Yazmamayım dedim ama yapılan yorumları okudukça ve dinledikçe yazmak kaçınılmaz oldu.
Günlerdir, “CHP’den seçilerek AK Parti’ye geçen meclis üyesi Ercan Merthatun’la” ilgili herkes, bulunduğu yere ve meşrebine göre değerlendirme yapıyor.
“Aleviler AK Parti’ye geçmez, Merthatun düşkün ilan edilmelidir…”
“Merthatun, siyasi ahlaksızdır…”
“AK Parti’den kaç para aldı…”
“Huzur hakkına icra gelmiş…”
“Büyükşehre tedarikçilik yapmış…”
Falan… Filan…
En çok da Alevi olmasından dolayı alabildiğine saldırıya uğruyor…
Şimdi gelelim işin özüne:
Dikkat ettiniz mi, bu olayda hiç “siyaset” konuşulmuyor…
Birileri diyor ki, “Alevilere ihanet ettin…”
Merthatun da diyor ki, “CHP’de Aleviler kullanılıyor, biz de kullanıldık. AK Parti’de Alevilere daha çok hizmet ederim…”
Nerede siyaset?
Alevilik “sosyal bir kategoridir…”
Tıpkı Türk, Kürt, Sünni, cemaat, tarikat, Laz, Gürcü, Hıristiyan, İslam, Nasturi gibi yani…
Bunlar insanların “grup” olmasına yarayan kültürel kategorilerdir.
“Oysa dünyada kültürel kategoriler üzerinden devlet yönetilmez, siyasi partiler oluşturulmaz…”
Devletlerin yönetimi ya da devlet yönetmeye talip olanlar, “bir sınıf siyaseti” üzerinden yönetir ya da talip olurlar.
Sağ siyasetler, sermayenin çıkarları için devleti yönetirler ya da yönetmeye talip olurlar…
Sermaye sahipleri “her türlü kültürel kategoriden oluşur…”
Alevi’si de, Sünni’si de, Türk’ü de, Kürt’ü de, cemaat mensubu da, tarikat ehli de içinde vardır.
Ama onlar, kültürlerine göre değil, “paraya göre” siyaset oluştururlar.
AK Parti, sermayenin çıkarları için devleti yönetir.
“Taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma, özelleştirme, paranın büyük bölümünün şirketler arasındaki paylaşımını sağlama, bir sınıf siyasetidir…”
Sol partiler ise ağırlıklı olarak emekçi halktan, işçi sınıfından yana bir siyasetle devleti yönetir ya da yönetmeye talip olurlar.
Tıpkı sermaye sahiplerinde olduğu gibi emekçiler arasında da her türlü kategoriden ve kültürden insan vardır…
Alevi, Türk, Kürt, Sünni, Azeri, Ermeni, Sünni, cemaat mensubu, tarikat ehli vs her görüş ve kültürü tıpkı sermaye sahipleri gibi emekçilerde içinde barındırır.
Sol partiler, “tüm sosyal kategorilerdeki emekçilerin çıkarları” için siyaset oluşturur ve bunun için devleti yönetmeye talip olur.
Emek ve sermaye arasındaki sınıf çatışması ve çıkarları penceresinden bakarsanız hangi kültürel gruba ait olursanız olun, eğer emeğinle geçiniyorsanız, aynı aidiyet içinde olduğunuz sermaye grupları ile çıkarlarınız aynı olmaz.
Onun lehine olanlar, senin aleyhinedir.
Ona tavır almanız sizi sıkıntıya sokmaz.
Çünkü kültürel kategoride ihanet olmaz, olsa olsa içinde olduğun kategoriye sırt çevirmiş olursun.
İhanet, içinden geldiğin sınıfın çıkarlarına ters davranmaktır.
Yani, Sünni, Alevi, Türk, Kürt, Süryani, Arap emekçilerin kardeşi, hangi kategoride olursa olsun yine emekçilerdir.
Bu ülkede ciddi bir sorun var…
Artık herkes Türk olabiliyor, tarikat ehli olabiliyor, cemaat mensubu olabiliyor, Alevi olabiliyor, Sünni olabiliyor, Kürt, Süryani, Rum, Ermeni de olabiliyor…
Ama ne yazık ki “SOLCU OLAMIYOR…”
Buna CHP’de dâhil…
CHP’de her şey olabiliyor…
Laik oluyor, seküler oluyor, cumhuriyetçi oluyor, Atatürkçü oluyor, milliyetçi oluyor, burjuva demokratı olmaya çalışıyor ama lakin emekten, emekçiden yana “SOLCU OLAMIYOR/OLMUYOR…”