Reklam
Reklam

BU VATAN TOPRAĞININ SAHİBİ KİM?

Arazi mafyasının çöktüğü öne sürülen Antalya’daki bu toprağın kime, hangi kuruma ait olduğu belli değil. Tapuda sahip bölümünde ‘davalı’ yazıyor.

BU VATAN TOPRAĞININ SAHİBİ KİM?

Arazi mafyasının çöktüğü öne sürülen Antalya’daki bu toprağın kime, hangi kuruma ait olduğu belli değil. Tapuda sahip bölümünde ‘davalı’ yazıyor.

BU VATAN TOPRAĞININ SAHİBİ KİM?
29 Mayıs 2020 - 00:26 - Güncelleme: 29 Mayıs 2020 - 00:40

Arbede yaşanmıştı
Antalya Muratpaşa ve Aksu ilçeleri sınırları arasında kalan, Ermenek Mahallesi ile Kemerağzı-Karaçallı Mahallesindeki 1056 dönümlük arazi paylaşılamıyor. Herkes burayı Hazine arazisi zannediyordu ancak edinilen bilgiler böyle değil. Elde edilen bilgiler şok edici ifadeler içeriyor. Bölgeye dışarıdan gelen kişilerle arazi mafyasının alana çöktüğünü, araziyi telle çevirip ağaç diktiğini, su aboneliği aldığını, ev yaptığını öne süren, gerçek hak sahibinin kendileri olduğunu iddia eden 100 kadar köylü, 29 Nisan 2020 günü Aksu Belediye Meclis Üyeleri ile araziye gelmiş ve arbede yaşanmıştı.

Şikâyet etti
Muratpaşa’da ‘arazi mafyası’ diye suçladıkları kişinin, bölgenin çok eski sakinlerinden biri olan Mehmet Şimşek olduğu ortaya çıkmıştı. Üstelik Şimşek’in iddiasına göre bölgede hak iddia ederek arazisini talan eden, çevreyi ve doğayı ateşe verenlerin yüzde doksanı da Şimşek’in akrabasıydı. Bölgede 22 dönüm arazisi olduğunu belirten Şimşek, “Bana arazi mafyası diyenler var. Gerçek arazi mafyası; 3 defadır arazime gelerek bana ve arazime saldıran, tara ve kesici aletle tel çitlerime ve eşyalarıma hasar veren, bana ve arkadaşlarıma saldıran, yıllar önce diktiğim fidanlarımı kökünden söken, köpeğimin kafasına taşla vurarak yaralayan, çevre arazileri ateşe veren, dozerlerle ağaç katliamı yapan, kesici aletlerle gezen, 1056 dönümlük arazide adeta terör estiren kişilerdir” demişti. Dozerler Ramazan Bayramının arife günü de çalıştı.

Bölgede kan aktı
Ramazan ayında bölgede kan da aktı. Halkı arazi mafyası olmakla suçlayan bir kısım köylüler birilerini darp etti. Eşyalarına ve diktiği fidanlara zarar verdi. Olay yargıya taşındı. Aksu Belediyesi Meclis Üyelerinden Kemal Kara ve 100 kadar kişi ile bölgeye gelerek alana zarar verenlerin başında Karaçalı mahallesinin Muhtarı Haydar Kara olduğunu öne süren Mehmet Şimşek, muhtarı hedef alan açıklamalar yaparak bölgedeki yeşilin, doğanın ve ağaçların dozerle katledildiğini, devletin ise buna adeta seyirci kaldığını iddia etti. “2 gündür dozerle bölgeye girip 20 yaşlarındaki başkasına ait zeytin ağaçlarını kestiler. Ağaç katliamı yaptılar. Sokağa çıkma yasağı olmasaydı belki de bütün ağaçları keseceklerdi. Polis çağırdık, onlar bile köylülere engel olamadı. Dozer bir vatandaştan kiralık. Sanırım Karaçalı köylüleri kiralamış. Devletin gözünün önünde yeşillik, makilik alanlar dümdüz ediliyor, ağaç katliamı yapılıyor, ayrıca bölgedeki makilik alanlar ateşe de verildi. Bu ağaç katliamı ve yangının çıktığı yer, benim arazimin dibindedir. Emniyetin bile bunları engellemeye gücü yetmedi” diyen Şimşek art arda yeni açıklamalar da yaptı. Zabıtaya müracaat ettiğini ancak bir gelişme olmadığını, polisin olay olur diye kendilerini bölgeye yanaştırmadığını, dozerin çalışmasına kimsenin engel olamadığını anlattı.
 
