Bu kez uzun sürdü!..

Abone Ol

Geçmişte gazetenin patronu, “Gazeteci uzun süreli tatil mi yaparmış” cümlesini kullanmıştı da.,

“Neden kullanmasın? Gazeteci de et ve tırnaktan yapılmış birisi değil midir” diye düşünmüştüm.

Yanlış düşünmüşüm..

Zira, hakikaten bu mesleği icra etmiş.,

Hayatını sadece gazetecilik yaparak kazanmış kişiler, tilki misali eninde sonunda dönüp dolaşıp kesinlikle yazmaya devam ediyor.

Bunu yaşayınca anlıyor insan..

Misal.

2005 yılında bir ara boşluğa düşmüş, 2005’in sonlarında ticarete atılmış, 2006 yılının Nisan ayı içerisinde, Murat Çiçek’in, “Abi, senin asıl mesleğini yapmak adına geri dönmeni istiyorum” teklifini iletmişti.

Çok değil sadece birkaç günlük düşünme hakkımı kullandıktan sonra, “Evet. Herkes bildiği işi yapacak ve yapmalı” fikrinden yola çıkıp, şartlarda da anlaşarak, ticaret hayatımı sona erdirip, mesleğe dönüş yapmıştım.

Hem de maddi açıdan mevsimsel olarak en uygun aylara girildiğinde kendim açısından önemli bir karar alarak..

Bu vesileyle tekrardan merhaba..

Geçtiğimiz hafta ailecek Kıbrıs gezisindeydik.

Antalya’nın bunaltıcı neminden biraz olsun uzaklaşıp.,

Epeydir gitmeyi çok arzulayıp, ancak zaman bulamadığım yavru vatanı hakikaten özlemiştim.

Yok, yok yook.

Sanıldığı gibi değil..

Asla kumar tutkum yoktur..

Hiçbir zaman da olmamıştır..

Murat Çiçek iş gezileri sırasında edindiği dostlarını sıkça ziyaret için Kıbrıs’a gitmesini, geçmişte CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan-ki ben ona Saldıray diyorum, Çiçek’in gurbet ellerde 5 yıldızlı oteli olduğu iddialarını ortaya atmıştı..

Bu kuyruklu yalanına kendisi bile inanmadığı halde, milleti inandırmaya çalışmıştı ya, Kıbrıs’a giderken aklıma geldi.

Evet, Gürhan ve Çiçek ailesi olarak beraberce Kıbrıs’a gittik, muhteşem bir 3 gün geçirdik..

Geçirdik geçirmesine de, Saldıray vekilin ortaya atığı Murat Çiçek’in 5 yıldızlı otelini tüm aramalarıma, araştırmalarıma rağmen bir türlü bulamadım.

Cebimizden tıkır, tıkır ödediğimiz paralar karşılığında tatilimizi de yaptık, gezimizi de gerçekleştirdik, şehitlerimizi de ziyaret ettik..

Kıbrıs’ın Antalya’dan hava açısından kalır bir yanı yok.

Hatta çok daha sıcak ve nemli olduğunu söylesek abartmış sayılmayız.

Kumar turizmi, Asker ve öğrenciler yavru vatanı ekonomi açısından ayakta tutan faktörlerin olmazsa olmazları..

Ada da su yok deniyor ama Magosa tarafında narenciye bahçeleri uzun uzadıya gidiyor..

Kıbrıs’ta asayiş resmen berkemal..

Trafiği berbat zira gidiş yönleri Türkiye’nin tersine soldan.

Denecektir ki, “Bir Kıbrıs’a gitmişsin ballandıra ballandıra anlatıyorsun.”

Hayır..

Bu gidişim belki 6 belki de 7’nci oldu da olmasına.

“Ben iki ayda bir olsa da yılda en az 4-5 kez Kıbrıs’a giderim” diye kaskas kasılanlara nispet yapmak biraz da benimkisi.

Üstelik hiçbir kumar tutkusu olmayan birisi olarak.

Savol otel personelinin titizliği ve nazikliğinden tutun da, otel odalarına gösterilen itana ve temizliğine hayran kaldım..

Dönerken hakkımız kadar Türkiye’den yüzde elli ucuz export rakılarımızı da almak ayrı bir keyif verdi.

Geldik Antalya’ya..

Tabi ki yeniden klavyenin başına da..

Artık hasret bitti.

Neden yazmıyorsun diyen okurlarımızla tekrardan buluşmak hakikaten büyük keyifmiş.