Antalya’nın gündeminden düşmeyen mi desek, düşürülmeyen mi artık bilemiyorum kart meselesi bence bitmez..
10 yıldır bitmedi, kimsenin de bitirmeye niyeti yok.,
Adam yerel siyasetçilikten genel siyasetçiliğe geçiş yaptı ya da yaptırıldı ama ne yazık ki yerelde açtığı delikler baktı ki bir türlü kapatılamıyor, genele vakit ayırdığı bile yok..
Kimden mi bahsediyoruz?
Sırf Menderes Türel’in projesi olduğu için ANTKART ismini yok edip, Antalya’nın şehir içi ulaşım işletmeciliğini 20 günde kurdurduğu A-Kent firmasına verip, adına da mensubu olduğu partisinin “Halk” kısmını koydurup, “Halkkart” uygulamasıyla aklı sıra hırsını alan muhteremden..
Efenim.,
O muhteremin son bombasını duymayan kaldıysa ben hatırlatmak istedim.
“Kayıp dedikleri A-Kent firmasının yetkilileriyle baklavalı-börekli toplantılar yapanlar kendileridir” buyurmuşlar o muhterem..
“Dün rakılı-balıklı masalar etrafında yapılan toplantılar, bugün baklavalı-börekli masalarda yapılıyor” demek mi istedi bilemiyorum da.,
2014 yılına kadar 5 yıl boyunca Antalya’nın şehir içi ulaşımından sorumlu haline getirilen A-Kent firmasından bir tane yetkilisi ile muhatap olamayan, kendileriyle tanışma şerefine erişemeyen bir gazeteci kulunuz olarak bunun ezikliğini çok kez yaşadığımı itiraf etmem gerek!..
Araştırmacı gazeteci dediğin, adı var kendisi yok gibi kabul edilen herhangi bir şeyi araştırıp, en çıplak haliyle ortaya koymak zorundadır arkadaş..
Ama yapamadık..
Yine, adı olan ama kendisi ortalıkta gözükmeyen herhangi kurum ya da kuruluş eğer ki yaptığı icraatla kamu zararına yol açıyor ve vatandaşları mağdur ediyorsa, bu ülkenin hakimleri savcıları var mı?
Var..
Ne yapmış hukukçularımız?
Önceki muhteremin, “İhalesini yaptık” dediği sadece söylemlikten ibaret ihaleyi iptal etmiştir..
Ve hala biz, Antalya’nın şehir içi ulaşımıyla uğraşılmasını seyrediyoruz..
Eskiden sinemalarda 2 film hatta 3 film birden uygulamaları yoluna gidilirdi..
Filmlerin aralarına da parçalar bile konurdu!..
Öğleyin bir girersin sinemaya çıkışın zifiri karanlığa denk gelir. Gözleri ovuştura ovuştura da evlerin yolu tutulurdu..
Birisi elinde malzeme kalmayınca Antalya’dan kaşıyorsa..
Bir başkası da Ankara’dan kaşımayı ihmal etmiyor.
Ama aklına hiç getirmiyor ki, daha düne kadar kendisinin bu dünya şehrini gündüz vakti alıp, geceye çevirdiğini anlayan vatandaşların arkasına teneke bile takmadan kıçına tekmeyi vurduğunu..
Bitmez bu meseleler azizim bitmez..
Haydi şerefe…