Devrim ve babası!..

Abone Ol

Üstelik saatler de 1 saat geri alınmış..
Uykudan uyanma saatin 08.00 ise, dün de aynı saatte uyandığını sanmışsındır ama yelkovan 07.00’yi gösteriyor.
Günlük yaşamdan bir saat daha karlı olduğumuz tatil gününü ne yazık ki kendi kendime rezil rüsva ettim..
Nasıl mı?
İçerisinde bir sürü palavra dolu..
Konuştukça batan..
Kıskançlığın, fesatlığın ve tahammülsüzlüğün nasıl dışa vurulacağını ortaya koyan.
Megalomanlığın tavan yaptığı..
Yalakalığın had safhaya ulaştığı yazılanları okumak için ayırdığım zamana isyan ettim de ondan.
Böylesine güzel bir bahar havasında hiç mi işim gücüm yoktu da, 4.5 yıldır Antalya kentine en küçük bir çivi dahi çakmayıp, milletin gözünün içerisine baka baka yalanlar atıp, yine 4.5 yıldır yaptığı gibi Menderes Türel ismini son gazete röportajında da diline dolayıp duran Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın çok mu önemliydi de söylediklerini okudum ki?
Yine borç edebiyatı.
Yine entrikalar..
Yine boş boş laflar.
Yine kıskançlıkların dışa vuruluşu.
Ve il başkanına vıcık vıcık yağ yakmalar.
Al sana haftanın sohbeti adı altında içi bomboş bir söyleşi..
Biz gazeteciler de aynı şeyleri yazabilmek için röportaj talepleri için sıraya girmeler.
Dünkü yazılanlardan evvel, Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı ile kim her hangi bir röportaj yaptıysa, dünkü ile karşılaştırsın.
Sürekli aynı nakaratlar.
Eğer ki Akaydın’ın 1 sene evvel söyledikleriyle bugün söyledikleri karşılaştırılsın. Arada yüzde 20 bir fark varsa gazetecilik mesleğine veda edeceğim.
Sürekli enkaz edebiyatları..
Bu memlekete battı çıktı yapılır mıymış!..
Kurban bayramının ikinci gününde bir aracın çarptığı yüzüncü yıldaki yürüyen merdiveni aradan geçen 10 günlük sürece rağmen tamir bile edemeyen sen, 4.5 yılda ikinci bir üst geçit yapabildin mi?
Raylı sistem gereksiz miş!..
Bu kente gerekli olanı zatıaliniz 4.5 yılda yapabildi mi?
Varsa yoksa alkol festivali..
Çek kafayı, saldır önüne gelene..
Sonra da çık de ki, “Söylediklerimle birilerini çıldırtıyorum.”
Hadi oradan hadi..
Çaldırttığını sandıkları acaba çaldırttığını söyleyeni adam yerine koyuyor mu ki?
Yazık bu kente.
Boşa geçen 4.5 yıla günah..
Bir beş yıllık görev süresi talebi için de, önce Genel Başkanı’na, sonra da il başkanına yağ yak.
“Devrim Kök benim oğlum gibidir” de, adaylığını aklın sıra sağlama al..
İl Başkanlığı seçimleri öncesi Menderes Dal idi oğlu gibi olan kişi, Dal adaylıktan çekilip, Devrim Kök başkan olunca, babası oluver..
Söylediğini inkar etmeler..
Anında 90 derecelik zikzak çizmeler..
Sürekli enkaz edebiyatları.
Dün söylediğini bugün söylemedim demeler.
İçi boş vaatler..
İşte bu nedenle yazık Antalya’nın boşa geçen 4.5 yılına.