Antalya Haberleri

Bu Bir Ekmek Meselesi

ATSO ev sahipliğinde ‘Bu Bir Ekmek Meselesi’ mottosuyla gerçekleştirilen Ekmek Zirvesi’nde, Türkiye’nin tarım ekonomisi, un sanayisi ve gıda sektörünün en stratejik ürünlerinden biri olan ekmek, bilimsel, kültürel, ekonomik ve sağlık boyutlarıyla kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvede fırıncı esnafı, artan üretim maliyetleri karşısında ezildiklerini belirterek, fiyat tarifelerini belirleyen bürokratik süreçlerin yavaşlığına isyan etti

Abone Ol

Ekmek üreticilerinin karşı karşıya kaldığı ekonomik zorluklar, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen Ekmek Zirvesi’nde gündeme taşındı. ‘Bu Bir Ekmek Meselesi’ temasıyla düzenlenen zirvede, sektör temsilcileri artan maliyetler, kayıt dışı üretim, plansız iş yeri açılışları ve fiyat tarifelerindeki bürokratik gecikmelerin fırıncılık sektörünü her geçen gün daha fazla zorladığını dile getirdi.

Tarife isyanı

ATSO çatısı altında toplanan sektör temsilcileri, sistemin sürdürülemez olduğunu ilan ederek, “Fırıncı fiyat beklerken maliyet çoktan katlanıyor” uyarısında bulundu. ATSO 7. Meslek Grubu Üyesi Türker Aydın, fırıncıların serbest piyasa koşullarında çaresiz bırakıldığını vurguladı. Aydın, üretim maliyetlerinin günlük değiştiği bir ortamda fiyat tarifelerinin aylar süren onay süreçlerine takılmasının sektörü kilitlediğini belirterek, “Karar çıktığında maliyetler çoktan değişmiş oluyor. Esnaf, yürürlüğe girmeden eskiyen tarifelerle üretim yapmaya mahkûm ediliyor” dedi.

Haksız rekabet

Kayıt dışı üretime ve kontrolsüz fırın açılışlarına da dikkat çeken Aydın, haksız rekabetin sektörü bitirme noktasına getirdiğini savundu. Hijyen ve mevzuat yükümlülüklerini yerine getiren esnafın maliyet yükü altında ezildiğini ifade eden Aydın, “Her köşe başında fırın açılması çözüm değil, aksine mevcut pazarın bölünerek sektörün verimliliğinin düşmesine neden oluyor” şeklinde konuştu.

Stratejik öneme sahip

Zirveye ev sahipliği yapan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ekmeğin toplumsal hafızadaki yerinin ekonomik değerden öte olduğunu vurguladı. Hacısüleyman, “Bir somun ekmek; çiftçiden değirmenciye, nakliyeciden fırıncıya uzanan büyük bir emeğin sonucudur. Küresel krizler döneminde buğday ve ekmek stratejik bir öneme sahip” ifadelerini kullandı.

Bilgi kirliliği ve yanlış algı

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak da, son dönemde ekmeğin sağlıksız olduğuna dair oluşturulan algının yanlış olduğunu belirtti. Çakmak, “Sorun ekmekte değil, yanlış beslenme alışkanlıklarında. Bilimsel verilerle bu bilgi kirliliğini gidermeliyiz” dedi.

Alternatifi yok

Araştırmacı Hakan Doğan ise ekonomik bir perspektif çizerek ekmeğin yerinin doldurulamayacağını savundu. Doğan, “Dar gelirli kesim için ekmekten daha ulaşılabilir ve doyurucu başka bir gıda alternatifi yok. Bu yüzden stratejik korunmalı” diye konuştu.

İsraf da masaya yatırıldı

Zirvede ekmek israfı da masaya yatırıldı. Katılımcılar, çöpe atılan her ekmeğin yalnızca bir gıda ürününün kaybı olmadığını; binlerce buğday tanesinin, litrelerce suyun, harcanan enerjinin ve üreticinin emeğinin de heba edilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Sektör temsilcileri, üretimden tüketime uzanan zincirin korunabilmesi için israfın azaltılmasının artık ekonomik bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekti.