BAYRAM GİBİ BAYRAM OLMADI YİNE…

Abone Ol

Bayram sabahı bir anne ve 5 çocuğun yanarak hayata veda etmeleri bende ruhsal br travma yarattığı için geçtiğmiz bayramla ilgili bir yazı kaleme alamamıştım.

70’li yaşlarıma geldim ve bu kadar buruk geçecek bir bayram daha yaşamadım…

Ülkemizde bu kadar büyük bir dip yoksulluğun olduğu bayram daha yaşanmadı…

Bu kadar özgürlüklerin gasp edildiği yıllar olmadı…

Ve yanı başımızda yaşanan kahredici bir emperyalist saldırı bütün bunlara tüy dikti.

Gülmeyi unuttuk/unutturdular…

Biz ki dünya mizahında en önde gelen ülkeydik…

Hoca Nasreddinleri, İncili Çavuşları, Aziz Nesinleri, Oğuz Aralları, Ata Demirel, Cem Yılmaz, Metin Akpınar gibi toplumu güldüren ve güldürürken de düşündüren komedyenlerimiz vardı…

Bu insanların anektodlarını, fıkralarını bile korkudan anlatamaz hallere geldik…

Hele siyasi mizah sizlere ömür…

Sahnede, sinemada, sanatın her alanında siyasileri hicvedemez, edildiğinde ise cezaevleri ile tanışılan günlerdeyiz…

Gülmeyi unutturdular…

Asık suratlar ve ciddi mimiklerle bir bayram nasıl kutlanırsa öyle bir bayram geçirdik…

Asılan suratlar sadece gülmeyi unuttuğumuz için değil…

Bir tane şekerin 10 TL olduğu bir bayram olduğu için de suratlar asık…

Dedeler torunları için, babalar çocukları için, amcalar/dayılar yeğenleri için istedikleri ve çocukları mutlu edecekleri bayramlıkları veremeyecekleri için suratlar asık…

Çocuklar bayramda yeni ayakkabı yerine eskisini boyatıp giydiler…

Kadınlarımız yeni fistanlar yerine eskisini çekip çevirerek giydiler…

Kilosu 2 bin lira olan bayramların klasik tatlısı baklava sadece pastanelerin vitrinlerinden seyredildi…

Mazot 80 lira olduğundan bayram ziyaretleri yapılamadı, digital mesajlarla yetinildi

Kısaca şeker tadında değil, zehir zemberek bir bayram geçirdik.…

***

Bugünleri ve dip yoksullukla yaşanacak bayramları bizler hak etmiyoruz…

Bizlere bugünleri yaşatanların artık tarih sahnesine gönderilmesi zamanı gelmiştir.

Ülke olarak, her dinden, inançtan, kültürden ve hangi siyasi tercihten olunursa olunsun artık silkelenme zamanıdır…

Yunus Emre’nin;

“Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz

Diyerek yüzyıllar öncesi yaptığı çağrıya kulak verme zamanıdır

AK Partilisi, CHP’lisi, İYİ Partilisi, DEM’lisi, MHP’lisi, DEVA’lısı, Gelecek Partilisi, İşçi Partilisi, Sünnisi, Alevisi, Türk’ü, Kürt’ü, Zaza’sı, işçisi, emekçisi, işadamı…

Bu ülkeyi seven herkesin artık “makulde” buluşma zamanıdır…

Helalleşme, barışa uzanma, özgürlükleri yeniden kurma zamanıdır…

Hukuk devletini, adil yargılanma sistemini yeniden kurma, yolsuzlukları ve yoksullukları ortadan kaldırma zamanıdır…

Çocukların aç yatmadığı, bayramlarda sevinç çığlık atacakları, büyüklerin ağız dolusu gülecekleri günleri yeniden kurma zamanıdır…

Mustafa Kemal ve kurucu babalarımızın emanet ettiği Türkiye’yi yeniden kurma zamanıdır…