ÇİN'İN İHRACATI, ABD İLE ANLAŞMA SONRASI BEKLENTİLERİ AŞTI

Abone Ol

Çin’in haziran ayında açıkladığı ihracat rakamları, küresel ticaretteki dalgalanmalara rağmen sürpriz bir toparlanmaya işaret etti. Gümrük Genel İdaresi’nin verilerine göre, ihracat yıllık bazda yüzde 5,8 artarak 325 milyar dolara ulaştı. Böylece mayıs ayındaki yüzde 4,8’lik artışın da üzerine çıkıldı. Nisan ayında açıklanan yüzde 8,1’lik artışın altında kalınsa da trendin yukarı yönlü olması dikkat çekici bulundu.

Haziran ayında ithalat da pozitif seyre dönerek yıllık bazda yüzde 1,1 arttı. Bu, mayıs ayında görülen yüzde 3,4’lük düşüşten sonra yeniden toparlanma sinyali olarak yorumlandı. Özellikle Çin’in emlak sektöründe devam eden kriz nedeniyle iç talepte yaşanan zayıflamanın dış ticaretle dengelenmeye çalışıldığı görülüyor.

ABD'YE İHRACATTA SERT DÜŞÜŞ YUMUŞADI

ABD’ye yapılan ihracat ise üst üste üçüncü ayda da düştü. Ancak haziran ayında kaydedilen yüzde 16,1’lik azalma, mayıs ayındaki sert yüzde 34,5’lik gerilemeye göre daha sınırlı kaldı. Bu tablo, Çin’in ABD dışındaki pazarlara ihracatını artırarak genel ihracat rakamını dengede tutmaya çalıştığını ortaya koyuyor.

Ocak-haziran döneminde ABD’ye yapılan ihracat Yuan cinsinden yüzde 9,9 düşerken, ithalat da yüzde 7,7 geriledi. Buna rağmen Çin, Afrika, Latin Amerika ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yaptığı ihracatı artırarak kayıplarını telafi etmeye çalışıyor. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ile de ticarette artış yaşanması, Çin’in stratejik olarak Asya pazarlarına daha fazla yöneldiğini gösteriyor.

ABD İLE ANLAŞMA ETKİSİ VE YENİ VERGİ RİSKLERİ

Çin ve ABD’nin mayıs ayında birbirlerinin mallarına uyguladıkları vergileri azaltma kararı almasının ardından, haziran sonunda bir ticaret anlaşmasına varması, piyasalar tarafından pozitif karşılandı. Ancak bu anlaşmanın etkileri uzun vadede sınırlı kalabilir. Zira ABD, Çin’den gelen mallara hâlen yüzde 30 ek gümrük vergisi uygularken, Çin de ABD’den ithal ettiği ürünlere yüzde 10 vergi koyuyor.

Dahası, ABD Başkanı Trump’ın 1 Ağustos’ta yürürlüğe koymayı planladığı “karşılıklı” gümrük vergileri, Çin ihracatını yeni bir baskı altına alabilir. ABD, Çin’in Vietnam gibi ülkeler üzerinden ürün aktarmasını önlemek amacıyla Vietnam’dan yapılan ihracata yüzde 20, ancak Çin menşeli olduğu düşünülen ürünlere yüzde 40 vergi uygulayacak. Bu da Çin’in dolaylı ihracat yöntemlerine darbe vurabilir.

ABD ayrıca bakır, otomobil, çelik ve alüminyum gibi sektörlerde yeni ve ek gümrük vergileri de getirdi. Bu adımlar, Çin ekonomisinin ihracat ayağını doğrudan etkileyecek ve önümüzdeki dönemde küresel tedarik zincirlerinde yeni dengelerin oluşmasına zemin hazırlayacak.

ÇİN EKONOMİSİNE ETKİSİ VE BEKLENTİLER

Pekin yönetimi, emlak krizinin yarattığı iç talep zayıflığı nedeniyle ekonomiyi ayakta tutmak için dış ticareti kilit araç olarak kullanıyor. Bu yüzden ihracat artışının sürdürülmesi büyük önem taşıyor. Çin’in ikinci çeyrek GSYH verilerinin açıklanması beklenirken, yıllık bazda büyümenin hükümetin yüzde 5’lik hedefine yakın gerçekleşmesi muhtemel.

Ancak, ABD’nin agresif ticaret politikaları, önümüzdeki aylarda bu hedefi zora sokabilir. Ayrıca küresel ekonomideki belirsizlikler, özellikle gelişmekte olan pazarlardaki talebi de etkileyebilir.

GENEL DEĞERLENDİRME

Çin’in ihracat performansı, küresel risklere ve ABD ile yaşanan gerilimlere rağmen beklentilerin üzerinde geldi. Ancak yeni gümrük vergileri, Vietnam üzerinden yapılan dolaylı ihracata getirilecek ek vergiler ve ABD’nin sektörel vergi planları, Çin’in dış ticaret dengesini yeniden sarsabilir.

Son dönemde Türkiye dahil birçok ülke, ihracat pazarlarını çeşitlendirmeye ve ticarette bölgesel iş birliklerini artırmaya çalışıyor. Çin’in bu stratejisi, diğer gelişen ekonomiler için de örnek oluşturuyor. Türkiye’nin de benzer şekilde Afrika, Latin Amerika ve Asya pazarlarında etkinliğini artırması; küresel ticaretteki riskleri dengeleme açısından önemli olabilir.

Özetle, Çin ekonomisi kısa vadede dış ticaretle nefes alsa da uzun vadede ABD’nin gümrük politikaları ve küresel talepteki değişimler, ihracat artışının sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak gibi görünüyor.

Kaynak: Euronews

ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com