Çocuklarda duygusal zeka
Beyindeki duygusal ve sosyal beceriler ilk yıllarda edinilen deneyimlerle şekillenir. Ebeveynlerin çocuk ile olan iletişimi, birbirleriyle hatta diğer insanlarla olan etkileşimleri çocukların da aynı yönde şekillenmesine sebep olur. İlk eğitim yıllarındaki sınıf ortamı da en az aile kadar çocukların duygusal gelişimlerine katkıda bulunur. Bu süreçte çocuklar empati, ilişki yönetebilme, olası tartışmaları çözebilme yeteneklerini deneyimler ve geliştirirler. Başarının akademik başarıyla sınırlandırıldığı bugün bizler çocuk yetiştirirken duyguları geride bırakıyoruz. Oysa bilgi ve entelektüel zeka akademik anlamda bile başarılı olmak için yeterli değil. Hayata hazırladığımız çocuklarımıza istemeden daha çok yük verip başetme konusunda ne yazık ki yol gösterici olamıyoruz. Böylece çocuklar geleceğin kızgın, bencil, hassas, öfkeli ve empatiden yoksun bireyleri haline geliyorlar.
Şüphesiz ebeveynlere düşen görev en başta iyi bir model olmaktır. Çocuklar gözlem yaparak öğrenirler. Öfkenizi kontrol altında tuttuğunuzda ve doğru ifade ettiğinizde çocuğunuz bunun normal bir duygu olduğunu, ağlamanın da gülmek kadar doğal olduğunu öğrenecektir. Başkalarının değerlerini, haklarını ve duygularını önemseyin. Bu onların empati becerilerine katkı sağlayacaktır. Çocuğunuzu dinleyin, problemlerini önemsediğinizi hissettirin. Bırakın hata yapsın. Hatalarından ders alması gerektiğini gösterin. Yanlışlarınız için özür dileyin. Sorunları keşfetmeye ve dile getirmeye teşvik edin. Unutmayın ki hata yapmayan hiçbir şey yapamaz.