kendi hayatını erteler.

Bir haber için uykusuz kalır, bir kare için risk alır, bir gerçek için yalnız kalır.

Basın işçileri, halkın bilgi alma özgürlüğü için, belirli bir mesai saati dahi olmadan çalışan emekçilerdir. Yaptıkları işin önemini anlayabilmek için Kuzey Kore gibi örneklere bakmamız yeterli olacaktır. Kuzey Kore halkı, medya tamamen susturulduğu için hiçbir gerçeği yayınlayamıyor bile. Ülkenin hali ise ortada. Yeri geldiğinde savaşlarda, yeri geldiğinde doğal afetlerde, saat ve mekan sınırı olmaksızın çalışan, kaleminin gücü haricinde hiçbir şeye sırtını yaslamayan, tek gayesi doğru haber ve doğru habercilik olan, onurlu bütün meslektaşlarımın gereken itibara kavuşmasını dört gözle bekliyorum.

Unutulmamalıdır ki gazeteci sadece bir meslek parçası değil, bir toplumun nefesidir, gözü ve kulağıdır.