Ben de gaza geldim..
19 Mayıs akşamı fener alayından sonra Cumhuriyet Meydanı'nda yaptığı konuşmayla dikkatleri üzerine çekti..
Başbakan’la ilgili söyledikleriyle çok büyük tepkiler aldı..
Çok sayıda CHP’li vatandaş bile, “artık O’ndan iğreniyorum” dedi..
Başkan, bu tepkiler üzerine bir açıklama yapma gereği duydu..
Yaptığı konuşmada bir kışkırtıcılık olduğunu ve ağır konuştuğunu kabul etti ve, “özrü kabahatinden büyük” dedirtecek şu ifadeleri kullandı:
“Karşınızdaki kitle sizi kışkırtır, zorlar politikada..
Karşınızda onu duymak isteyen bir kitle varsa politikacı gaza gelir..”
…
Bizim Başkan, böyle biri işte..
Nev-i şahsına münhasır, ama insani-siyasi-vicdani açıdan kesinlikle “Antalya’ya yakışmayan” bir Başkan..
…
Neyse..
Bizim Başkan’ın “kalabalığı gördüm, gaza geldim” açıklaması, açık söyleyeyim beni de gaza getirdi..
Kendimi “kalabalık görmüş Başkan” gibi hissediyorum şu an..
Bugün ben de beğenmediğim ve sevmediğim tiplerle ilgili düşüncelerimi dile getireceğim..
İsim yazmayacağım..
Yazdıklarım “numarasız gözlük gibi” kullanılsın, sıfatları kim kime oturtmak isterse, ona uydursun artık..
*****
Biliyorsunuz, bazı siyasetçilerimiz “okumuş-üfürmüş adam” olarak çıkar karşımıza..
“En iyi hizmeti ben yapacağım” der..
Milleti inandırır kendine..
Ama, “hizmet”i asla düşünmez..
Ve yetersizliğini-beceriksizliğini, halkın zayıf yönlerini kullanarak örtme gayreti içine girer..
“O zaman” der, “ben milleti eğlendirerek oyalayayım..”
Dediğini de yapar..
Ama, bu arada vaadlerindeki yalanları unutturması lazımdır..
Ve söylediği yalanları, başka yalanlarla süsler ve bunu vatandaşa yutturmaya çalışır..
Yutturur da..
Ancak, “yetersizliği” ortaya çıkıp eleştirilmeye başlayınca, “gerçek kişiliğini” de ortaya koymaya başlar..
Yalanlarına inkarı, inkarına alayı, alayına hakareti, hakaretine aldırmazlıklarını eklemeye başlar..
…
Karşınıza böyle bir “tip”, yani “kimseye aldırmayan, kendisini herkesten büyük gören, üzücü olayların hiçbirinde kendine toz kondurmayan” kişilik çıkınca, “bu da kimdir”diye araştırırsınız..
Ve bu tiplerin ikiye ayrıldığını öğrenirsiniz..
BİR.. ‘Antisosyal Kişilik Bozukluğu’na sahip kişiler..
İKİ.. ‘Mogolamani’ye saplanmış kişiler..
Nedir bunlar?
“Antisosyal kişilik bozukluğu”:
“Bireyin, başkalarının haklarına ve kurallarına sürekli olarak saygısızlık etmesi, saldırıda bulunması ve buna bağlı olarak gelişen davranışlara verilen isim..”
Genelde erkekler arasında daha fazla görülüyor..
Pek çok araştırmacı, “antisosyal kişilik bozukluğu”nu ve “sosyopat kişilik”i aynı anlamda kullanıyor..
“Megolamani”:
“Megalomani ya da büyüklük hezeyanı ya da büyüklük kuruntusu, kişinin kendisine gerçekle uyuşmayan üstün nitelikler yakıştırması..”
Bu tür kişilerde..
Kendilerini aşırı beğenme, üstünlük ve büyüklük hissine kapılma, başkalarının duygu ve düşüncelerini anlayamama, kendisine karşı yapılan eleştirilere katlanamayıp aşırı hassasiyet gösterme gibi özellikler var..
*****
Politikacıları “kalabalık”, bizi de “politikacılar” gaza getiriyor..
Gaza geldim, bunları söyledim de..
Sakın ola ki, birini tarif ediyorum diye düşünmeyin..
Bakın çevrenize, bu tipleri çokça göreceksiniz..
İstediğim tek şey..
Antalya’ya “bu tipte biri” yönetici falan seçilmesin..
Yoksa..
Bol bol eğlenir, ama “kentte yaşayan biri” olarak asla gereken hizmeti alamazsınız..
“Uyarılmadık, uyandırılmadık” demeyin..