Dünya Kırsal Kalkınma Günü

Abone Ol

İnsanlık tarihinin başladığı, medeniyetlerin kök saldığı ve tarihin ilk tarım devriminin gerçekleştiği “Bereketli Hilal”in mirasını taşıyan topraklarımız, bugün sadece geçmişin emanetçisi değil, aynı zamanda küresel ölçekte geleceğin de yegâne anahtarıdır. Bu nedenledir ki, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 6 Eylül 2024 tarihinde kabul edilen A/RES/78/326 sayılı kararla ilan edilen “6 Temmuz Dünya Kırsal Kalkınma Günü”, kırsalın sorunlarına dikkat çekmek ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolünü vurgulamak adına atılmış tarihi bir adımdır. İlk resmi kutlaması 6 Temmuz 2025’te gerçekleştirilen bu günün, 2026 yılındaki ikinci küresel kutlaması için belirlenen tema “Gıda Sistemlerinin İlk Halkasının Finansmanı”dır.

Bir kırsal kalkınma uzmanı ve bir akademisyen olarak ifade etmeliyim ki bu tema, aslında Bereketli Hilal’den günümüze miras kalan kadim üretimin sürdürülebilirliği için hayati bir gerçeği küresel ajandanın merkezine taşımaktadır. Çiftçilerimizin, aile işletmelerimizin, kooperatiflerimizin ve kırsal KOBİ’lerimizin finansmana kolay, adil ve sürdürülebilir erişimi, gıda sistemlerimizin direnci için şarttır. Çünkü kırsal kalkınma, yalnızca tarımsal verimlilik artışı değil; ekonomik çeşitliliğin, sosyal refahın ve çevresel sürdürülebilirliğin birleştiği bütüncül bir yaklaşımdır.

Sürdürülebilirlik kavramı, akademik literatürde olduğu kadar sosyo-ekonomik hayatımızda da yerkürenin geleceği için hayati bir metodolojidir. Özellikle BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDGs) kapsamında, 2030 hedeflerine ulaşma yolunda gıda üretimi için temel öneme sahip kırsal alanlarda, üretimin sürekliliği ve refahın yaygınlaştırılması en büyük önceliğimizdir. İçinden geçtiğimiz iklim değişikliği süreçleri, gıda güvencesi endişeleri ve salgınların etkileri, kırsalın “ortak yaşam alanımız” olarak önemini bir kez daha hatırlatmaktadır. Kırsal yoksulluğun azaltılması, altyapıdan dijital hizmetlere kadar her alanda erişimin iyileştirilmesi ve özellikle kadınların, gençlerin ve aile çiftçiliğinin rolünün güçlendirilmesi, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda dayanıklı toplumlar oluşturmanın en önemli yoludur.

Esasen Türkiye, bu vizyonu oldukça geniş ve güçlü bir destek ekosistemiyle desteklemek üzere ciddi uygulamalar yürütmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsal ekonominin geliştirilmesi ve güçlendirilmesi amacıyla uzun yıllardır Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) ve IPARD Programı kapsamında üreticilerimize ve girişimcilerimize önemli hibe destekleri sunmaktadır. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), özellikle IPARD programları aracılığıyla tarımsal işletmelerin modernizasyonundan kırsal turizme kadar geniş bir alanda AB standartlarında hibe desteği sunarak, kırsal girişimciliğin önündeki engelleri kaldırmak yönünde girişimler hayata geçirmektedir. Bu çerçeve de Antalya’da da bu yatırımların desteklenmesi çalışmalarına yoğun şekilde devam edilmektedir. Özellikle küçük aile işletmelerine, kadın ve genç çiftçilerimize, birinci derece tarımsal amaçlı örgütlere öncelik veren bu mekanizmalar, kapsayıcı büyümenin en somut adımları olarak öne çıkmaktadır.

Ayrıca Kalkınma Ajansları bölgesel potansiyelleri harekete geçiren stratejik projeleriyle kırsalın kalkınma ajandasına yön verirken; Tarım Kredi Kooperatifleri (TKK) ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri, üreticinin örgütlenmesi ve pazarlama gücünün artırılmasında önemli bir potansiyeli ifade etmektedir. Finansal erişim noktasında ise Ziraat Bankası ve diğer ilgili kurumlar tarafından sağlanan düşük faizli, sübvansiyonlu krediler, üreticinin sermaye ihtiyacını karşılamada vazgeçilmez bir kaldıraç görevi görmektedir.

Güçlü Kırsal, Güçlü Gelecek!

Kırsalın kalkınması, aslında insanlığın geleceğinin korunması ve sürdürülebilirlik ekseninde refahın yaygınlaşmasına yönelik olmalıdır. Akademik ve profesyonel perspektifle kalkınma; toprağını işleyen çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı, kırsalın cazibesinin arttığı ve genç nesillerin kendi doğduğu topraklarda umutla geleceğe baktığı bir sistemi ifade etmektedir. Bu kapsamda “Akıllı Kırsal Çağ” vizyonuyla; yerel değerlerin korunduğu, teknolojinin akılcı kullanıldığı ve çevre dostu üretim pratiklerinin benimsendiği bir geleceğin hedeflenmesi olmazsa olmazdır.

Sonuç itibarıyla; 6 Temmuz Dünya Kırsal Kalkınma Günü, sadece bir kutlama günü değil, toplumdaki her bireyin kendisinin de sürdürülebilir ortak geleceğin tesisinde, sorumluğu olduğunu fark etmesidir. O halde Dünya Kırsal Kalkınma Günü’nde doğal kaynakları koruyarak, teknolojiyi kırsalla buluşturarak ve gıda sistemlerinin ilk halkasını doğru finansal araçlarla teşvik ederek, daha adil ve sürdürülebilir bir dünya inşa etmenin mümkün olduğunu güçlü bir şekilde söylemek gerekmektedir.