CHP’Lİ BELEDİYELERİN 3. YILI

Abone Ol

Bugün CHP’nin zaferle çıktığı yerel seçimlerin 3. yıldönümü…

Seçim sonucunda 14 büyükşehir, 21 il, 337 ilçe ve 61 belde belediye başkanlığı kazanılmış ve genel toplamda yüzde 37,77 oy oranı ile iktidar partisi AK Partiyi 2,5 puan geçerek ilk kez birinci parti olunmuştu.

Her ne kadar 6 aylık Genel Başkan olan “Özgür Özel ve İmamoğlu” ile ekipleri bu başarının kendi sayelerinde olduğunu ilan etseler de bu büyük başarının mimarı, hiç kuşku yoktur ki bugünlere gelinmesi için “Adalet Yürüyüşü ve 6’lı Masayı kurarak” barışı ve hoşgörüyü, helalleşmeyi ilmek ilmek dokuyan, toplumsal ve siyasi muhalefetin merkezine CHP’yi konumlandıran “Kemal Kılıçdaroğlu’dur…”

Seçimin üzerinden 3 yıl geçtikten sonra gelinen noktaya bir bakalım.

Rüşvet, yolsuzluk, taciz, fuhuş, ahlaksızlık, rezalet, iftira, itiraf, ihanet, skandallar, nepotizm ve benzeri olumsuz sözlerle anılan partiye dönüştü CHP…

“Bülent Gürsoy” dostumuzun yaptığı bir çalışmaya göre;

Bu olumsuzlukların sonucunda yapılan operasyonlarla “3’ü büyükşehir olmak üzere 23 belediye başkanı ve 4 eski belediye başkanı ile bir başkan vekili tutuklandı.

(Bursa bu toplamın dışında)

3 ilçe belediyesine kayyum atandı.

Sadece İstanbul’da kazanılan 24 ilçenin 10 tanesinin belediye başkanı tutuklu…

Bu gözaltı ve tutuklamaların hemen hepsi rüşvet, yolsuzluk, haksız mal edinme, irtikâp, cinsel taciz suçlamalarıyla oldu.

Tutuklanan bu belediye başkanlarının yönettiği nüfus 21 milyon, yani genel nüfusa oranı yüzde 24…”

Buna bir de 1 büyükşehir, 14 ilçe, 2 belde belediye başkanları ile bir belediye başkan vekilinin istifa ederek AK Partiye geçişlerini eklersek toplam olarak nüfusun yüzde 27’sine ulaşırız…

(Bursa’da henüz savcılık soruşturması olduğundan bu toplamın dışında tutulmuştur)

Kısacası, 3 yıl önce kazanılan bu büyük zafer ne yazık ki tarumar edilmiştir.

Elbette bu operasyonların arkasında bir siyasi irade vardır…

Bunların içinde bazılarının tamamen “siyasi operasyon…” olduğunu söylemek mümkün.

Erdoğan, iktidarını kaybetmemek ve bunun içinde CHP’nin önünü kesmek için her türlü siyasi atraksiyona başvuracaktır ve vurmuştur da…

Ancak sizler Erdoğan’a bunların yapılması için gerekli malzemeyi verirseniz bunun adı siyasi değil, adli operasyon olur…

İçinde “Aziz İhsan Aktaş’ın, Murat Gülibrahioğlu’nun, İbrahim Bülbüllü’nün” ve daha nice ihale vurguncusu ile işbirliği yapıldığı kanıtlanan bu yargılamalara “siyasi dava” diyebilir misiniz?

2019 yerel seçiminden sonra Kılıçdaroğlu, seçilen belediye başkanlarına bir uyarı yapmıştı.

Geçmişte yaşanan İSKİ skandalından ders alın ve bunu unutmayın

Kılıçdaroğlu uyarısında çok haklıydı.

1992 yılında yaşanan ve bugünkü yolsuzlukların yüzde 1’i bile olmayacak bir ihale yolsuzluğundan dolayı iktidar ortağı olan SHP, siyaseten bitmişti.

İktidara yürürken aynı akıbetle karşılaşmamak için belediye başkanlarının “ellerinin temiz” olması gerektiğini belirtiyordu.

Ne yazık ki hem elleri hem de belden aşağısı kirlenmiş olan belediye başkanları sayesinde ülkenin “ortak vicdanı” olan CHP, bu misyonunu da yitirmiş ve Ahlaki üstünlüğünü kaybetmiştir.