Antalya’da Attalos Pati Gönüllüleri Platformu tarafından, Attalos Heykeli önünde 'Toplayamazsın, Hapsedemezsin, Öldüremezsin' başlığıyla basın açıklaması gerçekleştirildi. Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi Üyesi Özlem Başargil’in grup adına yaptığı açıklamanın ardından etkinlik, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan sona erdi. Basın açıklamasında konuşan Özlem Başargil, Türkiye’de hayvanların yaşam hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğini belirterek, alanda bulunmalarının bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi.
'Vicdani ve hukuki ihlal’
Hayvanların kafeslere kapatılması, yaşam alanlarından koparılması ve görünmez kılınmasının yalnızca vicdani değil, aynı zamanda hukuki bir ihlal olduğunu vurgulayan Özlem Başargil, bu uygulamaların anayasa ve yürürlükteki yasalara aykırı olduğunu dile getirdi. Başargil, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesinin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına aldığını hatırlatarak, hayvanların bu çevrenin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun temel ilkesinin hayvanları 'eşya' değil 'can' olarak kabul ettiğini belirten Başargil, mevcut uygulamaların yasanın ruhuna aykırı şekilde yürütüldüğünü söyledi. Hayvanların kafeslerde tutulmasının bir uygulama sorunu olmanın ötesinde hukuk devleti ilkesinin ihlali olduğunu kaydeden Özlem Başargil, denetimsiz ve şeffaflıktan uzak uygulamaların yaşam hakkını tali hale getirdiğini ifade etti. “Hayvanları görünmez kılarak sorun çözülmüş mü sayılacaktır?” diye soran Başargil, kafeslerin hukuka aykırılığı örtmenin aracı haline getirildiğini savundu.
'Bu bir kutlama değil'
Her pazar günü Attalos Meydanı’nda olmaya devam edeceklerini belirten yaşam hakkı savunucusu Özlem Başargil, meydanın bir gösteri alanı değil, anayasal hakların kullanıldığı kamusal bir alan olduğunun altını çizdi. Toplanma ve ifade özgürlüğünün yaşam hakkını savunmak için kullanıldığında en meşru halini aldığını dile getirdi. Yetkililere çağrıda bulunan Başargil, hayvanlara yönelik tüm uygulamaların hukuka uygun, denetlenebilir, şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğini vurguladı. Kamuoyuna da seslenen Başargil, mücadelenin bir 'hayvanseverlik' meselesi değil, hukuk, vicdan ve gelecek meselesi olduğunu belirterek, “Bu bir kutlama değil, hukuktan, yaşamdan ve adaletten beslenen bir direniştir” dedi.