Milli Emlak da takip ediyor
Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Milli Emlak Dairesi Başkanlığı bu konuyla yakından ilgileniyor. Çeşitli kurumların yetkililerinden alınan bilgiye göre; Antalya Muratpaşa ve Aksu ilçeleri sınırları arasında kalan, Ermenek Mahallesi ile Kemerağzı-Karaçallı Mahallesindeki söz konusu 1056 dönümlük taşınmaz 1989 yılından bu yana davalık. Aynı Meltem davası gibi neticelenmemiş ve devam ediyor. Tapuda Hazine Mülkiyeti olarak kayıt düşülmediği için de kimse orada zilyetlik veya tahliye yönünden işlem yapamıyor. Sadece ASAT gelip abonelikleri kesiyor, yerel belediye tarafından imara aykırı yapılar yıkılıyor. Dozer veya kepçe çalıştırılması bir inşaat faaliyetine giriyor. Belediye buna da müdahale ediyor, ceza kesiyor, Milli Emlak ise dozer-kepçe hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Ancak arazilere tel çekilmişse; tel, yapı statüsünde olmadığı için de o tel kaldırılamıyor. Bahse konu alan, tapulama tutanağından itibaren ‘davalı’ durumda. Tapu kütüğüne gidip baktığınızda tapu sahibi olarak sadece ‘davalı’ yazıyor. Davaya baktığınızda ise 26 vatandaşın, tapu yerine geçmeyen tapulama tutanağına yani idari işleme karşı 1989’dan beri açtıkları dava olduğu görülüyor. Milli Emlak da bu davaya müdahil olmuş durumda.
 
Sahibi kim olacak?
Bahse konu alanda tapulama çalışması yapılırken, tapulama tutanağında alan devlet adına kaydediliyor. 1989’da konu tapulama tutanağı aşamasında iken, yani tapu henüz çıkmamışken 26 vatandaş ‘tapulama tutanağına’ dava açıyor. Daha sonra tapuda malik hanesinde ‘davalıdır’ ibaresi yazılıyor. Böylece alan kayden bir nevi sahipsiz kalıyor, fiiliyatta ise paylaşılamıyor. Davalık olan bölgede hak sahibi olduğunu iddia eden 26 isim dışında bir de dışarıdan gelerek hak sahibi olduğunu iddia edenler var. İki grup arasındaki çatışma ise sürekli basına yansıyor. Milli Emlak bölgede direkt davalı yani hak sahibi olmadığı için 3091 sayılı Kanun veya 2981 sayılı kanuna göre bir müdahale de yapılamıyor. Böylece ne ilginçtir ki kimse bölgenin mal sahibi değil. Tapuda mal sahibi olarak kimsenin ismi yazmıyor. Tapuda ‘tapu sahibi’ bölümünün karşısında ‘davalıdır’  ibaresi yazmaya devam ediyor.  Konuyla ilgili dava ise 1989’dan beri sürüyor ve ne zaman biteceği belli değil. Herkes mahkemenin neticesini bekliyor. Yetkililer, tapulama tutanağına değil de tapuya iptal davası açılmış olsaydı şu anda bölgede kuş uçurtulmayacağını belirtiyor.
Şükrü AĞIRMAN

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum