Cevap hakkı kullandırıyorum!
ATSO Meclis Üyeleri’nin bir konuya bu denli duyarlı olduklarını itiraf etmem gerekirse hakikaten bilmiyordum.
Yazdıklarıma katılan da oldu, tam aksini savunup, içeriğe sitem edenlerde.
Ama şu bir gerçek ki katılmayanların sayısı hayli fazlaydı.
Her hangi bir eleştiriye top yekün, “Dibine kadar doğru” yorumu yapılırsa, zaten orada bir arıza var demektir.
Ama şunu tüm açık gönüllüğümle belirtmek isterim ki, ATSO Meclisi’ndeki bazı yakın dostlarımdan birisi.,
Yazımızın girişindeki;
“Bir lafa bak, bir de o lafı edene” derler ya. Harika bir söz.” hitabına fena halde içerlemiş.
İçerlediği ikinci cümle;
“Ciğeri beş para etmez adamın söylediğine bak” örneklemesi ne kadar ağır kelimeyse.,
Bir de, “Kalıbının adamı” olayı var. Kalıp” kelimesini nereye çekersen çek ama, öncelikle karşında babayiğit gibi duran bir adam vardır ama, ağzından çıkan sözler, “kara cahil” bir insandan dahi beklenmeyecek hitapla da karşılaşabilmek mümkün.”
Bu sözler sadece bir yazının girişidir. Ve söylemlerin ardından ela aldığımız ATSO’nun konusuyla yakından uzaktan alakası yoktur.
Ama alınılmış.
“Yarası olan gocunsun” deyip geçmemi bekleyenlerin olduğunu da iyi biliyorum.
Ama bende yok böyle bir tabir. Zira, “çamur at izi kalsın” bazılarının ilkesi olabilir fakat, bize uymaz.
Dünkü yazımı yazmadan evvel, ATSO’nun son Meclis Toplantısı’nda konuşulan konularla ilgili olarak, birkaç kişiyi aramıştım. Ulaşabildiğim oldu, telefonu çalıpta açmayan da. Dünkü yazıdan sonra o açmayanlardan birisi, yazı çıktıktan sonra aradı ve yukarıdaki girişte de belirttiğim gibi, verdiğim örneklemelere fena halde içerlediğini, ve akabinde eklediğim ATSO Yönetim Kurulu Üyeleri’nin, Almanya’daki Gıda Fuarı ile ilgili yanlış yaklaşım gösterdiğimi belirterek, ardı ardına sıraladı.
İşte sıralamalar;
-Harcamalar bütçe komisyonunun sorumluluğundadır. ATSO Bütçe Komisyonu Noter, Komisyon’da görev alan üyeler ise noter elemanı değildir.
-Bir aidat için üyelerini icraya veren kurumun tepesindekiler, icraat yapıyoruz diye hovardaca harcamalarda bulunamaz.
-Antalya’nın her ne alanda olursa olsun tanıtımı, ATSO’nun asli görevleri arasındadır. Fuarlara tabi ki gidilecektir. Ama o gidişlerde yıldızı yüksek otellerde, geceliği oda kahvaltı konaklama olarak 1000 Euro harcamak anlamına gelmiyor. Gidin, pansiyonda kalın, misafirhanelerde konaklayın da demiyoruz. Her şeyin bir makul tarafı vardır.
-Köln’deki Gıda fuarında harcanan para kadar, Mart ayındaki turizm fuarındaki tanıtımda harcama yapılmamıştır.
- Fuarlara ilgili kişiler gitmelidir. Alakasız kişiler götürüldüğünde tepki gösterilmesi olayı, başka yöne çekilmesin. Örnek mi? Son Gıda fuarı kafilesinde Gültekin Gencer ile Giray Bulak da vardı., İki isim de sektörünü ilgilendiren fuara gitmiştir. Peki ya Faruk Sayın ile Kenan Çelik’in aynı fuara götürülmesi neyin nesidir. Birisi inşaat müteahhitti, diğeri dershaneci.
- ATSO’ya üye olan, ilerleyen süreçte iflas edip, emekli maaşı ile yaşamaya mahkum olan arkadaşımızın evine icra gönderenler, 1 gecede bin Euro konaklama harcamasında bulunurken, kendilerini o icralık arkadaşımızın yerine koymalıdır. Koyulmuyor ise eğer, biz o mecliste bostan korkuluğu değiliz. Hiçbir zaman da olmayacağız.
- Eğer ki tüm bu olayların hesabını bizim için kutsal sayılan mecliste sormak suç ise, o zaman bize yuh olsun.
Hızını alamayan ATSO Meclis üyesi, sıraladıkça sıralıyordu.
Sıralıyordu sıralamasına da, lafın içerisinde sürekli dünkü yazının girişindeki örneklemelerden bahsedip, fena halde taktığı da açıkça belli oluyordu.
Benden de cevap hakkı bu kadar. Varsa başkalarının da cevap hakkı, bu köşe herkese açık.