BAŞKANLAR SALIVERİLMELİ

Abone Ol

5 Temmuz 2025 gününden bu yana tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yargılanma süreci yarın ilk duruşma ile başlıyor.
Savcılığın yaptığı soruşturma sonucu mahkemeye verilen iddianame üzerinden Mahkeme Heyeti tarafından sorgulanacak, savunması yapılacak…
Bu süreç ne kadar sürer henüz belli değil…
Umarım kısa sürede sonuçlanır ve ayakta durmakta bile zorlanan, ciddi sağlık sorunları yaşayan Muhittin Başkan salıverilir…
İddianame ile ilgili bugüne dek çok çeşitli şekillerde kamuoyunda ve medyada değerlendirmeler yapıldı…
Bu değerlendirmelerin en önemlisi “Muhittin Başkanın tutuklu yargılanmasının cezaya dönüşmüş olduğunun belirlenmesidir…”
Evet, bence de Başkanın tutukluluk hali hukuk normlarının zorlanmasıdır…
Tutuklama gerekçeleri iddianame Mahkemeye verildiği andan itibaren zaten ortadan kalkmıştır.
Yani deliller toplandığından karartılması söz konusu değildir.
Tanıkların tümünün ifadeleri alınmış, itiraflar edildiğinden tanık ifadelerinin baskı ile değiştirilmesi de mümkün değildir…
Zaten Başkanın kaçma şüphesi ile tutuklu olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını savcılık da iyi biliyor.
“Bu şartlar altında ve tutukluluk halinin devam ettirilmesi yukarda da belirttiğim gibi bir anlamda cezalandırmak olduğu gibi adil yargılanma ilkelerine de uygun değildir.”
Kaldı ki iddianamede yer alan ve soruşturmanın başlamasına vesile olan Yusuf Yadoğlu’nun itirafları dahil, tüm tanık ifadelerinde ve diğer itirafnamelerde işlendiği iddia edilen rüşvet ve irtikap olaylarında Başkanla doğrudan herhangi bir bağlantı kurulmadığı, Başkanı dolaylı yollardan suçladıkları görülmektedir.
İddiaların hemen hemen tamamının Başkanın oğlu üzerinden yapıldığı iddianamenin tamamında yer almaktadır…
Aynı zamanda yargılamanın siyasi olmadığını kamuoyuna belirtmenin en etkili yollarından birisi de Başkanın tutuksuz yargılanmasıdır…
Zaten Antalya kamuoyu da seçimde 700 binin üzerinde oy almış Başkanın, halkın iradesine uygun olarak tutuksuz yargılanmasını beklemektedir….

Yeri gelmişken bir konu hakkındaki “çarpıklığı” dile getirmem gerektiğini düşünüyorum…
Savcılığın iddianamesinde “Yusuf Yadoğlu suçtan zarar gören” kişi olarak belirtilmiş…
Yani ortada bir suç var ve itirafçı olarak paçasını kurtarmaya çalışanı(!) savcılık “zarar görmüş kişi” olarak değerlendirmiş…
İmamoğlu davasında itirafçı olan “ve binlerce yıl hapsi istenen Aziz İhsan Aktaş’ın ortağı ve işlendiği iddia edilen suçların mimarı olan kişi nasıl oluyor da suçtan zarar gören kişi oluyor?”
İşte bunu anlamak oldukça zor…
***
Geçtiğimiz Cuma günü Döşemealtı eski Belediye Başkanı “Turgay Genç” asfalt ihalesinde ortaya çıkan kamu zararları nedeniyle tutuklandı.
Genç’in kaçma şüphesi olmadığını savcılık çok iyi biliyor…
Tanık beyanları zaten alınmış…
Deliller ve müfettiş raporları toplanmış…
Öyleyse neden tutuklama?
Kuvvetli suç şüphesi varsa zaten yargılama sırasında bu suçlar tespit edilir ve cezalandırılır…
Yani tutuklama için ortada haklı hiçbir gerekçe yok…
“Binlerce yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanıyorsa neden Muhittin Böcek ve Turgay Genç tutuklu yargılanıyor…”
Dünyada çifte standardı taşıyamayacak tek sistem vardır, o da adalet ve hukuk sistemidir…
Diliyorum, bayram öncesi her iki başkan da tutuksuz yargılanmak üzere salıverilirler…
“Antalya’da hakimler var” diyebilmek istiyorum…