Efsane Naim Süleymanoğlu

Abone Ol

Namı değer Cep Herkülü…

Henüz çocukluğunun baharında 10 yaşında ağırlığın altına girdi. Aslında çok küçük yaşlarda maddi ağırlığı hissetmişti küçük bedeni, zorluklara karşı sağlam iradeyi. İlk dünya rekorunu 16 yaşında elde etti. 1982 yılında Sovyetler Birliği adı altında zor şartlarda mücadele etmek zorunda kalmıştı. Dolayısıyla 1984’te Los Angeles’taki olimpiyatlara katılamadı. Gelecek vaat eden yeteneği Turgut Özal tarafından keşfedilerek ay-yıldızlı bayrağımız adına sporcumuz oldu. Nitekim ülke olarak başarıya giden halter yolculuğuna çıkaran Süleymanoğlu peşi sıra kazandığı madalyalarla hemen hemen herkesin takdirini topladı. Öyle ki yıllar geçtikçe hiç geri adım atmadı. Kariyeri boyunca 3 olimpiyat, 7 dünya ve 6 Avrupa şampiyonlukları bulunan cep herkülü toplamda 46 kere rekor kırdı.

Efsaneleri anarken şöyle bir tabir vardır “tüm zamanların en iyisi” olmak için yeteneğin yanı sıra adanmış olmak gerekir.

Her efsane gibi onun da yaşamında birçok sıkıntısı olmuştu.

Naim Süleymanoğlu yediden yetmiş yediye çeyrek aşıra damga vurdu. Halterde henüz kendi kilosunun üç katını kaldıran olmadığı için Dünya’nın en iyi sporcusu seçildi.

Bugüne kadar onun başarısında olimpiyat sporcusu yetiştiremedik. Bizim için ne kadar önemli bir sporcu olduğunu buradan anlayabiliriz. Ayrıca hiçbir zaman politize olmadı. Sade yaşamı ve efsanevi dereceleri yarının sporculara örnek olabilecek nitelik taşımaktadır.

Cep Herkülü’nün ülkemiz adına yazdığı destana burada satırlara sığdırmak oldukça güç ama o sadece ağırlığın altına girerek halterde ve dünya spor kamuoyunda büyük katkılarını ifade etmeden olmaz.

Bugün ve yarın efsanevi sporcuların yetiştirilmesinde Naim Süleymanoğlu gibi sporcularımızın yaşantıları ve nasıl efsaneleştiği doğru bir şekilde aktarılmalıdır.

Son zamanlarında hastalığının ağırlaşması üzerine sayın cumhurbaşkanımızın onunla birebir ilgilenmesi ve hastanede ziyaret gerçekleştirmesi bile milletimiz adına büyük bir gurur vefa oldu.

Sporla kalın.