Bunların niyetleri başka..

Abone Ol

“Daha çok özgürlük istiyoruz” diye yırtınanlar..

Amaçları “muhalefet” etmekten çok sadece Recep Tayyip Erdoğan’a küfür etmek olan Emin Çölaşan, Uğur Dündar, Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil, Melih Aşık gibi “kendini gazeteci zanneden” tayfa takımı..

Ve bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan “klavye kahramanları”..

Sürekli “örnek” gösterdiğiniz çağdaş(!) Batı’da olanları ve gelişmeleri izliyor musunuz?

ABD’de polis göstericilere ne yapıyor, gazetecileri nasıl kelepçeleyip tutukluyor görebiliyor mu o “KÖR” gözleriniz?

Kim daha özgür?

Çağdaş(!) Batı mı, yoksa Türkiye mi?

ABD’de olanlara bakın..

18 yaşındaki siyahi genç Michael Brown’ın polis tarafından öldürüldüğü St. Louis kentinin Ferguson semtinde yaşanan olaylar, polisin en sert müdahalelerine rağmen kontrol altına alınamıyor..

Şiddet olayları ve çatışmalar bir haftayı aşkın süredir devam ediyor..

Ve dün 23 yaşındaki bir siyahi genç daha polis kurşunlarının hedefi oldu..

Manzara, bizdeki “Gezi olayları” sırasında çıkan olaylara benziyor..

Ancak..

Polisimiz asla ABD polisi kadar “gaddar” olmadı..

“Olayları fotoğraflıyor, görüntü alıyor, haber yapıyor” diye hiçbir yerli ve yabancı gazeteci polisimiz tarafından tartaklanmadı, kelepçelenip tutuklanmadı..

Hatta CNN International olayları canlı olarak bütün dünyaya anında duyurdu-gösterdi..

Buna rağmen önüne gelen polisimizi suçladı, hükümeti yerden yere vurdu..

Yukarıda sözünü ettiğim “güruh” öyle kışkırtıcı yayınlar yaptı, yazılar yazdı ki..

“Diktatör” dedikleri adam bile sadece “sitem” etti, o kadar..

 

Bir de o çağdaş(!) ABD’ye bakalım..

Operasyon sırasında çok sayıda gösterici ve basın mensubu gözaltına alındı..

Getty Images foto muhabiri Scott Olson bir süre gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı..

Die Welt gazetesi muhabiri Ansgar Graw ile bazı yerel Alman gazetelerine haber geçen Frank Herrmann, polisin ikazlarına uymadıkları gerekçesiyle kelepçelendi, 3 saat cezaevinde tutulduktan sonra salıverildi..

Graw, “Polis, bizi gözaltına alarak haber yapmamızı engellemek istedi” dedi..

Öte yandan..

Taksim’de Gezi olaylarını “FLAŞ HABER” bütün dünyaya canlı olarak sunan CNN, Ferguson’da –neredeyse- kör-sağır ve dilsiz oluverdi..

Buna tepki gösteren binlerce kişi CNN’in Atlanta’daki merkezi önünde toplanarak Ferguson’u görmeyen kanal yönetimine tepki gösterdi..

Öte yandan..

Uluslararası Af Örgütü’nden, “Ferguson’da yaşananlar İstanbul’daki Gezi Parkı olayları ile benzerlikler taşıyor” açıklaması yapıldı..

Çağdaş(!) ABD’de böyle de, çağdaş(!) Avrupa’da durum farklı mı?

Attığınız adım bile “kural”a bağlı..

“Kurallar silsilesi” içinde bir daire oluşturulmuş ve insanlara ancak bu daire içinde özgürlük imkanı verilmiş..

Fransa’da ve Almanya’da halk biraz başını kaldırdı mı, polisin tavrı sertliğin ötesine geçiveriyor..

Basının durumu daha da vahim..

AB Anayasası ile kurulmuş olan “Avropolis” hükümetlerin yaptıklarını araştıran gazetecileri susturmak için sorgusuz-sualsiz alır götürür, eşyalarına el koyar..

Bunu biliyor muydunuz?

Hep söylüyorum..

Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan herkes, bu ülkenin kıymetini bilmelidir..

Çünkü..

Türkiye, her konuda ve her anlamda “dünyanın en özgür” ülkesidir..

Duydunuz mu hiç; Avrupa’dan Türkiye’ye “özel özgürlük turları” düzenleniyor..

(Bunu bir başka yazımda anlatacağım sizlere)

Buna rağmen hala birileri çıkıp “özgürlük istiyoruz” demiyor mu?

“Aklı başına gelir belki” diye götürüp Avrupa veya ABD’ye bırakasım geliyor..

Olan-bitenden hiç ders almıyorlar..

Ya da “niyetleri başka”..