CHP’nin Büyükşehir adayı Subaşı mı?

Abone Ol

Bilinen hayatının yanı sıra bilinmeyen yönleriyle, özellikle “mason” oluşuyla hep gündemde kalan Demirel, Koç Grubu’nun (dolayısıyla ABD’nin) desteğiyle 28 Kasım 1964 tarihinde Adalet Partisi genel kongresinde Sadettin Bilgiç, Tekin Arıburun, ve Ali Fuat Başgil’in de yarıştığı seçimde 1679 oydan 1072′sini alarak genel başkan seçildi.
Yine Koç Grubu’nun yoğun medya desteğiyle “Çoban Sülü” ve “Halkın Adamı” gibi sloganlarla Başbakan oldu, partisi tek başına iktidara geldi..
“Yollar yürümekle aşınmaz” gibi, “Neede gaamıştık” gibi sözleri sık sık sanatçılara ilham verdi..
31 yaşında genel müdür, 40 yaşında parti genel başkanı, 41 yaşında Başbakan oldu..
1965-1993 yılları arasında 7 farklı hükümette yaklaşık 12 yıllık bir süreyle Başbakanlık yaptı..
Son olarak..
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın görev süresini tamamlayamadan vefatından sonra 16 Mayıs 1993 tarihinde, TBMM tarafından Türkiye’nin 9. Cumhurbaşkanı olarak seçildi..
Cumhurbaşkanlığı döneminde meydana gelen “28 Şubat Postmodern Darbesi”nde, Erbakan Başbakanlığındaki “Refah-Yol hükümetine müdahale taraftarı kararları”yla siyasi yaşamındaki “istikrarını” hiç bozmadı..
Ve aralıklarla 50 yıla yakın Türkiye’nin siyasetine damgasını vurdu..

16 Mayıs 2000 tarihinde, görevini Ahmet Necdet Sezer’e devreden Süleyman Demirel, “aktif siyaset” yapmadı, ama siyasetten ve siyasetçilerden elini-eteğini çekmedi..
“Bir bilen” olarak nitelenen Demirel, destek isteyen ve akıl danışan siyasetçilerden “hizmetini” hiç esirgemedi..
Kim “kendi başına” bir şey yapamazsa; “siyaseti öğrenmek” için değil, “rakiplerini altedebilmek için
nasıl siyaset yapması gerektiğini” gitti Demirel’e sordu..

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 40 yıl siyaset yapıp da “Türkiye’yi üç adım öne taşıyamayan”lardan biri olarak nitelenen Demirel, son olarak Antalya’da CHP ve MHP heyetlerine “akıl hocalığı yaptı..
CHP İl Başkanı Devrim Kök de, MHP İl Başkanı Osman Çetin de ayrı ayrı ziyaret ettekleri Demirel’e “aynı soruyu sordu:
“Ak Parti’yi nasıl altedebiliriz?”
Devrim Kök, “Ak Parti’yi devirmek için gelin birlik olalım, merkez sağ bize destek versin” dedi..
Demirel, buna tebessümle cevap verdi..
Başını salladı, Kök’e “daha düne kadar CHP siyasi düşmanımdı, Ak Parti’yi devirecek gücü kalmayınca benden destek istiyorsunuz öyle mi” der gibi baktı..
Bir daha gülümsedi..
Kök, bundan bir şey anlamadı tabii..
Osman Çetin daha da ileri gitti ve “T.C. ibaresi çoğu yerden silindi, bu konuda sizin düşünceleriniz nedir” diye sordu..
Demirel de, “sabredelim bakalım” dedi..
Bu cevap, “sabırsız MHP’lilere” pek bir şey ifade etmedi tabii..
Eminim sabırsız CHP’lilere de bir şey ifade etmeyecektir..
CHP de, MHP de ziyaret ettikleri, akıl danıştıkları Demirel’in, daima “her tarafa çekilebilecek yuvarlak laflar ettiğini” henüz bilmiyorlardı sanırım..

Siyasetçi de olsa, insanlar bayramlarda “büyüklerini” ziyaret ederler..
Demirel, hem insan hem de siyasetçi olarak bu ülkenin büyüklerinden biri olduğuna göre, kendisine bayram ziyareti yapanlar hayli fazlaydı..
Ama en ilginci, CHP İl Başkanı Devrim Kök ile Antalya Büyükşehir eski Başkanı Hasan Subaşı’nın yaptığı ziyaretti..
Niye ilginçti?
Çünkü, bu görüşmelerden sonra Hasan Subaşı, kulislerde “CHP’nin Antalya Büyükşehir Başkan adayı” olarak konuşulmaya başlandı..
Bu da, “farklı” söylentilere neden oldu..
“Süleyman Demirel, Ak Parti’ye karşı CHP’ye destek vereceğini bir şekilde belli etti, ama karşılığında Hasan Subaşı’nın adaylığını istedi..”
Söylentiye göre; CHP şimdi bu “destek-Subaşı” takasını değerlendiriyor..
Hatta, “kabul etti” gibi..
Önemli olan, “Mustafa Akaydın”ı razı edebilmek..
Çünkü..
Akaydın yeniden adaylık için diretiyor..
Ama, kendisi aday yapılmazsa, “Kök aday yapılsın” istiyor..

Neyse..
CHP de MHP de “Bir Bilen”le görüştü görüşmesine de..
Ak Parti’yi alt edebilmenin yollarını (gerçekten) öğrenebildiler mi, işte orasını seçimler gösterecek..
Hele biraz “sabredelim” bakalım..